Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır
Yapay Zeka Destekli

Bu sayfayı yapay zeka ile özetleyin

Sayfanın hukuki içeriğini saniyeler içinde okuyun; önemli noktalar ve somut ayrıntılar tek kartta toplansın.

Sayfanın YZ Özeti

Trafik kazası sonrası araçların piyasa rayicinde meydana gelen düşüşü ifade eden değer kaybı tazminatının teknik detaylarını içeren bu rehberde; AYM'nin 2022/167 sayılı iptal kararı sonrası değişen hesaplama kriterleri analiz edilmektedir. Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ tarafından hazırlanan çalışmada; 'aynı yerden ikinci hasar olmaz' prensibi, kaza tarihindeki rayiç bedel tespiti ve Sigorta Tahkim Komisyonu'ndaki bilirkişi inceleme usulleri detaylandırılmıştır. Makalede ayrıca; kusur oranının tazminata etkisi, İMM sigortasının devreye girdiği limitler ve 2 ile 15 yıl arasında değişen uzamış zamanaşımı süreleri Adana sigorta avukatı uzmanlığıyla sunulmuştur.

Bu özet yapay zeka tarafından üretilmiştir ve genel bilgilendirme amacı taşır. Somut hukuki süreçler için birebir değerlendirme gerekir.

Panoya kopyalandı

Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır | Adana YBS Avukatlık

22 dk okuma Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ

Araç değer kaybı; aracın kaza öncesi hasarsız piyasa değeri ile kaza sonrası onarılmış piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle hesaplanır. 2026 uygulamalarında AYM iptal kararları uyarınca katı formüller yerine; aracın kilometresi, yaşı, hasarın boyutu ve pazar rayiçleri esas alınarak 'gerçek zarar' ilkesine göre belirlenir.

Trafik kazaları, araçlarda meydana gelen fiziki hasarların onarılmasıyla sona eren basit bir süreç değildir. Onarım masrafları sigorta tarafından karşılansa dahi, kaza geçiren bir aracın maruz kaldığı ve çoğu zaman göz ardı edilen önemli bir zarar kalemi vardır: araç değer kaybı. Bu kavram, aracın kaza sonrası ne kadar mükemmel onarılırsa onarılsın, ikinci el piyasasındaki satış değerinde meydana gelen kaçınılmaz düşüşü ifade eder. Anayasa Mahkemesi'nin son yıllarda verdiği iptal kararlarıyla birlikte hesaplama yöntemi tamamen değişmiş, katı formüller dönemi kapanmış ve "gerçek zarar" ilkesine geçilmiştir.

Trafik Kazası Sonrası "Görünmeyen" Zararınız: Araç Değer Kaybı

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, kazaya karışmış bir araç onarım sonrası dahi "tahribatın izlerini" taşıyacağından, mübadele (rayiç) değeri olaydan önceki hasarsız haline göre her zaman daha düşük olacaktır. Bu durum, aracın TRAMER (Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi) sistemine "kazalı" olarak işlenmesiyle daha da pekişir ve potansiyel alıcılar nezdinde aracın değerini psikolojik ve ekonomik olarak düşürür.

Hukuki açıdan bakıldığında, araç değer kaybı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında somut bir "gerçek zarar" olarak kabul edilir. Kazada kusurlu olan tarafın haksız fiili neticesinde ortaya çıktığı için, haksız fiil sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde tazmin edilmesi gereken bir haktır.

Değer Kaybı Tazminatı Başvurusunun Şartları

Araç değer kaybı tazminatı talebinde bulunabilmek için belirli hukuki şartların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

Değer Kaybı Hesabında Kusur Oranının Belirleyici Rolü

Değer kaybı talebinin en temel ve vazgeçilmez şartı, talepte bulunan araç sürücüsünün veya sahibinin kazanın oluşumunda %100 kusurlu olmamasıdır. Hukukumuzdaki genel ilke uyarınca hiç kimse kendi kusurundan menfaat sağlayamaz; kazaya tamamen kendi hatasıyla sebebiyet veren bir sürücünün aracında oluşan değer kaybını karşı taraftan veya sigortadan talep etmesi mümkün değildir.

Kazada kısmi kusurunuz varsa (örneğin %25, %50 veya %75), değer kaybı talep etme hakkınız devam eder; ancak alacağınız tazminat, bilirkişi tarafından hesaplanan toplam bedelden kendi kusur oranınız düşülerek belirlenir. Örneğin bilirkişi raporunda aracınızdaki değer kaybı 20.000 TL hesaplanmış ve %25 kusurluysanız, talep edebileceğiniz tazminat 20.000 × (1 − 0,25) = 15.000 TL olur.

Hasarın Niteliği ve Onarımın Varlığı

Değer kaybı tazminatından bahsedebilmek için kaza nedeniyle aracınızda maddi bir hasar meydana gelmiş ve bu hasar bir onarım sürecinden geçerek giderilmiş olmalıdır. Henüz onarılmamış bir hasar için değer kaybı talep edilemez; zarar henüz somutlaşmamış ve onarım sonrası piyasa değeri belirlenmemiştir. "Mini onarım" gibi basit, boyasız göçük düzeltme veya lokal çizik giderme işlemlerinin değer kaybı oluşturmadığı kabul edilmekle birlikte, Anayasa Mahkemesi'nin "gerçek zarar" ilkesini öne çıkaran kararları sonrası bu tür küçük onarımların dahi aracın orijinalliğini bozduğu ve piyasa değerini etkilediği ispatlanabiliyorsa tazminat konusu yapılabilmektedir.

"Aynı Yerden İkinci Hasar Olmaz" Prensibi

Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre, bir aracın daha önceden bir kaza nedeniyle hasar görmüş ve onarılmış bir parçasının (örneğin sol ön çamurluk) yeni bir kazada tekrar aynı yerden hasar görmesi durumunda, bu parça için yeniden araç değer kaybı talep edilemez. Mantık şudur: o parça zaten ilk kazada orijinalliğini yitirmiş ve değer kaybına uğramıştır. Bu durumun ispatında, aracın tüm hasar geçmişini detaylı olarak gösteren TRAMER kayıtları kritik bir rol oynar.

