Adana Avukat – YBS Hukuk Bürosu

Adana Avukat Y. Buğrahan SEVDİ | YBS Hukuk

Adana'da Ceza Hukuku, Aile Hukuku, İş Hukuku, Sigorta Hukuku, Miras Hukuku ve İcra Hukuku Alanları başta olmak üzere avukatlık hizmeti vermekteyiz

Adana’da Güvenilir Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık Etiği

Adana ili, gerek tarihsel mülkiyet yapısı gerekse güncel ekonomik hareketliliği ile Türk hukuk sisteminin en yoğun işlediği metropollerin başında gelmektedir. Adana avukat ve hukuki danışmanlık faaliyetleri, sadece kanun metinlerinin mahkeme salonlarında dile getirilmesi değil; müvekkilin hak ve menfaatlerinin uyuşmazlığın henüz doğmadığı safhalardan itibaren korunması sürecidir. Bir hukukçu olarak temel gayemiz, karmaşıklaşan toplumsal ilişkiler içerisinde, müvekkillerimizin hukuki güvenliğini Anayasal ilkeler ve Yargıtay’ın en güncel içtihatları ışığında tesis etmektir. Adana Adliyesi’nin fiziki ve idari yapısı, burada yürütülen yargılamaların kendine has bir tempo kazanmasına neden olmuştur. Bu tempoya ayak uydurabilen, usul hukukunun tanıdığı hakları zamanında ve yerinde kullanan bir savunma makamı, davanın sonucunu tayin eden en temel faktördür.

Avukatlık mesleğinin ifasında ‘Güven’ unsuru, sadece bir kelimeden ibaret olmayıp, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ile yasal çerçeveye kavuşturulmuştur. Adana Güvenilir avukat, müvekkilinin kendisine teslim ettiği sırları ömür boyu saklayan, davanın her aşamasında dürüst ve şeffaf bir bilgilendirme yapan profesyoneldir. Adana hukuk bürosu ekosisteminde, müvekkil-avukat ilişkisinin kutsallığına verdiğimiz önem, bizi her geçen gün daha da kurumsallaşmaya itmektedir. Müvekkillerimizin ekonomik geleceğini, aile yapısını veya hürriyetini ilgilendiren kararların alınmasında, avukatın ‘aydınlatma yükümlülüğü’  uyuşmazlığın esası kadar kıymetlidir.

Adana gibi adli iş yükünün yüksek olduğu yerlerde, bir davanın açılmasından nihayete ermesine kadar geçen süreçte ‘Usul Ekonomisi’ ilkesi göz ardı edilmemelidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 30. maddesinde düzenlenen bu ilke, yargılamanın makul süre içinde ve en az giderle sonuçlandırılmasını hedefler. Ancak bu hız, hiçbir zaman ‘savunma hakkının kısıtlanması’ pahasına olmamalıdır. Biz, ofisimizdeki teknik süreçleri yönetirken, davanın hızlı bitmesinden ziyade, müvekkilimizin her türlü delile ulaşma ve bu delilleri mahkeme huzurunda tartıştırma hakkını önceliyoruz. Adana’daki uyuşmazlıklarda sıklıkla karşılaşılan bilirkişi raporu itirazları veya tebliğ usulsüzlükleri gibi detaylar, ancak titiz bir usul takibi ile müvekkil lehine çevrilebilir.

Adana avukat seçimi aşamasında müvekkil adaylarımıza her zaman belirttiğimiz üzere; bir davanın kazanılması için sadece ‘haklı olmak’ yeterli değildir. Haklılığınızı, kanunun öngördüğü şekil ve süreler içinde, ‘hukuka uygun’ delillerle ispat etmeniz gerekir. Adana gibi yerel mahkemelerin çok katmanlı olduğu bir ilde,  Adana deneyimli avukat faktörü burada devreye girer. Yılların birikimi, hangi mahkemenin hangi delile nasıl bir yaklaşım sergilediğini öngörebilmeyi sağlar. Bu öngörülebilirlik, müvekkili belirsiz maceralardan korur ve davanın başında gerçekçi bir risk analizi yapılmasını mümkün kılar.

Adana Adliyesi Koridorlarındaki Gerçeklik

Adana Adliyesi’ndeki  mahkemeler , her gün binlerce insanın kaderini tayin eden kararlar vermektedir. Adana’nın kalabalık mahkemeleri içinde kaybolmamak için, avukatın dosya üzerindeki ‘Vakıfiyeti’ tam olmalıdır. Vakıfiyet, sadece dosya kağıtlarını okumak değil, o kağıtların arkasındaki ‘İlliyet Bağı’nı  keşfetmektir. Örneğin bir trafik kazası tazminatı davasında, kusur raporundaki %10’luk bir hata, müvekkilin alacağı tazminattan milyonlarca lirayı eksiltebilir. Veya bir boşanma davasında, mal rejimi hesaplamasında kullanılan yanlış bir ‘rayiç değer’ tarihi, yıllarca süren emeğin heba olmasına neden olabilir.

Biz, Adana’da hizmet veren YBS Hukuk Bürosu olarak, hukuku ciddi bir titizilikle ele alıyoruz. Bilimin verileriyle ve somut gerçeklerle desteklenmeyen hiçbir iddia, mahkeme nezdinde tam bir karşılık bulmaz; bulması da beklenemez. Bu nedenle, siber suçlarda adli bilişim raporlarını, iş kazalarında iş güvenliği uzmanlarının teknik analizlerini, miras uyuşmazlıklarında ise kök murise kadar giden secere ve kayıt taramalarını savunmamızın ayrılmaz bir parçası kılıyoruz. 2026 yılı hukuku, artık bir ‘kanıt toplama ve doğrulama’ yarışı haline gelmiştir. Bu yarışta geride kalmamak için, teknolojik gelişmeleri ve UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) sistemindeki her bir güncellemeyi anlık olarak takip etmekteyiz.

Adana’daki yerel uyuşmazlıkların bir diğer boyutu da, Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) aşamasıdır. İlk derece mahkemesinde alınan bir kararın istinaf denetiminden geçmesi, yargılamanın en kritik virajıdır. Birçok vatandaşın ‘karar çıktı, iş bitti’ gözüyle baktığı bu safhada, biz asıl mücadelenin başladığına inanıyoruz. İstinaf dilekçesinin, kararın sadece sonucuna değil, o sonuca götüren mantık silsilesine ve usul hatalarına odaklanması şarttır. Adana BAM dairelerinin yerleşik uygulamalarını ve bozma gerekçelerini bilmek, müvekkilimizin davasını bir üst basamakta da güvence altına almamızı sağlamaktadır.

Son olarak, avukatlık sadece dava takip etmek değil, aynı zamanda ‘Önleyici Hukuk’  hizmeti sunmaktır. Müvekkillerimizin imzalayacağı bir sözleşme, gireceği bir ticari ortaklık veya yapacağı bir gayrimenkul satışı öncesinde alacağı profesyonel destek, ileride yıllarca sürecek ve çok daha pahalıya mal olacak davaları en başından engeller. Adana gibi ticari risklerin yüksek olduğu bir şehirde, bir avukatın danışmanlığı, işletme veya aile bütçesinin en büyük sigortasıdır. Biz, her müvekkilimize ‘sorun çıktıktan sonra gelmek yerine, sorun çıkmaması için danışmayı’ bir hukuk kültürü olarak aşılamayı hedefliyoruz.

