Önce bunu okuyunuz: Aşağıdaki metin bir örnektir, hukukî tavsiye değildir. Her dosyanın gerekçeli kararı, uygulanan maddeleri ve delil durumu farklıdır. Özellikle katkınızın "vermek fiiliyle sınırlı" kalıp kalmadığı değerlendirmesi gerekçeli kararınızın okunmasını gerektirmektedir. Dilekçenizi mahkemeye sunmadan önce bir avukata inceletiniz.
............ AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NE
HÜKÜMLÜ : ............................................
T.C. KİMLİK NO: ...........................................
ADRES : ............................................
İLAM : ......... Esas, ......... Karar sayılı ve ..../..../........ tarihli ilam
KONU : 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkranın hükümlü lehine uygulanması suretiyle uyarlama yargılaması yapılması ve cezanın yeniden belirlenmesi talebimizden ibarettir.
İZAHAT
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilam ile hükümlü hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş bulunmaktadır. Kesinleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, hükümlünün lehine sonuç doğuran bir düzenleme getirmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca lehe kanunun uygulanması ve infaz olunması zorunlu bulunduğundan, işbu dilekçenin sunulması gereği doğmuştur. Şöyle ki;
1. HÜKÜMLÜ HAKKINDAKİ MAHKÛMİYET HÜKMÜ KESİNLEŞMİŞ OLUP HÂLEN İNFAZ EDİLMEKTEDİR.
Hükümlü, Sayın Mahkemenizin ......... Esas ve ......... Karar sayılı, ..../..../........ tarihli ilamı ile ................................................ suçundan ................................ cezası ile cezalandırılmıştır. Anılan hüküm ..../..../........ tarihinde kesinleşmiştir. Hükümlü hâlen anılan ilamın infazı kapsamında bulunmaktadır.
2. YEDİ BİN BEŞ YÜZ SEKSEN DOKUZ SAYILI KANUN İLE GETİRİLEN DÜZENLEME HÜKÜMLÜ LEHİNE SONUÇ DOĞURMAKTADIR.
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir. Anılan Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca bu hüküm 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Eklenen fıkra şu şekildedir:
"(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir."
(Kaynak: 7589 sayılı Kanun m.13, Resmî Gazete 31.07.2026, Sayı 33326)
İndirim oranı sabit olup, kanun "indirilir" diyerek emredici bir düzenleme yapmıştır. Bu hüküm hükümlünün cezasında doğrudan azalma sonucu doğurduğundan lehe kanun niteliğindedir.
3. HÜKÜMLÜNÜN EYLEMİ, DÖRDÜNCÜ FIKRADA TANIMLANAN VERMEK FİİLİYLE SINIRLI KALMIŞTIR.
................................................................................................
................................................................................................
................................................................................................
Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrası, iştirakin hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olmasını aramaktadır. Bu itibarla Sayın Mahkemenizden talebimiz, hükümlünün suça katkısının dosya kapsamındaki delil durumu esas alınarak değerlendirilmesi ve katkının anılan fıkrada tanımlanan sınır içinde kalıp kalmadığının tespitidir.
4. LEHE KANUN, ÖNCEKİ VE SONRAKİ HÜKÜMLERİN OLAYA AYRI AYRI UYGULANMASI SURETİYLE BELİRLENMELİDİR.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmektedir.
Önceki uygulamaya göre hükümlü hakkında ................................ cezasına hükmedilmiştir. Yeni düzenlemeye göre ise aynı ceza üzerinden Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yarı oranında indirim yapılması gerekmektedir. Buna göre sonraki kanun hükümlü lehinedir ve Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygulanması zorunludur.
5. ZARARIN GİDERİLMESİ BAKIMINDAN GEÇİCİ 1. MADDENİN YEDİNCİ FIKRASI UYGULANMALI VE HÜKÜMLÜYE İHTARDA BULUNULMALIDIR.
7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uygulanmamış hükümlüler bakımından ayrı bir imkân öngörmüştür. Anılan fıkra uyarınca bu hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermeleri hâlinde, Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmektedir.
Hükümlü hakkında daha önce Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uygulanmamıştır. Hükümlü, mağdurun uğradığı zararı gidermek iradesindedir. Ancak anılan fıkra, giderim için öngörülen altı aylık süreyi mahkemece yapılacak ihtara bağlamıştır. Bu nedenle öncelikle hükümlüye ihtarda bulunulmasını ve altı aylık sürenin başlatılmasını talep etme zorunluluğu doğmuştur.
Bu talebimizin, hükümlünün pişmanlık iradesinin bulunmadığı biçiminde değerlendirilmemesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu, uyarlama yargılaması aşamasında gösterilen etkin pişmanlık kapsamında zararı karşılayan hükümlünün, kesinleşmiş hükümle ilgili yargılama sürecinde zarar tazmini yoluna gitmemiş olmasının hükümlü aleyhine değerlendirilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2022/240 Esas, 2024/194 Karar, 12.06.2024 tarihli ilam; oy çokluğuyla).
6. UYARLAMA YARGILAMASI NETİCELENİNCEYE KADAR İNFAZIN DURDURULMASINA KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR.
Hükümlü hâlen infaz altındadır. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrası uygulandığında ceza yarı oranında indirileceğinden, infaz süresi bakımından da sonuç doğacaktır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde hükmü veren mahkemeden karar istenmesini düzenlemektedir. İşbu talep de anılan bende dayanmaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise şu şekildedir:
"(2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir."