Bir sigorta avukatlığı uzmanının dava sürecine başlamadan önce yapacağı ilk işlerden biri, müvekkilin aracına ait detaylı TRAMER sorgusunu yapmak ve geçmiş hasar kayıtlarını analiz etmektir.

Dönüm Noktası: Anayasa Mahkemesi Kararı - Kilometre ve Yaş Sınırının Kalkması

Geçmişte, Trafik Sigortası Genel Şartları'na dayanılarak getirilen ve 165.000 km üzerindeki araçların değer kaybı talep edemeyeceği gibi kısıtlamalar hak arama önünde ciddi bir engel teşkil ediyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi (AYM), 2020 ve 2022 yıllarında verdiği emsal niteliğindeki kararlarla bu durumu kökten değiştirmiştir. AYM, Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde yer alan ve idareye (Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu) genel şartlar aracılığıyla tazminat hesaplama yöntemi belirleme yetkisi veren ibareleri iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi 2022/167 K. - KTK Madde 90 İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi, sigorta şirketlerinin tazminat hesabını idari genel şartlarla sınırlayan düzenlemelerin kişilerin mülkiyet hakkını ve uğradıkları "gerçek zararın" tam olarak tazmin edilmesini engellediğine, bu durumun Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmetmiştir. Karar sonrası araç yaşı veya kilometresi ne olursa olsun, kaza nedeniyle piyasa değerinde ispatlanabilir bir düşüş yaşanmışsa araç değer kaybı tazminatı talep etmek mümkün hale gelmiştir.

Karar tam metni - Anayasa Mahkemesi Resmi Sitesi

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır? Güncel Yöntem ve Kriterler

Anayasa Mahkemesi'nin hukuki uygulamayı yeniden şekillendiren iptal kararları, hesaplama sorusunun cevabını da değiştirmiştir. Artık sigorta şirketlerinin dayattığı, hakkaniyetten uzak ve genellikle zararı tam karşılamayan standart formüller dönemi sona ermiştir. Güncel sistem, "gerçek zarar" ilkesine dayanmakta ve her kazanın kendi özel koşullarına göre değerlendirildiği daha adil bir hesaplama yöntemini zorunlu kılmaktadır.

Formül Döneminin Sonu ve "Gerçek Zarar" İlkesi

Hesaplamanın temelini, Yargıtay'ın da uzun yıllardır kararlarında istikrarlı biçimde vurguladığı "gerçek zarar" ilkesi oluşturmaktadır. Bu ilkeye göre değer kaybı, basit bir formülle değil; aracın kaza öncesindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kaza sonrası onarılmış haldeki ikinci el piyasa değeri arasındaki somut farkın tespit edilmesiyle belirlenir.

Temel soru şudur: "Bu araç bu kazayı geçirmemiş olsaydı kaça satılırdı? Şimdi bu kaza ve onarım kaydıyla birlikte kaça satılabilir?" Bu iki rakam arasındaki fark, sizin gerçek zararınızdır ve tazminat talebinizin temelini oluşturur.

Bilirkişi Raporunun Kritik Rolü

Güncel uygulamada gerçek zararın tespiti, mahkeme veya tahkim komisyonu tarafından atanan, alanında uzman ve tarafsız bir bilirkişinin hazırlayacağı detaylı bir rapora dayanmaktadır. Bilirkişi genellikle bir sigorta eksperi, makine mühendisi veya otomotiv alanında uzmanlaşmış bir teknik personel olabilir. Bir bilirkişi raporunda değer kaybı miktarını belirlerken dikkate alınan temel faktörler:

  • Aracın Kaza Anındaki Rayiç (Piyasa) Değeri: Hesaplamanın başlangıç noktasıdır.
  • Aracın Markası, Modeli, Üretim Yılı ve Kilometresi: Aracın ne kadar yeni ve kilometresinin ne kadar düşük olduğu, değer kaybı miktarını doğrudan etkiler; yeni ve düşük kilometreli araçlarda kayıp daha yüksek olur.
  • Hasarın Niteliği ve Boyutu: Kazanın aracın neresinde meydana geldiği (ön, arka, yan) ve hasarın derinliği (kaporta, şasi, direkler, tavan vb.) kritik öneme sahiptir; özellikle iskelet yapısını etkileyen şasi işlemleri değer kaybını en çok artıran unsurlardır.
  • Değişen ve Onarılan Parçalar: Onarım sırasında kaç parçanın değiştiği, kaç parçanın onarıldığı ve kullanılan parçaların niteliği (orijinal, eşdeğer, yan sanayi) dikkate alınır; "değişensiz" ve "boyasız" araçlar piyasada daha değerlidir.
  • Aracın Geçmiş Hasar (TRAMER) Kayıtları: Aracın bu kazadan önce başka kazalara karışıp karışmadığı TRAMER üzerinden kontrol edilir; daha önceki hasarlar, özellikle aynı bölgedeyse, yeni talebi olumsuz etkileyebilir.
  • Aracın Segmenti ve Piyasadaki Popülerliği: Lüks segmentteki veya ikinci el piyasasında talep gören popüler modellerdeki araçların değer kaybı, daha az talep gören modellere göre daha yüksek olabilir.