KRİTİK USUL HATIRLATMASI:  6100 sayılı HMK ve 5271 sayılı CMK uyarınca hak aramada süreler ‘Hak Düşürücü’ niteliktedir. Bir gün dahi geçirilmesi durumunda, davanızın esasına girilmeden ‘Süre Aşımı’ nedeniyle reddedilme riskiyle karşılaşabilirsiniz. Bu sürelere azami dikkat göstermenizi tavsiye ediyoruz.

Usul ve Avukatlık Hukukuna Dair Güncel İçtihatlar

Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, avukatlık vekalet ücreti, yetki uyuşmazlıkları ve yargılama giderleri gibi davanın ‘usuli altyapısını’ oluşturan konularda 2025 ve 2026 yılına ışık tutan temel içtihatlardır.

1. Beraat Eden Sanık Lehine Vekalet Ücreti Hakkaniyeti

T.C. YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ, E. 2024/8863, K. 2026/240, T. 05.01.2026
“…Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre… Kurulan hükümde Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir… kendisini zorunlu müdafii ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuk lehine vekâlet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının BOZULMASINA, kovuşturma için ödenmesi gereken 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti ile duruşma açılması nedeniyle 10.200 TL vekalet ücretinden mahsubu ile bakiye kalan 25.619,00 TL vekalet ücretinin Hazine’den alınıp suça sürüklenen çocuğa verilmesine…”
“Yargıtayın ilgili içtihadı, avukatla temsil edilen dosyalar için emsal niteliğindedir. Dosya sonunda hükmedilen; katılan, beraat, karşı vekalet gibi ücretler; dosyayı takip eden avukata yönelik hükmedilmektedir.”

2. Yetki Uyuşmazlıklarında ‘Suç Yeri’ ve Usul Ekonomisi

T.C. YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ, E. 2025/3139, K. 2025/7085, T. 17.06.2025
“…Cumhuriyet Başsavcılıklarınca verilen yetkisizlik kararları üzerine oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın gönderildiği mercide; şikayeti konu olayın cereyan ettiği yerin tespiti gerekir… Söz konusu yetkisizlik kararında belirtilen suç yerinin … Adliyesi yargı sınırları içerisinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, yetkili savcılığın … Cumhuriyet Başsavcılığı olduğuna karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme ile başka bir Başsavcılığın yetkili olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ve kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
Adana, coğrafi yapısı ve BAM merkezi olması sebebiyle çevre iller ve ilçe adliyeleriyle yoğun bir yargısal yetki tartışması yaşar. İlgili karar, dosyanın yetkisiz mahkemeler arasında gezmesini engelleyen teknik bir emsaldir. Biz müvekkillerimiz için, davanın doğru yerde ve en hızlı şekilde görülmesini sağlamak amacıyla yetki itirazlarımızı ilk 24 saat içerisinde dosyaya sunmaya özen göstermekteyiz.

3. Yargılama Giderleri ve Usuli Müktesep Hak İlişkisi

T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/1166, K. 2025/7785, T. 24.12.2025
“…Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine… Bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığına… İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun görülmüştür.”
Hukukta ‘Kazanılmış Hak’ ilkesi, bir davanın üst mahkemeden dönmesi durumunda müvekkilin elde ettiği başarıların korunmasını sağlar. 2025 sonuna ait bu içtihat, hem avukatlık ücretlerinin güncel tarifeye göre güncellenmesini hem de bozma ilamı sonrası dosyanın sınırlarının nasıl korunacağını göstermektedir. Adana’daki hukuk davalarımızda, müvekkilimizin hakkını bu doğrultuda savunmaya özen gösteriyoruz.

4. Dolandırıcılık Dosyalarında İştirak ve Eylem Üzerinde Hakimiyet

T.C. YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ, E. 2022/8025, K. 2024/9126, T. 03.07.2024
“…Müştekinin parayı Adana Adliye Sarayı içerisindeki PTT şubesine havale etmesi, sanıkların bu havaleyi çekmek için organize hareket etmeleri, sanık …nin yönlendirmesi üzerine havaleyi almak için postaneye gidilmesi… bu şekilde iştirak halinde hareket eden sanıkların eylemleri ile müştekiyi hataya düşürüp menfaat temin etmeye kalkıştıkları, eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasıyla kurulan mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygundur.”
Adana ilinde yaşanan ve yargıtay incelemesine konu olan bu olayda, nitelikli dolandırıcılık suçunun iştirak (katılım) sınırları tartışılmıştır. Biz, savunmalarımızda ‘yardım eden’ ile ‘müşterek fail’ arasındaki o ince çizgiyi teknik verilerle (WhatsApp kayıtları, HTS tespiti vb.) ayırarak müvekkilin suçun merkezinde mi yoksa dışında mı olduğunun belirlenmesini sağlamaya özen gösteriyoruz. Adalet, her bir bireyin fiili kadar cezalandırılmasıdır.
 
YASAL UYARI: Bu içerik, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak, sadece toplumsal bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte yer alan teknik analizler ve Yargıtay kararları genel bilgi niteliğinde olup, her hukuki uyuşmazlığın kendine has şartları olduğu unutulmamalıdır. Somut olayınıza yönelik en doğru çözüm için mutlaka profesyonel bir hukuk uzmanına danışınız. Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ ve YBS Hukuk, bu bilgilerin hatalı uygulanmasından sorumlu tutulamaz.

Adana Avukatlık Hizmetimiz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Avukatlık Kanunu gereği profesyonel danışmanlık hizmeti ücrete tabidir. Ücretler, her yıl Adana Barosu ve TBB tarafından güncellenen asgari ücret tarifesinin altında olmamak kaydıyla, meselenin teknik ağırlığına ve derinliğine göre belirlenir.

Türkiye’deki herhangi bir noterden veya yurt dışındaki Türk konsolosluklarından çıkarılabilir. Genel dava vekaletnamesi için kimlik  yeterlidir; ancak boşanma veya tapu işlemleri gibi özel yetki gerektiren durumlar için fotoğraf zorunluluğu vardır ve özel ibareler eklenmelidir.

Davanın türüne, delillerin toplanma hızına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Hukuk davaları ortalama 1.5 – 2 yıl, ceza davaları ise 1 – 2 yıl sürebilmektedir. İstinaf (BAM) ve Temyiz (Yargıtay) aşamaları bu sürelere dahil değildir. Profesyonel bir takip bu süreleri en aza indirgemenize yardımcı olacaktır.

Avukatlık mesleğinin en temel kuralı ‘Sır Saklama’ yükümlülüğüdür. Kanunen avukatlar, müvekkilleriyle ilgili öğrendikleri bilgileri üçüncü kişilerle veya devlet kurumlarıyla (mahkeme emri olsa dahi) paylaşmama hakkına sahiptir. Avukatın sır saklama yükümlülüğü; sır sahibi sırrın açıklanmasını istese dahi bilgi verme yükümlülüğüne dönmeyecektir. Bu noktada; özellikle müvekkil ve avukat arasındaki gizli bilgi ve belgeler tam anlamıyla sır saklama yükümlülüğüyle korunmaktadır.

Resmi bir sıralama bulunmamaktadır. Bir avukatın yetkinliği; eğitim geçmişi, branşlaşma düzeyi, kazandığı emsal kararlar ve müvekkil portföyündeki memnuniyetle ölçülür. Avukatınızın “Adana En İyi Avukat” olup olmaması; tamamı ile sizinle ve sizin hukuki sürecinizle ilgilenmesine ve şeffaflığıyla ölçülebilecektir. 