(Kaynak: 5275 sayılı Kanun m.98/2)
Görüldüğü üzere anılan fıkra, uyarlama başvurusu üzerine infazın ertelenmesi veya durdurulması konusunda mahkemeye ayrı ve açık bir yetki tanımaktadır. Somut olayın özelliği şudur: Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrası uygulandığında ceza yarı oranında indirileceğinden, uyarlama yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçecek sürede hükümlünün yeniden belirlenecek cezadan fazla infaz yapması ihtimali bulunmaktadır. Bu ihtimalin gerçekleşmesi hâlinde doğacak zarar sonradan giderilemeyecek niteliktedir.
Bu itibarla, uyarlama yargılaması neticeleninceye kadar 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca infazın durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Uyarlama kararı verildiğinde, belirlenecek yeni ceza üzerinden koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihleri yeniden hesaplanacak ve müddetname yeniden düzenlenecektir.
5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesi, anılan fıkrada sayılan ve oranı üçte iki olarak belirlenen suçlar arasında yer almamaktadır.
Koşullu salıverilme kararı bakımından merci, aynı maddenin onbirinci fıkrası uyarınca infaz hâkimliğidir. Bu itibarla Sayın Mahkemenizden talebimiz, uyarlama kararının infazı için gereğinin yapılması ve müddetnamenin yeniden düzenlenmesi olup, koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihleri bakımından durumun infaz hâkimliğine bildirilmesidir.
Diğer taraftan uyarlama yargılaması, kesinleşmiş hükmü infaz bakımından etkileyen tâli bir yargılama faaliyeti olup (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2025/8558 Esas, 2026/2777 Karar, 10.04.2026 tarihli ilam), verilecek karar hükmün kesinleşme tarihini değiştirmemekte, yalnızca infaz edilecek ceza miktarını etkilemektedir. Müddetnamenin bu esasa göre yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
7. SAYIN MAHKEMENİZCE GEREK GÖRÜLMESİ HÂLİNDE UYARLAMA YARGILAMASININ DURUŞMALI OLARAK YAPILMASI TALEP OLUNMAKTADIR.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrası, cezanın infazı sırasında 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince alınması gereken kararların duruşma yapılmaksızın verileceğini düzenlemektedir. Yukarıda arz edildiği üzere hükümlünün suça katkısının, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan sınır içinde kaldığı dosya kapsamındaki delil durumu ile sabit olduğundan, talebimiz dosya üzerinden de karara bağlanabilecek niteliktedir.
Bununla birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulu, uyarlama yargılamasında inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması veya takdir hakkının öncekinden farklı biçimde ve kanunda öngörülen alt sınırın üzerinde ceza tayin edilerek kullanılması söz konusu ise ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanma olanağı sonraki kanun ile doğmuşsa yargılamanın duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğunu, bunun dışındaki hâllerde ise evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesinin olanaklı bulunduğunu kabul etmektedir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2022/240 Esas, 2024/194 Karar, 12.06.2024 tarihli ilam; oy çokluğuyla).
Bu itibarla Sayın Mahkemenizce dosya kapsamındaki delillerin tartışılmasının veya takdir hakkının kullanılmasının gerekli görülmesi hâlinde uyarlama yargılamasının duruşmalı olarak yapılması, aksi hâlde dosya üzerinden karar verilmesi talep olunmaktadır.
HUKUKÎ SEBEPLER
7589 sayılı Kanun'un 13. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve sair ilgili mevzuat.
HUKUKÎ DELİLLER
Sayın Mahkemenizin ......... Esas sayılı dava dosyası ve gerekçeli karar, hükümlünün adlî sicil kaydı, banka hesap hareketleri, müddetname ve dosya kapsamındaki tüm deliller ile sair hukukî deliller.
NETİCE-İ TALEP
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1. Sayın Mahkemenizce gerek görülmesi hâlinde uyarlama yargılamasının DURUŞMALI OLARAK YAPILMASINA, aksi hâlde DOSYA ÜZERİNDEN KARAR VERİLMESİNE,
2. 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkranın hükümlü lehine UYGULANMASINA ve Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca UYARLAMA YARGILAMASI YAPILARAK, anılan fıkra gereğince cezanın YARI ORANINDA İNDİRİLMESİNE; uygulanma olanağı bulunan sair indirim hükümleri de gözetilmek suretiyle sonuç cezanın EN AZ YARI ORANINDA İNDİRİLEREK yeniden belirlenmesine,
3. 7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükümlüye ZARARIN GİDERİLMESİ HUSUSUNDA İHTARDA BULUNULMASINA ve altı aylık sürenin başlatılmasına,
4. UYARLAMA YARGILAMASI NETİCELENİNCEYE KADAR İNFAZIN DURDURULMASINA ve infazın durdurulması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına MÜZEKKERE YAZILMASINA,
5. Uyarlama kararı verildiğinde ilamın infazı için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine ve belirlenecek yeni ceza üzerinden MÜDDETNAMENİN YENİDEN DÜZENLENMESİ ile koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihlerinin yeniden hesaplanması bakımından durumun İNFAZ HÂKİMLİĞİNE BİLDİRİLMESİNE,
6. Yapılacak yargılama sonucunda hükümlünün hukukî durumunun yeniden takdir ve tayini ile lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini arz ve talep ederim. ..../..../........
Hükümlü
...........................
(İmza)
EKLER
EK-1 - Gerekçeli karar örneği
EK-2 - Banka hesap hareketleri
EK-3 - Müddetname örneği
Bu örneği kendi dosyanıza göre doldurulmuş hâlde almak ister misiniz?
Dilekçe Üretme Robotuna GitRobot, sorulara verdiğiniz cevaplara göre metni sizin için hazırlar. Hukukî tavsiye vermez; hazırlanan metnin avukata inceletilmesi zaruridir.