Tablo: Araç Değer Kaybı Hesaplama Kriterleri

KriterAçıklama ve Etkisi
Aracın Rayiç DeğeriDeğeri yüksek araçlarda, aynı orandaki hasar daha yüksek TL cinsinden değer kaybına yol açar.
Aracın Yaşı ve KilometresiAraç ne kadar yeni ve kilometresi ne kadar düşükse, değer kaybı o kadar yüksek olur.
Hasarın Konumu ve NiteliğiŞasi, direkler, tavan gibi aracın iskeletini oluşturan ana parçalardaki hasarlar, sadece kaporta hasarlarına göre çok daha yüksek değer kaybına neden olur.
Değişen Parça Sayısı"Boyasız", "değişensiz" araçların piyasada daha değerli olması nedeniyle değişen parça sayısı arttıkça değer kaybı da artar.
Boya İşleminin KalitesiFabrikasyon olmayan boya işlemleri, renk tonu farklılıkları ve işçilik kalitesi aracın değerini düşüren önemli bir faktördür.
Geçmiş TRAMER KaydıAracın kazadan önce de hasar kaydının olması, yeni kaza sonrası oluşacak değer kaybını azaltabilir veya engelleyebilir.

Örnek Değer Kaybı Hesaplama Senaryosu (2025)

Örnek Senaryo - 2022 model C segmenti sedan, 40.000 km

Araç: 2022 model, C segmenti sedan, 40.000 km'de.

  • Kaza Öncesi Rayiç Değer: 1.500.000 TL.
  • Kaza: Araç sağ ön taraftan darbe alıyor. Sağ ön çamurluk ve sağ ön kapı değişiyor, kaput boyanıyor. Hava yastıkları açılmamış, şaside işlem yok.
  • Kusur Durumu: Aracın sahibi %0 kusurlu.
  • Geçmiş Hasar Kaydı: Yok.

Bilirkişi Yorumu: Aracın yeni ve düşük kilometreli olması, popüler bir segmentte yer alması ve hasarsız bir geçmişe sahip olması değer kaybını artırıcı faktörlerdir. İki önemli parçanın (kapı ve çamurluk) değişmesi ve kaputun boyanması aracın "orijinalliğini" bozmuştur. Şaside işlem olmaması ise değer kaybının daha da yükselmesini engelleyen bir faktördür. Bilirkişi, benzer özelliklere sahip hasarsız bir aracın piyasa değeri ile bu şekilde bir onarım görmüş aracın piyasa değerini karşılaştırarak aradaki farkı (örneğin 100.000 - 150.000 TL arası) "gerçek değer kaybı" olarak raporuna yansıtacaktır.

Kazada Değer Kaybını Kim Öder?

Bir trafik kazası meydana geldiğinde, kusursuz tarafın aracında oluşan değer kaybının kim tarafından karşılanacağı en kritik sorulardan biridir. Türk hukuk sistemi bu zararın tazmini için kademeli bir sorumluluk mekanizması öngörmüştür.

Ana Sorumlu: Karşı Tarafın Zorunlu Trafik Sigortası (ZTS)

Sorunun ilk ve temel cevabı, kazada kusurlu olan aracın Zorunlu Trafik Sigortası (ZTS) poliçesini düzenlemiş olan sigorta şirketidir. Her motorlu aracın yasal olarak yaptırmak zorunda olduğu bu sigorta; sadece karşı tarafa verilen bedeni zararları değil, aynı zamanda araç hasarı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan araç değer kaybı gibi maddi zararları da poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılamakla yükümlüdür.

ZTS Limitleri Aşıldığında: İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) Sigortası

Zorunlu Trafik Sigortası'nın teminatları sınırsız değildir; her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen ve poliçelerde açıkça yazan maddi hasar teminat limitleri bulunmaktadır. Özellikle yüksek değerli araçların karıştığı veya hasarın çok büyük olduğu kazalarda, onarım masrafı ile değer kaybı tazminatının toplamı bu limiti aşabilir. Eğer kusurlu aracın ZTS'ye ek olarak yaptırdığı bir İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası varsa, ZTS limitini aşan kısım için bu poliçe devreye girer.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/982 K. - İMM Sigortasının ZTS Sonrası Sorumluluğu

İMM sigortasının sorumluluğu, tam da ZTS'nin sorumluluğunun bittiği yerde başlar ve kendi poliçe limitine kadar devam eder. Bu, "gerçek zararın" tam olarak karşılanması ilkesinin önemli bir güvencesidir. Avukatın görevi sadece ZTS'ye başvurmakla sınırlı kalmamalı; aynı zamanda karşı tarafın bir İMM poliçesi olup olmadığını da titizlikle araştırarak müvekkilinin alabileceği tazminat miktarını en üst seviyeye çıkarmalıdır.

Nihai Sorumlular: Araç Sürücüsü ve İşleteni (Ruhsat Sahibi)

Tüm sigorta teminatları (hem ZTS hem de varsa İMM) tüketildiği halde hala karşılanamamış bir zarar kalmışsa, hukuk mücadelesi burada sona ermez. Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil sorumluluğu gereğince, bakiye zarardan kazada kusurlu olan aracın sürücüsü ile aracın işleteni (genellikle ruhsat sahibi) şahsi mal varlıklarıyla müteselsilen, yani birlikte ve zincirleme olarak sorumludur.

"Müteselsil sorumluluk", zarar görenin alacağının tamamını sorumlulardan herhangi birinden talep edebileceği anlamına gelir; davanızı sadece sürücüye, sadece ruhsat sahibine veya her ikisine birden yöneltebilirsiniz.

Hak Arama Yolları: Sigorta Tahkim Komisyonu mu, Mahkeme mi?

Zorunlu İlk Adım (Dava Şartı): Sigorta Şirketine Başvuru

Dava açma veya tahkim komisyonu yoluna gitme kararı almadan önce, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesi uyarınca, öncelikle kusurlu tarafın sigorta şirketine yazılı bir değer kaybı başvurusu yapmanız yasal bir zorunluluktur. Bu başvuru "dava şartı" olarak kabul edilir; bu adımı atlayıp doğrudan tahkime veya mahkemeye giderseniz başvurunuz usulden reddedilir.

Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 - Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı:

Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Başvurunuzu gerekli belgelerle (ekspertiz raporu, kaza tutanağı, ruhsat vb.) birlikte sigorta şirketine ilettikten sonra, şirketin size yazılı cevap vermesi için 15 günlük yasal bekleme süresi başlar. Bu süre içinde sigorta şirketi hiç cevap vermez, talebinizi reddederse veya eksik bir ödeme teklif ederse, sürenin sonunda diğer yasal yollara başvurma hakkınız doğar.

Hızlı ve Etkin Çözüm Yolu: Sigorta Tahkim Komisyonu

Uygulamada, sigorta şirketleriyle yaşanan uyuşmazlıklarda en sık tercih edilen çözüm yolu Sigorta Tahkim Komisyonu'dur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile kurulan bu mekanizma, sigorta uyuşmazlıklarının mahkemelere göre çok daha hızlı ve daha az maliyetli çözülmesini amaçlar. En büyük avantajı hızıdır: mahkemelerde yıllarca sürebilen bir dava, tahkim komisyonu bünyesinde hakemler tarafından yasa gereği en geç 4 ay içinde karara bağlanmak zorundadır.

Tablo: Adım Adım Sigorta Tahkim Komisyonu Başvuru Süreci

AşamaAçıklamaOrtalama Süre
1. Ön BaşvuruKusurlu tarafın sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır.-
2. Bekleme SüresiSigorta şirketinin cevap vermesi için beklenir.15 gün
3. Komisyona BaşvuruBaşvuru formu, delil belgeler ve başvuru ücreti dekontu ile Komisyon'a başvuru yapılır.-
4. Raportör İncelemesiDosya, Komisyon raportörleri tarafından usul ve eksik belge yönünden incelenir.15 gün
5. Hakem AtamasıUsule uygun bulunan dosya, listeden seçilen bağımsız bir sigorta hakemine veya heyete atanır.-
6. Hakem KararıHakem, dosyayı esastan inceler (gerekirse bilirkişi atar) ve uyuşmazlığı karara bağlar.En geç 4 ay
7. İtiraz (Opsiyonel)2025 yılı için 28.000 TL üzerindeki kararlara karşı, tebliğden itibaren itiraz edilebilir.10 gün
8. İtiraz Hakem Heyeti Kararıİtiraz, 3 kişilik İtiraz Hakem Heyeti tarafından incelenir ve kesin olarak karara bağlanır (2025 için 96.000 TL üzeri uyuşmazlıklar 3 kişilik heyet).En geç 2 ay
9. Temyiz (Opsiyonel)2025 yılı için 300.000 TL üzerindeki itiraz kararlarına karşı Yargıtay'da temyiz yoluna gidilebilir.-

Tablo: Sigorta Tahkim Komisyonu Başvuru Ücretleri (15.01.2025 İtibarıyla)

Uyuşmazlık MiktarıBaşvuru Ücreti (KDV Dahil)
0 - 6.500 TL400 TL
6.501 - 13.000 TL800 TL
13.001 - 65.000 TL1.200 TL
65.001 TL ve üzeriUyuşmazlık tutarının %1,5'i (en az 1.200 TL)

Alternatif Yol: Asliye Ticaret Mahkemesinde Dava Açmak

Sigorta Tahkim Komisyonu'na alternatif olarak, uyuşmazlığın çözümü için görevli mahkemelerde dava açma hakkınız da bulunmaktadır. Sigorta şirketlerine karşı açılan davalar ticari nitelikte olduğundan görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Mahkeme sürecinin en büyük dezavantajı tahkime kıyasla çok daha uzun sürmesidir; bir davanın sonuçlanması birkaç yılı bulabilir. Ayrıca 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenleme ile ticari davalarda mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak zorunlu hale gelmiştir.

Değer Kaybı Davasında Zamanaşımı Süreleri

Hukukta hakların kullanılabilmesi belirli sürelere tabidir ve bu sürelere "zamanaşımı" denir. Değer kaybı tazminatı talebiniz için yasal olarak belirlenmiş süreler mevcuttur; bu süreleri kaçırmanız, haklı dahi olsanız talebinizin reddedilmesine neden olacağından konuyu bilmek hayati derecede önemlidir.

Temel Kural (KTK m.109): 2 Yıl ve 10 Yıl

Sadece maddi hasarın meydana geldiği, yani herhangi bir yaralanma veya ölümün olmadığı trafik kazalarında, değer kaybı talebi için iki aşamalı bir zamanaşımı süresi işler.

Karayolları Trafik Kanunu Madde 109 - Tazminat Hakkının Zamanaşımı:

(1) Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

(2) Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

  1. İki Yıllık Süre: Zarar görenin (yani sizin), hem uğradığı zararı (aracındaki değer kaybını) hem de bu zarardan sorumlu olan kişiyi (kusurlu sürücüyü ve sigorta şirketini) öğrendiği tarihten itibaren başlar. Genellikle kaza anında her iki unsur da öğrenilmiş sayılır.
  2. On Yıllık Süre: Her halükarda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyen mutlak bir üst sınırdır.

Uzamış (Ceza) Zamanaşımı

Peki 2 yıllık süreyi kaçırdıysanız tüm haklarınız bitti mi? Her zaman değil. Burada birçok kişinin ve hatta bazı hukukçuların gözden kaçırdığı kritik bir detay devreye girer: Uzamış (Ceza) Zamanaşımı.

Av. Yakup Buğrahan SEVDİ'nin Analizi: Eğer karıştığınız kazada sizin veya karşı araçtaki bir kişinin hafif de olsa yaralanması söz konusuysa, artık araç değer kaybı talebiniz için uygulanacak zamanaşımı süresi 2 yıl değil, TCK m.66 uyarınca taksirle yaralama suçunun zamanaşımı olan 8 yıldır. Eğer kaza bir veya daha fazla kişinin ölümüyle sonuçlanmışsa bu süre taksirle ölüme neden olma suçunun zamanaşımı olan 15 yıla çıkar. Bu detay, kazada bir yaralanma olduğunu fark etmeyen veya önemsemeyen, bu nedenle 2 yıllık süreyi kaçırdığını düşünen bir hak sahibinin, aslında hakkını aramak için önünde hala yıllar olduğunu öğrenmesi anlamına gelir.