Kural olarak davayı açan taraf, harç ve masrafları başlangıçta öder. Ancak davanın kazanılması durumunda, yapılan tüm bu harcamalar ve karşı taraf vekalet ücreti, haksız çıkan taraftan tahsil edilerek davacıya iade edilir.

Maddi imkanı olmayan vatandaşlarımız, muhtarlıktan alacakları fakirlik belgesi ile Adana Barosu Adli Yardım Merkezi’ne başvurabilirler. Baro, gerekli incelemenin ardından uygun gördüğü takdirde ücretsiz avukat tayin eder.

Avukatın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması mesleki sorumluluk doğurur. Ancak avukatlar, yetki belgesi (tevkil) ile yerlerine başka bir meslektaşlarının girmesini sağlayabilirler. Önemli olan savunmanın o duruşmada temsil edilmesidir.

Tebligat Kanunu m.21 uyarınca, muhtara yapılan tebliğ size yapılmış sayılır. Kanuni süreler bu tarihten itibaren başlar. Bu nedenle e-devlet ve UYAP üzerinden haftalık dosya kontrolü yapmanız hayati bir usul kuralıdır.

Evet. Türkiye’deki tüm mahkemeler UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) üzerinden birbirine bağlıdır. Dijital altyapımız sayesinde Türkiye’nin 81 ilindeki dosyaları aynı titizlikle takip ediyor ve gerektiğinde yerinde duruşmalara katılıyoruz.

Eğer davayı tamamen kaybederseniz, mahkeme sizin aleyhinize karşı taraf avukatı için ‘Yasal Vekalet Ücreti’ takdir eder. Ancak kendi avukatınıza ödeyeceğiniz ücret bundan bağımsızdır.

Müvekkil her zaman avukatını azletme hakkına sahiptir. Ancak ‘haksız azil’ durumunda, avukatın kararlaştırılan tüm ücretini ödemekle yükümlü olacağınızı bilmelisiniz. Bu nedenle vekalet ilişkisi sonlandırılmadan önce hukuki analiz yapılmalıdır.

Avukatın istifası durumunda vekalet ilişkisi sona erer. Avukatın sorumluluğu, istifanın size tebliğinden itibaren 15 gün daha devam eder. Bu süre içinde yeni bir avukat tayin etmeniz veya savunmanızı bizzat yapmanız gerekir.

Yerel mahkemelerin kalem işleyişini bilmek, bölgedeki bilirkişi heyetlerinin teknik eğilimlerine hakim olmak ve uyuşmazlığın yaşandığı coğrafyada fiziksel olarak bulunmak, davanın yönetim gücünü tartışmasız olacak artıracaktır.

Adana Ceza Avukatı | Adana Ağır Ceza Avukatı

Ceza hukuku, devletin cezalandırma yetkisini Anayasal sınırlar içerisinde kullandığı, “Hukuk Devleti” ilkesinin en sert sınavını verdiği disiplindir. Adana ceza avukatı olarak savunma stratejimiz; suçun kanuni unsurlarının varlığını sorgulamanın ötesinde, o unsurların dosyaya giren dijital ve fiziki delillerle (CMK 217) olan ‘İlliyet Bağı’nı analiz etmektir. Adana Adliyesi’nde görev yapan Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemeleri nezdindeki yargılamalar, özellikle suçun vasıf ve mahiyetinin tespiti noktasında yüksek bir teknik vakıfiyet gerektirir. Adana Ceza ve Adana Ağır Ceza Avukatı sıfatımızla savunma makamı olarak görevimiz, ‘Şüpheden Sanık Yararlanır’ evrensel ilkesini, dosyadaki teknik boşlukları bilimsel verilerle doldurarak müvekkilin beraatini sağlamaya çalışmaktadır.

Soruşturma evresinden kovuşturma evresinin sonuna kadar geçen süreçte, 5271 sayılı CMK’nın tanıdığı hakların yerinde ve zamanında kullanılması, hürriyeti bağlayıcı cezaların söz konusu olduğu dosyalarda hayati önemdedir. Özellikle adana ağır ceza avukatı ihtiyacı duyan müvekkillerimiz için, kolluk (polis/jandarma) aşamasındaki ifade süreçleri, davanın temellerini oluşturur. CMK 148. maddede düzenlenen ‘Yasak Sorgu Yöntemleri’ne karşı durmak ve müvekkilin iradesinin sakatlanmasını engellemek, adil bir yargılamanın ilk şartıdır. Biz, adana ceza dosyalarını  sadece bir ‘iddianameden sonra gelen yargılama süreçleri’ olarak değil, bir ‘hak arama’ olarak görüyor ve ekibimizle birlikte dosyada yer alan her delili ve özellikle her bir HTS kaydını, kamera görüntüsünü ve bilirkişi raporunu titizlikle inceliyoruz

Adana Ağır Ceza Davaları Avukatı

Kasten öldürme (TCK 81) ve nitelikli kasten yaralama (TCK 87) suçları, ceza hukukunun en ağır yaptırımlarına tabi olan suçlarındandır. Bu dosyalarda savunmanın merkezini; ‘Kastın Yoğunluğu’, ‘Öldürme Kastı ile Yaralama Kastı Arasındaki Ayrım’ ve ‘Meşru Müdafaa Şartları’ oluşturur. Adana’nın yerel olay haritasında sıklıkla karşımıza çıkan ‘ani gelişen kavgalar’da, olayın başlangıcındaki haksız saldırının kimden geldiği ve bu saldırıya verilen tepkinin ‘Orantılılığı’, müebbet hapis ile beraat arasındaki o ince çizgidir.

TCK 25. maddede düzenlenen meşru müdafaa ve TCK 27/2. maddede düzenlenen ‘sınırın heyecan ve korkuyla aşılması’ hükümleri, savunmamızın en güçlü usuli silahlarıdır. Yargıtay’ın 2025 yılında da istikrarla geliştirdiği kararlar, failin içinde bulunduğu ‘Subjektif Tehlike’ algısını objektif verilerin önüne koymuştur. Bir kişinin can korkusu altındayken yaptığı hamleler, laboratuvar ortamında yapılmış gibi milimetrik bir hesapla tartılamaz. Biz, olay yerinde yaptığımız keşifler ve adli tıp uzmanlarınca düzenlenen raporlar doğrultusunda, müvekkilin o anki hormonal ve psikolojik stres yükünün iradesini nasıl etkilediğini mahkemeye teknik olarak sunuyoruz.

Adana Uyuşturucu Madde Ticareti Avukatı (TCK 188) 

Adana, coğrafi geçiş güzergahı olması hasebiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti (TCK 188) dosyalarının en yoğun olduğu merkezlerden biridir. Bu dosyalarda adana ağır ceza avukatı için en kritik görev, suçun ‘Ticaret’ (TCK 188) mi yoksa ‘Kullanım’ (TCK 191) mı olduğunu netleştirmektir. Zira ticaret suçunun alt sınırı 10 yıl hapis iken, kullanım suçu KDAE ile sonuçlanabilmektedir. Yargıtay’ın yıllık kullanım sınırları, paketleme biçimleri (fişekleme), hassas terazi ve iletişim kayıtları üzerindeki yerleşik kriterlerini, her dosyada yeniden tartışmaya açıyoruz.

TCK 188/3 suçlarında cezanın artırılmasına neden olan ‘Zincirleme Suç’ (TCK 43) ve ‘Örgüt Faaliyeti’ iddiaları, çoğu zaman eksik teknik takibe dayanmaktadır. Kolluk güçlerinin ilk satışı görüp müdahale etmeyerek ikinci veya üçüncü satışı beklemesi durumunda, bir ‘Usul Hilesi’ veya ‘Suça Teşvik’ olup olmadığı hukuk profesyonelleri adana en iyi ağır ceza avukatları tarafından sorgulanmalıdır. Biz, HTS (Arama trafiği) verilerini ve fiziki takip tutanaklarını kronolojik bir süzgeçten geçirerek, müvekkilin ‘suç işleme kararı’nın ne zaman oluştuğunu ve emniyetin müdahale yükümlülüğünü ne zaman ihlal ettiğini mahkemeye ispatlıyoruz. Ceza davalarında usuli uygulama hataları; yerel mahkemelerden ziyade kanun yollarında dosyanın bozulmasına çoğunlukla sebebiyet vermektedir.

Adana Bilişim Dolandırıcılığı (TCK 158/1-f) avukatı

Gelişen teknoloji ile birlikte bilişim sistemlerinin veya bankaların araç kılınmasıyla işlenen ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçları, Adana’daki Ağır Ceza Mahkemeleri’nin gündemini meşgul eden bir diğer alandır. Bu suçlarda mahkumiyet, genellikle sanığın banka hesabına gelen para trafiğine veya IP adreslerine dayandırılır. Ancak 2026 yılında , uzaktan erişim truva atları, ‘Fishing’ (Olta) yöntemleri ve IP Spoofing (Yönlendirme) hileleri, masum insanların hesaplarının suç şebekelerince ‘köprü’ olarak kullanılmasına neden olmaktadır.

Bir işlemin ‘gerçek kullanıcı’ tarafından mı yoksa ‘bot/uzaktan erişim’ ile mi yapıldığını tespit etmek veya suç işleme kastının bulunup bulunmadığının dolayısıyla suçun maddi/manevi unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti; beraatin kapısını aralamamıza yardımcı olmaktadır.

Ceza Hukukunda Emsal Yargıtay Kararları

1. Meşru Müdafaada ‘Korku Eşiği’ ve Heyecan Faktörü

YARGITAY CEZA GENEL KURULU, E. 2022/174, K. 2025/241, T. 28.05.2025
“…Sanığın yönetimindeki araca köy sakinlerinin taş ve sopalarla saldırdığı, aracın ön camının parçalandığı, araçta 3 aylık bir bebeğin bulunduğu… sanığın tekrar saldırıya uğrayacağını düşünerek yola devam etmesi ve bu esnada önüne çıkan katılanı yaralaması eyleminde; saldırının şiddeti ve aracın korunmasız hale gelmesi nedeniyle sanığın içine düştüğü heyecan, korku ve telaşın (TCK 27/2) meşru müdafaa sınırını aşmasına yol açtığı, bu durumun faile ceza verilmesini engellediği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 27/2 ve CMK’nın 223/3-c maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA..”
Bu içtihat, ceza hukukunda ‘insani refleks’in hukuki tescilidir. Adana’da yürüttüğümüz benzer dosyalarda, müvekkilin içinde bulunduğu ‘anlık dehşet’ durumunu olay yeri simülasyonları ve uzman psikiyatr mütalaalarıyla destekleyerek, TCK 27/2 uyarınca cezalandırılamazlık sonucuna ulaşmayı hedefliyoruz.

2. Uyuşturucu Ticaretinde ‘Hukuki Kesinti’ ve Zincirleme Suç Baremi

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ, E. 2024/6367, K. 2026/362, T. 15.01.2026
“…Sanıkların farklı zamanlarda gerçekleştirdiği satış eylemleri arasında bir yakalama veya ifade süreci (hukuki kesinti) bulunmadığından, eylemlerin tek bir suç işleme kararı kapsamında zincirleme suç (TCK 43) olarak değerlendirilmesi ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hukuka uygundur. Sanık müdafiinin ‘ayrı suçlar’ olduğu yönündeki itirazı, eylem birliği nedeniyle yerinde görülmemiştir…”
Bu yargıtay içtihatı, teknik takibin sınırlarını çizmektedir. Eğer kolluk güçleri, suçu önlemek yerine ‘ceza artırımı’ sağlamak amacıyla operasyonu yapay olarak uzatmışsa, burada bir ‘Usul Tuzağı’ tartışması başlatılmalıdır. Adana ağır ceza avukatı olarak, müvekkilin fiilinin ‘tek bir irade’ mi yoksa ‘ayrı suç iradeleri’ mi olduğunun irdelenmesini amaçlıyoruz.

3. Bilişim Suçlarında ‘Yüzyüzelik’ ve Savunma Hakkı

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ, E. 2025/1220, K. 2025/15269, T. 26.11.2025
“…Bilişim sistemlerinin araç kılınmasıyla işlenen dolandırıcılık suçunda, sanığın banka hesabını kullandırtması eyleminin suça iştirak olup olmadığı noktasında; delillerin yeniden değerlendirilmesi ve sanığın bizzat dinlenmesi (Yüzyüzelik İlkesi) gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden beraat veya mahkumiyet kararı vermesi savunma hakkını sakatlar.”
Dijital delillerin soğukluğu, sanığın mahkeme huzurundaki canlı beyanıyla kırılmalıdır. Biz, adana ceza avukatı olarak siber suç dosyalarında, banka güvenliği açıklarını ve IP yönlendirme hilelerini teknik bilirkişi raporlarıyla ispatlayarak, müvekkilin iradesinin dışındaki dijital süreçleri gün yüzüne çıkarıyoruz. Özellikle banka hesaplarının kiralanması suretiyle işlenen dolandırıcılık suçlarında hesabına ödeme gelen müvekkilin suç işleme ve iştirak iradesinin yokluğu; savunmalarımızın temelini oluşturmaktadır.

Örnek Ağır Ceza İstinaf Dilekçesi (Taslak)

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ( ) CEZA DAİRESİNE
Gönderilmek Üzere
ADANA ( ) AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO: 2012/…. E. | 2026/…. K.
İSTİNAF EDEN SANIK: [Ad Soyad] – [TC No]
MÜDAFİ: Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ
KONU: Adana ( ) Ağır Ceza Mahkemesi’nin …/…/2026 tarihli mahkumiyet hükmünün usul, yasa ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olması nedeniyle BOZULMASI ve müvekkilin BERAATİNE karar verilmesi talebidir.

İSTİNAF NEDENLERİ: DELİLLERİN HUKUKA AYKIRILIĞI: Yerel mahkemece hükme esas alınan [Delil No] sayılı dijital imaj tespiti, CMK 134 uyarınca usulüne uygun hakim kararı olmaksızın ve ‘Hash’ değerleri alınmadan yapılmıştır. Hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz.

HTS VERİLERİNİN HATALI YORUMU: BTK’dan gelen baz istasyonu dökümleri, müvekkilin suç saatinde iddia edilen konumda olmadığını %100 doğrularken, mahkemece ‘sinyal sapması’ gibi teknik dayanaktan yoksun bir gerekçeyle savunmamız reddedilmiştir.
TCK 27/2 UYGULANMAMASI: Müvekkilin maruz kaldığı ağır saldırı karşısında içine düştüğü heyecan ve korku düzeyi, Yargıtay CGK’nın 2025/241 sayılı ilamı ışığında değerlendirilmemiş, meşru müdafaa sınırının aşılması hükmü göz ardı edilmiştir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah edilen ve Sayın Dairenizce resen gözetilecek nedenlerle; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, müvekkilin BERAATİNE, aksi halde lehine olan tüm yasal hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz.