Tablo: Araç Değer Kaybı Taleplerinde Zamanaşımı Süreleri

Kaza TürüUygulanacak Zamanaşımı SüresiHukuki Dayanak
Sadece Maddi Hasarlı KazaÖğrenmeden itibaren 2 yıl, her halde 10 yılKTK m.109/1
Yaralanmalı Kaza8 yıl (Uzamış Ceza Zamanaşımı)KTK m.109/2, TCK m.66/e
Ölümlü Kaza15 yıl (Uzamış Ceza Zamanaşımı)KTK m.109/2, TCK m.66/d
Ölümlü ve Yaralanmalı Kaza15 yıl (Ağır olan suçun zamanaşımı uygulanır)KTK m.109/2, TCK m.66/d

Özel Durumlar ve İlgili Diğer Tazminat Hakları

Ağır Hasarlı Araç Değer Kaybı Alabilir mi?

Öncelikle "ağır hasar kaydı" ile "pert" (tam hasar) kavramlarının aynı anlama gelmediğini belirtmek gerekir. Ağır hasar kaydı, genellikle aracın ana şasi ve iskelet sisteminde önemli onarımlar yapıldığını veya yüksek maliyetli bir tamir sürecinden geçtiğini gösteren bir TRAMER kaydıdır. Yargıtay kararları ışığında, bir aracın daha önceden zaten ağır hasar kaydı bulunuyorsa, bu aracın yeni bir kazada yeniden değer kaybı talep etmesi genellikle mümkün görülmemektedir. Mantık şudur: aracın piyasa değeri zaten ilk ağır hasar nedeniyle önemli ölçüde düşmüş; yeni kazanın bu mevcut düşük değer üzerinde ek bir kayba yol açtığının ispatı oldukça zordur.

Perte Çıkan Araç Değer Kaybı Alabilir mi?

Bir aracın onarım maliyetinin, kaza anındaki piyasa değerine yaklaşması veya bu değeri aşması durumunda, sigortacılık tekniği açısından araç "tam hasarlı" yani pert kabul edilir. Bu durumda sigorta şirketi aracı onarmak yerine; aracın kaza öncesi rayiç bedelini, sovtaj (hurda) bedelini düştükten sonra size öder ve aracın mülkiyetini devralır.

Perte çıkan araç değer kaybı alamaz; çünkü değer kaybı, onarılan bir aracın ikinci el piyasasında değerinin düşmesiyle oluşan bir zarardır. Pert olan bir araç onarılıp ikinci el piyasasına sürülmediği için, mantıken böyle bir zarar da doğmamış olur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta vardır: eğer sigorta şirketinin size ödediği pert bedeli aracınızın gerçek piyasa değerinin altındaysa, aradaki fark için "pert farkı tazminatı" adı altında ayrı bir dava veya tahkim başvurusu yapma hakkınız bulunmaktadır.

Araç Mahrumiyet Bedeli

Değer kaybı, kaza sonrası talep edebileceğiniz tek zarar kalemi değildir. Aracınızın tamirde kaldığı süre boyunca onu kullanamamanızdan kaynaklanan zararınız için de tazminat talep edebilirsiniz. Bu hakka araç mahrumiyet bedeli veya "ikame araç bedeli" denir. Aracınızın makul onarım süresi boyunca emsal bir aracı kiralamak için yapmanız gereken masrafı ifade eder.

  • Sorumluluk: Araç mahrumiyet bedeli Zorunlu Trafik Sigortası (ZTS) teminatları kapsamında değildir. Bu talep doğrudan kazada kusurlu olan sürücüye ve araç sahibine yöneltilmelidir; kusurlu aracın özel sorumluluk sigortası (kasko vb.) varsa bu poliçe de detaylıca incelenmeli, eğer kasko bu bedeli kapsıyorsa aracın kasko şirketine yöneltilmelidir.
  • İspat Kolaylığı: Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı oldukça hakkaniyetlidir. Yüksek Mahkeme, bu tazminatı talep etmek için fiilen bir araç kiralayıp fatura sunma zorunluluğu olmadığını belirtmektedir; mağdurun aracını kullanamadığı için zarara uğradığı hayatın olağan akışına uygun kabul edilir ve hakim, bilirkişi marifetiyle belirlenecek makul onarım süresi ve emsal araç kiralama bedeli üzerinden hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedebilir.

Ölümlü Kazalarda Tazminat Süreci

Bir trafik kazasının ölümle sonuçlanması durumunda, merhumun yakınlarının hakları basit bir araç değer kaybı talebinin çok ötesine geçer. Bu trajik durumlarda maddi ve manevi tazminat hakları gündeme gelir. Talep edilebilecek başlıca tazminat kalemleri:

  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Vefat eden kişinin sağlığında maddi olarak destek olduğu kişilerin (eş, çocuk, anne, baba vb.) bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle uğradıkları geleceğe yönelik zarardır; en önemli maddi tazminat kalemidir.
  • Cenaze ve Defin Giderleri: Merhumun defin işlemleri için yapılan masraflardır.
  • Tedavi Giderleri: Eğer ölüm hemen gerçekleşmemiş ve bir tedavi süreci yaşanmışsa, bu süreçteki tüm masraflar talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Merhumun yakınlarının yaşadıkları elem, acı ve keder nedeniyle uğradıkları manevi çöküntünün bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla talep edilen tazminattır.

Bu tazminat kalemlerinden destekten yoksun kalma, cenaze ve tedavi giderleri gibi maddi zararlar kusurlu aracın ZTS poliçesi limitleri dahilinde sigorta şirketinden talep edilebilir; manevi tazminat ise genellikle doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibinden talep edilir.