Sanık Müdafi
Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ

YASAL UYARI: Bu içerik, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak, sadece toplumsal bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte yer alan teknik analizler ve Yargıtay kararları genel bilgi niteliğinde olup, her hukuki uyuşmazlığın kendine has şartları olduğu unutulmamalıdır. Somut olayınıza yönelik en doğru çözüm için mutlaka profesyonel bir hukuk uzmanına danışınız. Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ ve YBS Hukuk, bu bilgilerin hatalı uygulanmasından sorumlu tutulamaz.

Adana Ceza Avukatı

Ceza hukuku alanında tecrübe sahibi ekibimiz, Adana’da suç isnadıyla karşılaşan müvekkillerine etkili savunma hizmeti sunmaktadır. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde haklarınızın korunmasını sağlıyor, ifade alma ve tutukluluk gibi kritik aşamalarda yanınızda olarak adil yargılanma ilkesinin hayata geçmesine yardımcı oluyoruz. Adana ceza avukatı olarak amacımız, en karmaşık ceza davalarında dahi müvekkillerimizin haklarını kararlılıkla savunmaktır.

Adana Ceza Avukatı | Adana Ağır Ceza Avukatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Evet. CMK 100 uyarınca tutuklama bir koruma tedbiridir ve son çaredir. Şüphelinin kaçma şüphesi yoksa, deliller karartılamayacak durumdaysa ve sabit ikametgahı varsa, adana ceza avukatı aracılığıyla yapılacak teknik itirazlar neticesinde adli kontrol (imza, ev hapsi) şartıyla tahliye mümkündür.

Kural olarak gözaltı süresi 24 saattir. Ancak toplu işlenen suçlarda veya delil toplamanın zor olduğu durumlarda savcılık kararıyla her defasında 24 saati geçmemek üzere 3 gün daha uzatılarak toplam 4 güne çıkarılabilir. Bu sürede avukat görüşme hakkı kısıtlanamaz.

Avukatlık Kanunu ve etik kurallar uyarınca hiçbir avukat “sonuç garantisi” veremez. Ancak tecrübeli bir adana ağır ceza avukatı, dosyadaki teknik boşlukları tespit ederek müvekkili için en avantajlı sonucu (beraat veya alt sınırdan ceza) alacak stratejiyi kurar.

Anayasal bir hak olan susma hakkının kullanılması, mahkeme nezdinde bir suçluluk ikrarı olarak değerlendirilemez. Ancak stratejik olarak, lehinize olan delillerin kaybolmaması için adana ceza avukatı nezaretinde beyanda bulunulması çoğu zaman daha avantajlıdır.

TCK 192 uyarınca, suç ortaklarını veya maddenin kaynağını yetkililere bildiren sanığın cezası önemli oranda indirilir. Ancak bu bilginin ‘yeni, somut ve cezalandırmaya yeterli’ olması şarttır. Zaten bilinen bilgilerin verilmesi indirimi sağlamaz.

TCK 85 uyarınca trafik kazası veya iş kazası sonucu ölümlerde hapis cezası öngörülür. Ancak bilinçli taksir yoksa ve ceza 2 yılın altındaysa hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir veya HAGB kararı verilebilir. Kusur oranı burada belirleyicidir.

Eğer sadece sanık (veya müdafii) istinaf başvurusunda bulunmuşsa, ‘Aleyhe Değiştirme Yasağı’ uyarınca ceza artırılamaz. Ancak Cumhuriyet Savcısı veya katılan taraf da cezanın azlığı nedeniyle istinaf etmişse ceza artabilir.

HAGB kararı, normal adli sicil kaydında (sabıka kaydı) görünmez. Sadece hakim ve savcıların görebileceği ‘özel bir sistemde’ kayıt altına alınır. 5 yıllık denetim süresi sonunda bu kayıt tamamen silinir.

Yakalama kararının infaz için mi yoksa ifade için mi olduğuna bakılmalıdır. Sadece ifade vermek içinse tutuklama olmayabilir; ancak kesinleşmiş ceza veya kaçma şüphesi varsa tutuklanma riski yüksektir. Gitmeden önce mutlaka bir adana avukat ile dosya sorgulanmalıdır.

Adana Boşanma Avukatı

Aile hukuku, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) ikinci kitabında düzenlenen, kamu düzeniyle sıkı sıkıya ilişkili ve hakimin geniş takdir yetkisine sahip olduğu bir hukuk dalıdır. Adana boşanma avukatı olarak yürüttüğümüz davalarda, sürecin sadece bir ‘ayrılık’ işlemi olmadığını; tarafların mülkiyet haklarının, çocukların velayet statülerinin ve gelecekteki ekonomik durumlarının (nafaka ve tazminat) yeniden inşa edildiği teknik bir yargılama olduğunun bilincindeyiz. Adana Aile Mahkemeleri nezdinde görülen davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) emredici usul kurallarına riayet edilmesi, davanın esası kadar önemlidir. Zira usuli bir eksiklik, haklı bir davanın reddedilmesine neden olabilir. Özellikle iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, delillerin sunulma süresi ve ıslah gibi kurumlar, davanın kaderini belirleyen teknik virajlardır.

Boşanma davalarında ‘kusur ilkesi’ hakimdir. TMK 166. maddesi uyarınca açılan ‘evlilik birliğinin temelinden sarsılması’ davalarında, davacı eşin, davalı eşin kusurlu davranışlarını somut vakıalarla ve hukuka uygun delillerle ispat etmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; ‘sadakatsizlik’, ‘fiziksel şiddet’, ‘ekonomik şiddet’, ‘güven sarsıcı davranışlar’ ve ‘terk’ gibi eylemler boşanma sebebi sayılmaktadır. Adana avukat pratiğimizde, her bir vakıayı (örneğin bir hakaret olayını veya bir darp eylemini) yer, zaman ve tanık beyanıyla eşleştirerek mahkeme huzuruna getirmekteyiz. Soyut, genel geçer ve ‘duyumdan ibaret’ beyanlar, mahkemece hükme esas alınmamakta ve davanın reddine yol açmaktadır. Bu nedenle, dava dilekçesinin hazırlanması aşaması, yargılamanın en kritik evresidir.

Adana Çekişmeli Boşanma Avukatının Kusur İspatı Yapması

Çekişmeli boşanma davaları, tarafların boşanmanın sonuçları (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı) üzerinde anlaşamadığı ve mahkemenin takdirine ihtiyaç duyduğu davalardır. Bu davalarda ispat yükü, kural olarak iddia eden taraftadır (TMK m.6). Adana’daki yargılamalarda sıklıkla karşılaştığımız sorun, delillerin hukuka aykırı yollarla elde edilmesidir. Örneğin, eşin telefonuna casus yazılım yüklenmesi veya habersiz ses kaydı alınması suretiyle elde edilen veriler, HMK 189. madde uyarınca ‘hukuka aykırı delil’ niteliğindedir ve mahkemece dikkate alınmaz. Hatta bu eylemler, TCK kapsamında ‘Özel Hayatın Gizliliğini İhlal’ suçunu oluşturabilir.

Biz, adana avukatlık bürosu olarak, ispat faaliyetini ‘hukuka uygunluk’ zemininde yürütmekteyiz. Sadakatsizlik iddiasında, otel kayıtları, uçuş bilgileri, kredi kartı ekstreleri ve HTS (iletişim trafiği) kayıtları gibi resmi ve denetlenebilir verileri mahkemeden talep ederek maddi gerçeği ortaya çıkarmakta; müvekkilimizce tarafımızca sunulan delilleri de “hukuka uygunluk” filtresinden titizlikle geçirmekteyiz. Ayrıca, sosyal medya paylaşımları (Facebook, Instagram vb.) ve WhatsApp durum güncellemeleri de Yargıtay tarafından ‘yan delil’ olarak kabul edilmekte ve kusur tespitinde kullanılmaktadır. Kusur, sadece boşanma kararını değil, aynı zamanda maddi ve manevi tazminat miktarını da doğrudan etkileyen bir parametredir. ‘Tam kusurlu’ veya ‘ağır kusurlu’ eşin, diğer eşten tazminat veya yoksulluk nafakası talep etme hakkı hukuken bulunmamaktadır.

Adana Mal Rejimi Tasfiyesi Avukatı: Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı

Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi gündeme gelir. 01.01.2002 tarihinden sonraki evliliklerde yasal mal rejimi ‘Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’dir. Bu rejim uyarınca, evlilik birliği süresince karşılığı verilerek (maaş, ticari kazanç vb.) edinilen tüm malvarlıkları ‘edinilmiş mal’ kabul edilir ve diğer eşin bu mallar üzerinde 1/2 oranında ‘katılma alacağı’ hakkı doğar. Ancak, miras yoluyla intikal eden mallar, manevi tazminat alacakları ve kişisel kullanım eşyaları (TMK 220) ‘kişisel mal’ sayılır ve tasfiyeye dahil edilmez. Bu ayrımın doğru yapılması, milyonluk malvarlıklarının kaderini belirler.

Adana gibi gayrimenkul ve ticari emtia değerlerinin hızla değiştiği bir ekonomide, mal rejiminin en tartışmalı konusu ‘tasfiye tarihi’dir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, malvarlığının değeri, tasfiye davasının karar tarihine (güncel rayiç) göre belirlenir. Bu durum, davanın uzaması halinde, malvarlığının değer artışından hak sahibi eşin de yararlanmasını sağlar. Ayrıca, eşlerden birinin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı katkılar (örneğin kadının düğün takılarını bozdurarak kocasının evine tadilat yaptırması), ‘Değer Artış Payı’ (TMK 227) davasına konu olur. Bu alacak, katılma alacağından bağımsız ve öncelikli bir haktır. Adana katılma ve mal paylaşımı avukatlık büromuz, bu hesaplamalarda uzman bilirkişilerle çalışarak, müvekkilin sadece tapudaki payını değil, o mala kattığı emeğin bugünkü karşılığını da talep etmektedir.

Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma davasından ayrı bir dava olarak açılır (veya boşanma ile birlikte açılıp tefrik edilir). Bu davada 10 yıllık zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Ancak, mal kaçırma riski yüksek olan durumlarda, boşanma davası ile eş zamanlı olarak mal rejimi davası açılması ve taşınmazlar üzerine ‘ihtiyati tedbir’ konulması, hakkın korunması açısından hayati önem taşır.

Velayet Avukatı: Çocuğun Üstün Yararı ve Pedagojik Kriterler

Velayet, ergin olmayan çocuğun bakım ve eğitimi konusunda ana-babanın sahip olduğu hak ve yükümlülükler bütünüdür. Türk hukukunda velayet düzenlemesinde tek ve mutlak kriter ‘Çocuğun Üstün Yararı’dır. Ebeveynlerin ekonomik gücü, sosyal statüsü veya kusur durumu, çocuğun yararının önüne geçemez. Adana Aile Mahkemeleri, velayeti belirlerken uzman pedagog ve sosyal çalışmacılardan ‘Sosyal İnceleme Raporu’ (SİR) almaktadır. Sosyal İnceleme Raporunda, çocuğun kimin yanında daha huzurlu olduğu, hangi ebeveynin çocuğun gelişimine daha fazla katkı sağladığı ve çocuğun kendi tercihi (idrak çağındaysa) değerlendirilir.

Yargıtay’ın ve uluslararası sözleşmelerin (BM Çocuk Hakları Sözleşmesi) etkisiyle, 8 yaşını (idrak çağı) doldurmuş çocukların mahkemece bizzat dinlenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Çocuğun, ebeveynleri arasında seçim yapmaya zorlanmadan, kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesi sağlanmalıdır. Ayrıca, velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kurulacak ‘Kişisel İlişki’, çocuğun ruhsal dengesi için elzemdir. Eğer bir ebeveyn, çocuğu diğerine göstermemek suretiyle velayet hakkını kötüye kullanıyorsa, bu durum ‘Velayetin Değiştirilmesi’ davasının en güçlü gerekçesini oluşturur. Adana Velayet Avukatı büromuz, bu tür davalarda çocuğun psikolojisini örselemeden, pedagojik destek alarak süreci yönetmektedir.

Adana Nafaka ve Tazminat Avukatı

Boşanma ile birlikte yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak ‘Yoksulluk Nafakası’ (TMK 175) isteyebilir. Burada ‘yoksulluk’ kavramı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla, ‘yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayan’ durumlar olarak tanımlanmıştır. Asgari ücretle çalışan bir kadının dahi, kocasının geliri çok yüksekse, yoksulluk nafakası alabileceği kabul edilmektedir. Nafaka miktarı belirlenirken, TÜİK’in yayınladığı ÜFE/TÜFE oranları, tarafların harcama alışkanlıkları ve paranın alım gücü dikkate alınır.

‘İştirak Nafakası’ ise, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılım payıdır. Bu nafaka, çocuk ergin olana kadar (18 yaş) devam eder; çocuk eğitimine devam ediyorsa ‘Yardım Nafakası’ olarak uzatılabilir. Tazminatlara gelince; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf ‘Maddi Tazminat’, kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf ise ‘Manevi Tazminat’ talep edebilir. Adana’daki yargılamalarda manevi tazminat miktarı, olayın ağırlığına (örneğin şiddet veya aldatma) ve tarafların ekonomik gücüne göre, zenginleşmeye yol açmayacak ancak caydırıcı olacak bir seviyede takdir edilmektedir.

Aile Hukukunda İçtihat Analizleri

1. Ziynet Eşyasında ‘Kadına Özgü’ ve ‘Unisex’ Ayrımı

 YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/2332, K. 2025/10271, T. 
Düğünde takılan ziynet eşyalarının kime ait olduğu hususunda; ‘kadına özgü’ olan (bilezik, kolye, küpe) takıların kadına ait olduğu, ancak ‘unisex’ nitelikteki veya erkeğe özgü (gram altın, çeyrek altın, saat) takıların, aksine bir anlaşma veya yerel adet yoksa takan tarafa ait olduğu kabul edilmelidir. Bilirkişi raporunun bu ayrım gözetilmeksizin, ‘düğünde takılan her şey kadına aittir’ şeklindeki eski içtihada dayalı olarak düzenlenmesi bozma nedenidir.
Şüphesiz ki yargıtayın bu kararı, ziynet alacağı davalarında bir görüş değişikliğidir. Eskiden düğün videolarında geline veya damada takılmasına bakılmaksızın tüm altınlar kadının sayılırdı. Yeni içtihatla birlikte, özellikle Cumhuriyet altını, yarım altın veya gram altın gibi ‘yatırım aracı’ veya ‘unisex’ takıların aidiyeti, kimin taktığına göre belirlenecektir. Bu durum, davacı vekili olarak bizim düğün görüntülerini çok daha detaylı analiz etmemizi ve takı döküm listesini ‘cins ve nev’i’ ayrımı yaparak hazırlamamızı zorunlu kılmaktadır. Takının kime takıldığı; kararla birlikte en önemli kriterlerden biri haline gelmiştir.