Hak Kaybı Yaşamamak İçin Profesyonel Adımlar

Görüldüğü üzere, bir trafik kazası sonrası ortaya çıkan araç değer kaybı tazminatı süreci basit bir talep dilekçesinden çok daha fazlasını içeren, teknik ve hukuki detaylarla dolu karmaşık bir yoldur. Kusur oranının tespiti, doğru eksper raporunun temin edilmesi, TRAMER kayıtlarının dikkatle incelenmesi, sigorta şirketine yasalara uygun bir değer kaybı başvurusu yapılması, 15 günlük sürenin takibi ve ardından Sigorta Tahkim Komisyonu ile mahkeme yolları arasındaki stratejik seçimin yapılması gibi her bir aşama kendi içinde kritik öneme sahiptir.

Bu denli teknik bir süreçte, bireylerin tek başlarına tüm bu hukuki prosedürleri eksiksiz ve hatasız yönetmesi oldukça zordur. Sigorta şirketlerinin profesyonel hukuk departmanları karşısında haklarınızı tam ve eksiksiz olarak savunabilmek, tazminat miktarını maksimize etmek ve süreci en hızlı şekilde sonuçlandırmak için sigorta avukatlığı alanında yetkin bir profesyonelden destek almak bir gerekliliktir. Adana ve çevresinde bu tür bir hukuki sorunla karşı karşıya kalan mağdurlar için, konunun uzmanı bir Adana Sigorta Avukatı ile çalışmak sürecin başından sonuna kadar doğru adımların atılmasını ve adaletin yerini bulmasını sağlayacaktır.

Yasal Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yazılarımız düzenli aralıklarla kontrol ediliyor olsa da; her gün değişen içtihatlar neticesinde yazımızın güncelliği de garanti edilememektedir. Her somut olay kendi özel koşullarına göre değerlendirilmelidir. Hak kayıpları yaşamamak için profesyonel hukuki yardım almanız tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Değer kaybı nasıl hesaplanır?

Güncel uygulamada değer kaybı nasıl hesaplanır sorusunun yanıtı, Anayasa Mahkemesi’nin “gerçek zarar” ilkesini esas alan kararları doğrultusunda verilir. Artık standart bir formül yoktur. Süreç, mahkeme veya tahkim komisyonu tarafından atanan tarafsız bir bilirkişinin, aracın kaza öncesi hasarsız piyasa değeri ile onarım sonrası piyasa değeri arasındaki farkı tespit etmesiyle işler. Bilirkişi bu tespiti yaparken; aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, hasarın niteliği ve boyutu, değişen/boyanan parça sayısı ve aracın geçmiş TRAMER kayıtları gibi birçok objektif kriteri bir arada değerlendirir.

Araç değer kaybı nasıl hesaplanır?

Araç değer kaybı nasıl hesaplanır sorusunun net cevabı, uzman bir bilirkişi raporuyla verilir. Bilirkişi, aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerini belirler. Ardından, yapılan onarımın (değişen parçalar, boya işlemleri vb.) bu rayiç değer üzerinde ne kadarlık bir düşüşe neden olacağını piyasa verilerini ve emsal araç satışlarını göz önünde bulundurarak analiz eder. Bu analiz sonucunda ortaya çıkan TL cinsinden fark, aracın değer kaybı miktarını oluşturur. Bu süreçte katı bir formül yerine, her aracın ve kazanın kendi özgün koşulları değerlendirilir.

Araç değer kaybı nasıl alınır?

Araç değer kaybı nasıl alınır sorusunun cevabı, birkaç adımdan oluşan yasal bir süreci içerir. İlk olarak, kaza tespit tutanağı ve bir eksper raporu ile birlikte kusurlu tarafın sigorta şirketine yazılı bir başvuru yapılması zorunludur. Sigorta şirketi 15 gün içinde talebinizi karşılamaz veya eksik ödeme yaparsa, ikinci aşamaya geçilir. Bu aşamada, ya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurarak hızlı bir çözüm yolu izlenir ya da Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açılır. Sürecin bir avukatla takip edilmesi, hak kaybı yaşanmaması için önemlidir.

Değer kaybı nasıl alınır?

Değer kaybı nasıl alınır sorusunun yanıtı için öncelikle hak sahibi olduğunuzu (kazada %100 kusurlu olmamanız gibi) ve zararınızın miktarını (eksper raporu ile) belgelemeniz gerekir. Bu belgelerle birlikte, KTK m.97 uyarınca, önce karşı tarafın sigorta şirketine ihtar niteliğinde bir değer kaybı başvurusu yapmalısınız. Sigorta şirketinden olumsuz yanıt almanız veya hiç yanıt alamamanız durumunda, Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya mahkemeye başvurarak hakkınızı yasal yollarla arayabilirsiniz. Karar lehinize çıktığında, tazminat icra yoluyla tahsil edilir.

Kazada değer kaybını kim öder?

Kazada değer kaybını kim öder sorusunun cevabı bir sorumluluk hiyerarşisine tabidir. Ana sorumlu, kazada kusurlu olan aracın Zorunlu Trafik Sigortası (ZTS) şirketidir. Eğer zarar, ZTS poliçe limitini aşıyorsa ve kusurlu aracın İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası varsa, aşan kısım İMM sigortasından karşılanır. Tüm sigorta limitleri tükendiği halde hala karşılanamayan bir zarar varsa, nihai olarak kusurlu aracın sürücüsü ve ruhsat sahibi şahsen sorumlu olur.

Değer kaybı davası kime açılır?