2. Velayette ‘İdrak Çağı’ ve Çocuğun Bizzat Dinlenmesi

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ, E. 2024/2986, K. 2024/5319, T. 04.07.2024
Velayet düzenlemesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi hükümleri uyarınca; idrak çağındaki (8 yaş ve üzeri) çocuğun, kendisini ilgilendiren davada görüşünün alınması ve bu görüşe gereken önemin verilmesi zorunludur. Mahkemece, uzman raporu ile yetinilmeyip, çocuğun bizzat duruşma salonunda veya adli görüşme odasında (AGO) dinlenerek, velayet konusundaki tercihinin sorulmaması eksik incelemedir.
Bu karar, velayet yargılamasında ‘katılımcı’ bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Adana’daki pratiklerimizde, çocuğun pedagog yanındaki beyanları ile ebeveynlerin yönlendirmesi arasındaki farkı ortaya çıkarmak için, çocuğun hakim tarafından bizzat dinlenmesini talep ediyoruz. Özellikle bir ebeveynin çocuğu diğerine karşı ‘doldurduğu’ (yabancılaştırdığı) durumlarda, uzman gözlemiyle birlikte çocuğun vücut dili ve samimi beyanları, velayetin kime verileceği konusunda en belirleyici delil olmaktadır.

3. Mal Rejiminde ‘Karar Tarihi’ Rayici ve Enflasyon Etkisi

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ, E. 2024/10251, K. 2025/12020, T. 25.12.2025
Katılma alacağı davalarında tasfiyeye konu edilen malvarlığının değeri (artık değer), TMK 235/1 maddesi uyarınca tasfiye anındaki (karar tarihine en yakın) sürüm değeri üzerinden hesaplanmalıdır. Davanın açıldığı tarihteki değerin esas alınması, enflasyonist ortamda davacı eşin mülkiyet hakkını ihlal eder ve haksız zenginleşmeye yol açar. Bilirkişi raporunun güncel rayiçlere göre revize edilmesi gerekmektedir.
Türkiye’deki yüksek enflasyon ve gayrimenkul fiyatlarındaki artış göz önüne alındığında, bu karar adalet için hayati önemdedir. Örneğin, 2022’de açılan bir davada evin değeri 2 milyon TL iken, 2025’te karar aşamasında 10 milyon TL olmuşsa; mahkemenin 2 milyon TL üzerinden hesap yapması davacıyı mağdur eder. Biz, mal rejimi davalarında mutlaka ‘karara en yakın tarihli’ kıymet takdirini talep ederek müvekkilin alacağının reel değerini korumayı amaçlıyoruz.

4. ‘Karar Düzeltme’ Yolunun Kapanması ve Kesinleşme Süreci

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/9638, K. 2025/10793, T. 08.12.2025
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) denetiminden geçen kararların Yargıtay tarafından onanması halinde, artık ‘karar düzeltme’ yoluna başvurulamaz. Karar, Yargıtay ilamıyla birlikte şekli anlamda kesinleşir. Tarafların bu aşamadan sonra yargılamanın iadesi sebepleri dışında olağan kanun yollarına başvurma hakkı kalmamıştır.”

Örnek Velayet ve Tedbir Talepli Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi (Taslak)

ADANA NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE 

DAVACI : [Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …)
ADRESİ : [Açık Adres]
VEKİLİ : Av. Yakup Buğrahan SEVDİ – [Adres]

DAVALI : [Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …)
ADRESİ : [Açık Adres]

DAVA KONUSU : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) nedeniyle BOŞANMA, müşterek çocukların VELAYETİ, aylık … TL TEDBİR-İŞTİRAK NAFAKASI, aylık … TL TEDBİR-YOKSULLUK NAFAKASI, … TL MADDİ ve … TL MANEVİ TAZMİNAT ile davalının malvarlığı üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulması taleplerini havidir.

AÇIKLAMALAR :

1. EVLİLİK BİRLİĞİ VE TARAFLAR: Müvekkil ile davalı …/…/…. tarihinde evlenmiş olup, bu evlilikten … ve … doğumlu iki müşterek çocukları bulunmaktadır.

2. BOŞANMA SEBEPLERİ (KUSUR VAKIALARI):
a) Sadakatsizlik: Davalı eş, evlilik birliği devam ederken sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Ekte sunulan (Ek-1) otel kayıtları ve (Ek-2) HTS dökümleri, davalının üçüncü bir şahısla düzenli görüştüğünü ve … tarihinde … Oteli’nde konakladığını ispatlamaktadır.
b) Ekonomik Şiddet: Davalı, evin geçimini sağlamamakta, müvekkilin maaş kartına el koymakta ve ailenin rızkını şans oyunlarında harcamaktadır. (Ek-3: Banka Hesap Dökümleri).
c) Fiziksel Şiddet: …/…/…. tarihinde davalı, müvekkile fiziksel şiddet uygulamış, bu durum (Ek-4) Adana Devlet Hastanesi’nden alınan Darp Raporu ve (Ek-5) polis tutanaklarıyla sabitlenmiştir.

3. VELAYET TALEBİ: Müşterek çocuklar anne bakım ve şefkatine muhtaç yaşta olup, davalının şiddet eğilimi çocukların psikolojik gelişimini tehdit etmektedir. Çocukların üstün yararı gereği velayetlerin müvekkile verilmesini talep ederiz.

4. NAFAKA VE TAZMİNAT: Müvekkil ev hanımı olup herhangi bir geliri yoktur. Davalının kusurlu eylemleri nedeniyle evlilik birliği çekilmez hale gelmiş, müvekkil maddi ve manevi çöküntü yaşamıştır. Bu nedenle, tarafların SED durumuna uygun nafaka ve tazminat talep etme zorunluluğu doğmuştur.

5. İHTİYATİ TEDBİR İSTEMİ: Davalının, boşanma davası açılacağını öğrenmesi üzerine malvarlığını kaçırma girişiminde bulunduğu duyulmuştur. TMK 169 ve 199. maddeleri uyarınca, davalı adına kayıtlı … Plakalı araç ve … Ada … Parsel sayılı taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR konulmasını talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER : TMK, HMK, 6284 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER :
1. Nüfus Kayıt Örneği,
2. Darp Raporu ve Polis Tutanakları,
3. Otel Kayıtları ve HTS Dökümleri (Celbi talep olunur),
4. Banka Hesap Ekstreleri,
5. Tanık Beyanları (İsim ve adresleri bilahare bildirilecektir),
6. Bilirkişi İncelemesi, SED Raporu ve yasal her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1. Haklı davamızın KABULÜ ile tarafların BOŞANMALARINA,
2. Müşterek çocukların VELAYETİNİN müvekkile verilmesine,
3. Müvekkil ve çocuklar için dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde aylık … TL TEDBİR NAFAKASINA, kararın kesinleşmesinden sonra YOKSULLUK ve İŞTİRAK NAFAKASI olarak devamına,
4. Davalının ağır kusuru nedeniyle müvekkil lehine … TL MADDİ ve … TL MANEVİ TAZMİNATA hükmedilmesine,
5. Davalı adına kayıtlı malvarlığı üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulmasına,
6. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz. …/…/2026

Davacı Vekili
Av. Yakup Buğrahan SEVDİ

Adana Boşanma Avukatı

Aile hukuku ve boşanma davalarında Adana’da uzman avukat desteği sunmaktayız. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma süreçlerinde müvekkillerimize yol göstererek yasal haklarını korumaya özen göstermekteyiz. Velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi önemli konularda müzakere ve dava süreçlerini profesyonel bir yaklaşımla yürütmekteyiz. Adana boşanma avukatı olarak hedefimiz, ailevi ihtilaflarda en uygun çözüme hızlı ve etkili şekilde ulaşmaktır.