Değer kaybı davası kime açılır sorusu, talebin niteliğine göre değişir. Genellikle ilk muhatap, kusurlu aracın Zorunlu Trafik Sigortası şirketidir ve dava veya tahkim başvurusu bu şirkete karşı yapılır. Eğer sigorta limiti yetersiz kalırsa, bakiye zarar için dava doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve/veya araç sahibine (işleten) karşı açılabilir. Uygulamada, tahsilat kolaylığı nedeniyle genellikle ilk olarak sigorta şirketine başvurulur.

Değer kaybı davası nasıl açılır?

Değer kaybı davası nasıl açılır süreci, öncelikle zorunlu olan sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresiyle başlar. Bu süreçten sonuç alınamazsa, bir dava dilekçesi hazırlanır. Bu dilekçede, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, aracın bilgileri, yapılan onarımlar ve talep edilen değer kaybı miktarı (bilirkişi raporuna dayandırılarak) detaylıca anlatılır. Dilekçe ve ekindeki deliller (kaza tutanağı, eksper raporu, fotoğraflar, ruhsat vb.) ile birlikte yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurularak dava açılır. Ticari davalarda arabuluculuk zorunlu olduğu için dava öncesi bu sürecin de tamamlanması gerekir.

Önceden Ağır Hasarlı Olan araç değer kaybı alabilir mi?

Ağır hasarlı araç değer kaybı alabilir mi sorusunun genel cevabı hayırdır. Yargıtay içtihatları uyarınca, daha önceki bir kazadan dolayı zaten “ağır hasar kaydı” bulunan bir aracın, yeni bir kazadan sonra değer kaybı talep etmesi pek mümkün değildir. Mahkemeler, aracın piyasa değerinin zaten ilk ağır hasarla birlikte önemli ölçüde düştüğünü ve yeni kazanın bu değer üzerinde ek bir kayba yol açtığını ispatlamanın zor olduğunu kabul etmektedir. Her dosya kendi özelinde değerlendirilse de genel eğilim talebin reddedilmesi yönündedir.

Değer kaybı zamanaşımı süresi ne kadardır?

Değer kaybı zamanaşımı süresi kazanın niteliğine göre değişir. Sadece maddi hasarlı kazalarda, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl, her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak, kazada birisi yaralanmışsa, bu süre TCK’daki uzamış ceza zamanaşımı hükümleri gereği 8 yıla; kaza ölümle sonuçlanmışsa 15 yıla çıkar. Bu uzamış süreler, değer kaybı gibi maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Değer kaybı başvurusu için hangi belgeler gereklidir?

Başvuru için temel olarak; kaza tespit tutanağı, değer kaybı miktarını gösteren detaylı ekspertiz raporu, aracın ruhsat fotokopisi, sürücü belgesi fotokopisi, kazalı araca ait hasar fotoğrafları, onarım faturaları, sigorta poliçeleri ve tazminatın yatırılacağı banka hesap bilgilerini (IBAN) içeren bir talep dilekçesi gereklidir. Başvuru bir avukat aracılığıyla yapılıyorsa, vekaletname de eklenmelidir.

Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermezse ne yapmalıyım?

Sigorta şirketine yaptığınız yazılı başvurudan itibaren 15 gün geçmesine rağmen herhangi bir cevap alamazsanız veya olumsuz bir cevap alırsanız, yasal olarak hak arama yollarına başvurma hakkınız doğar. Bu noktada, daha hızlı sonuç verdiği için genellikle tercih edilen Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir veya Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açabilirsiniz. 15 günlük sürenin dolması, bu yollara başvurabilmeniz için bir ön şarttır.

Perte çıkan aracım için değer kaybı isteyebilir miyim?

Hayır. Bir araç “pert” yani tam hasarlı kabul edildiğinde, sigorta şirketi aracın onarımını yapmak yerine kaza anındaki piyasa rayiç bedelini öder. Değer kaybı, onarılan bir aracın ikinci el değerindeki düşüş olduğu için, onarılmayıp bedeli ödenen perte çıkan araç değer kaybı talep edemez. Bu nedenle hukuken bir değer kaybı zararı oluşmaz.

Araç mahrumiyet bedeli ile değer kaybı aynı şey midir?

Hayır, aynı şey değildir. Araç değer kaybı, kazalı aracın piyasa değerindeki kalıcı düşüştür. Araç mahrumiyet bedeli ise, aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamamasından kaynaklanan geçici bir zarardır (örneğin, ikame araç kiralama masrafı). Değer kaybı ZTS tarafından karşılanırken, araç mahrumiyet bedeli genellikle ZTS kapsamında değildir ve doğrudan kusurlu şahıslardan talep edilir.

Trafik kazası sigorta ödemesi ne kadar sürede yapılır?

Trafik kazası sigorta ödemesi için yasal süre, gerekli tüm belgelerin (eksper raporu, faturalar, kaza tutanağı vb.) sigorta şirketine eksiksiz olarak teslim edildiği tarihten itibaren 8 iş günüdür. Ancak bu, hasar onarım bedeli içindir. Değer kaybı taleplerinde ise süreç, önce 15 günlük başvuruya cevap süresi, anlaşmazlık halinde ise tahkim veya dava süreci şeklinde işler ki bu da birkaç ay sürebilir.

Kaskom değer kaybını karşılar mı?

Standart kasko poliçeleri genellikle karşı tarafın kusurundan kaynaklanan değer kaybını karşılamaz. Kaskonun temel amacı, kendi aracınızdaki hasarı (kusur oranınıza bakılmaksızın) karşılamaktır. Ancak, bazı sigorta şirketleri ek teminat olarak “değer kaybı güvencesi” sunabilmektedir. Değer kaybının kasko poliçeniz kapsamında olup olmadığını öğrenmek için poliçenizi detaylıca incelemeniz veya sigortacınızla görüşmeniz gerekir.

E-devlet üzerinden değer kaybı başvurusu yapabilir miyim?

Hayır, güncel uygulama itibarıyla e-Devlet üzerinden doğrudan bir değer kaybı başvurusu yapılamamaktadır. Değer kaybı talebi, öncelikle kusurlu tarafın sigorta şirketine mail, iadeli taahhütlü mektup veya noter kanalıyla yazılı olarak yapılmalıdır. E-Devlet üzerinden ise Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) hizmetleri aracılığıyla kaza ve hasar bilgilerinizi sorgulayabilir veya SBM’nin online portalı üzerinden eksper atama talebinde bulunabilirsiniz.

Adana'da sigorta avukatı seçerken nelere dikkat etmeliyim?

Adana sigorta hukuku alanında bir avukat seçerken, öncelikle avukatın bu alandaki tecrübesine ve özellikle araç değer kaybı, sigorta tahkim komisyonu başvuruları ve tazminat davaları konularındaki uzmanlığına dikkat etmelisiniz. Daha önce yürüttüğü davalardaki başarı oranı, güncel Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına hakimiyeti ve müvekkilleriyle olan iletişim gücü önemli kriterlerdir. Sürecin tüm aşamaları hakkında sizi şeffaf bir şekilde bilgilendiren, gerçekçi beklentiler sunan ve haklarınızı en üst düzeyde korumayı hedefleyen bir Adana Sigorta Avukatı ile çalışmak, davanızın lehinize sonuçlanma ihtimalini artıracaktır.

Sigorta avukatları ile çalışmak zorunlu mudur?

Hayır, zorunlu değildir. Ancak sigorta avukatlığı özel bir uzmanlık alanıdır. Sigorta avukatları, sürecin karmaşıklığı, yasal sürelerin takibi ve sigorta şirketleriyle müzakere gibi konularda önemli avantajlar sağlar. Özellikle değer kaybı nasıl hesaplanır gibi teknik konularda ve delillerin doğru sunulmasında profesyonel destek, hak kaybını önlemek adına kritik rol oynar.

"Adana en iyi sigorta avukatı" arayışında neye dikkat edilmeli?

Halk arasında “Adana en iyi sigorta avukatı” gibi bir arayış olsa da, Avukatlık Meslek Kuralları gereği avukatların bu tür iddialı sıfatlar kullanması etik değildir. Önemli olan, sigorta avukatlığı alanında tecrübeli, güncel mevzuata hakim ve müvekkilinin haklarını titizlikle savunacak bir hukukçu ile çalışmaktır. Referanslar ve avukatın bu alandaki geçmiş çalışmaları, seçim yaparken daha objektif kriterlerdir.

Ölümlü kazalarda değer kaybı talep edilebilir mi?

Evet, ölümlü kazalarda da aracın maddi hasarı ve buna bağlı olarak değer kaybı oluşmuşsa, bu zarar talep edilebilir. Ancak bu tür trajik durumlarda, destekten yoksun kalma tazminatı gibi çok daha kapsamlı ve yüksek meblağlı tazminat hakları öncelik kazanır. Değer kaybı, bu büyük resmin sadece bir parçasıdır ve diğer tazminat kalemleriyle birlikte talep edilebilir.

Sigorta Hukuku Makaleler Kategorisinde Yayınlanan Son Yazılar

Sel Hasarı Tazminatı

Sel Hasarı Tazminatı

2026 Yargıtay kararlarıyla sel hasarı tazminatı, araç kasko değer kaybı, belediye hizmet kusuru davası ve DASK kapsamı hakkında ÖRNEK DİLEKÇELİ hukuki rehber.

18 dk
Sigorta Tahkim Komisyonu Kararlarına İtiraz

Sigorta Tahkim Komisyonu Kararlarına İtiraz

Sigorta Tahkim Komisyonu Kararlarına İtiraz usulü ve sınırlarını merak ediyorsanız, yazımız içeriğinde sorularınıza cevap bulacaksınız!

5 dk
Sigorta Tahkim Başvurusu Nasıl Yapılır

Sigorta Tahkim Başvurusu Nasıl Yapılır

Sigorta Tahkim Başvurusu Nasıl Yapılır? 2024-2025 güncel rehberiyle başvuru şartları, ücretler, değer kaybı ve süreç adımlarını öğrenin. Haklarınızı koruyun.

23 dk

Sigorta Hukuku Makaleler İle İlgili Örnek Hukuki Dilekçeler

Örnek Dilekçe

Belediyeye/İdareye Sel Hasarı Tazminat Ön Başvuru Dilekçesi

dilekce

İYUK m.13 kapsamında belediye veya su idaresine sel nedeniyle hizmet kusurundan doğan zararın tazmini için verilen ön başvuru dilekçesi örne...

Örnek Dilekçe

Sel Hasarı Davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi

itiraz

Sel hasarı/araç pert davalarında rayiç değer ve sovtaj bedeli tespitine yönelik bilirkişi raporuna itiraz ve yeni heyetten rapor alınması ta...

Sigorta Hukuku Makaleler İle İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı

Anayasa Mahkemesi 2022/167 K. - KTK Madde 90 İptal Kararı (Değer Kaybı Hesaplama Yetkisi)

Anayasa Mahkemesi · K.2022/167

Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. HD 2022/982 K. - İMM Sigortasının ZTS Sonrası Sorumluluğu

Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi. Daire · K.2022/982

Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. HD 2025/15686 K. - Sel Hasarı, Kar Kaybı İspatı ve Menfez Yetersizliği

Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi. Daire · E.2022/3952 · K.2025/15686

Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. HD 2025/15437 K. - Ruhsatsız İşyeri Sel Tazminatı ve Halefiyet

Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi. Daire · E.2022/8201 · K.2025/15437

Yargıtay Kararı

Yargıtay HGK 2025/581 K. - Sel Tazminatında TBK 51-52 Hakkaniyet İndirimi

Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu. Daire · K.2025/581

Yargıtay Kararı

Trafik Kazasında Müterafik Kusur ve Tazminat Hesabı

Yargıtay · Yargıtay 17. Hukuk Dairesi. Daire · E.2017/1651 · K.2019/9929