Adana Aile Mahkemeleri’nin iş yükü, delillerin toplanma süresi, bilirkişi raporları ve tebligat süreçlerine bağlı olarak; yerel mahkeme aşaması ortalama 1.5 ila 2.5 yıl arasında sürmektedir. İstinaf ve Yargıtay aşamaları bu süreye dahil değildir.

Davalı eşin duruşmaya gelmemesi davanın görülmesine engel değildir. Mahkeme, davalının yokluğunda davayı yürütür ve delilleri değerlendirerek karar verir. Ancak davalının savunma yapmaması, aleyhine olan iddiaları kabul ettiği anlamına gelmez, davacının iddiasını ispatlaması gerekir.

Hayır. TMK 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası talep edebilmek için, boşanmaya yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın ‘kusurunun daha ağır olmaması’ gerekir. Zina (aldatma) mutlak ve ağır bir kusur sayıldığından, aldatan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmez.

Yargıtay’ın güncel içtihadına göre; kadına özgü takılar (bilezik, gerdanlık) her durumda kadına aittir. Erkeğe özgü takılar ve ‘unisex’ (çeyrek, gram altın) takılar ise, yerel adet aksini göstermiyorsa takan tarafa (kime takıldıysa ona) aittir.

Evet, çok önemlidir. 0-3 yaş (bebeklik) ve 3-6 yaş (oyun) dönemindeki çocukların anne bakımına ve şefkatine mutlak muhtaç olduğu kabul edilir ve velayet genellikle anneye verilir. Okul çağındaki (7-12 yaş) ve ergenlikteki çocuklarda ise, çocuğun eğitimi, sosyal çevresi ve kendi tercihi (8 yaşından sonra) belirleyici olur.

Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya birinin davasını diğerinin kabul etmesi ve hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekir. Ayrıca, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda tam bir anlaşma (protokol) sağlanmalıdır.

Hayır. Mal rejiminin tasfiyesinde ‘mal rejimi sona erme anı’, boşanma davasının açıldığı tarihtir. Dava tarihinden sonra edinilen mallar (miras veya piyango hariç), edinen eşin kişisel malı sayılır ve paylaşıma dahil edilmez.

Aile konutu şerhi, eşlerden birinin diğerinin rızası olmadan ortak konutu satmasını veya ipotek ettirmesini engelleyen bir tapu kaydıdır. Tapu müdürlüğüne evlilik cüzdanı ve muhtarlıktan alınan yerleşim yeri belgesi ile başvurularak veya Aile Mahkemesi’nden talep edilerek konulabilir.

Evet, olur. Ancak bu kayıtların hukuka uygun elde edilmesi gerekir. Eşin telefonunun şifresini kırarak veya casus yazılımla elde edilen veriler hukuka aykırıdır. Ancak, eşin rızasıyla bakılan veya dışa açık paylaşımlar delil olarak kullanılabilir. 

Evet. Nafaka borcunun ödenmemesi, İcra İflas Kanunu m.344 uyarınca suçtur. Alacaklının şikayeti üzerine, borçlu hakkında İcra Ceza Mahkemesi tarafından 3 aya kadar ‘tazyik hapsi’ kararı verilebilir.

Hayır, doğrudan geçerli değildir. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için Türk mahkemelerinde ‘Tanıma ve Tenfiz’ davası açılması veya nüfus müdürlüklerine başvurarak tescil işleminin (taraflar birlikte başvurursa) yapılması gerekir.

Manevi tazminat; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, kusurun ağırlığına (örneğin şiddet, aldatma), fiilin yarattığı manevi tahribata ve paranın alım gücüne göre belirlenir. Amacı zenginleşme sağlamak değil, manevi acıyı bir nebze tatmin etmektir.

Kesinlikle değişir. Velayet sahibi ebeveynin, çocuğu koruma yükümlülüğü vardır. Eğer yeni eşin çocuğa kötü muamelesine göz yumuluyorsa veya engel olunmuyorsa, bu durum ‘velayet görevinin ihmali’ sayılır ve velayetin diğer ebeveyne verilmesi için haklı bir sebeptir.

Hayır. Evlenmeden önce edinilen mallar ‘Kişisel Mal’ (TMK 220) sayılır ve mal rejiminin tasfiyesinde paylaşıma dahil edilmez. Ancak bu malların evlilik süresince elde edilen gelirleri (örneğin kira geliri) edinilmiş mal sayılır ve paylaşılır.

Hayır. Miras yoluyla intikal eden mallar da kanunen ‘Kişisel Mal’dır. Eşin bu mallar üzerinde herhangi bir hakkı yoktur. Ancak miras malının satılıp üzerine evlilik birliği içinde para eklenerek yeni bir mal alınması durumunda hesaplama karmaşıklaşır (Denkleştirme).

Hayır. Psikolojik şiddet (hakaret, aşağılama), ekonomik şiddet (parayı vermeme, çalıştırmama), cinsel şiddet ve ısrarlı takip (stalking) durumlarında da 6284 sayılı kanun uyarınca koruma tedbirleri uygulanır.

Adana Miras Avukatı: Tereke Paylaşımı ve Muvazaa Davaları

Miras hukuku, bir gerçek kişinin vefatı ile sona eren hukuki kişiliğinin ardından, geriye kalan malvarlığının (tereke), hak ve borçlarının yasal ve atanmış mirasçılar arasında intikalini düzenleyen, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) en köklü ve teknik branşlarından biridir. Adana miras avukatı ve adana vasiyetname avukatı olarak yürüttüğümüz uyuşmazlıklarda, temel gayemiz; murisin (miras bırakanın) son arzularının hukuka uygun şekilde yerine getirilmesini sağlamak, ancak bu arzuların yasal mirasçıların ‘Saklı Pay’ haklarını ihlal ettiği noktalarda hukuki müdahalede bulunmaktır. Adana ve Çukurova bölgesinin sosyo-ekonomik yapısı, özellikle tarım arazilerinin ve ticari işletmelerin devrinde ‘evlat ayırma’ veya ‘mal kaçırma’ saikiyle yapılan işlemleri (muris muvazaası) sıklıkla gündeme getirmektedir.

Miras davaları, doğası gereği aile içi ilişkilerin en gergin olduğu ve duygusallığın hukuki rasyonalitenin önüne geçebildiği süreçlerdir. Bu nedenle, bir adana avukat olarak misyonumuz, sadece bir dava vekili olmak değil, aynı zamanda terekenin hakkaniyetli paylaşımını sağlamak için çabalamaktır. Terekenin tespiti, vasiyetnamenin açılması, mirasın reddi, tenkis davası ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) gibi her biri ayrı usul kurallarına tabi olan bu davalarda, sürelerin (hak düşürücü süre ve zamanaşımı) kaçırılması telafisi imkansız hak kayıplarına yol açar. Örneğin, tenkis davasındaki 1 yıllık sürenin veya mirasın reddindeki 3 aylık sürenin geçirilmesi, mirasçının milyonlarca liralık borçla baş başa kalmasına veya miras hakkından mahrum olmasına neden olabilir.

Adana Muris Muvazaası Davası Avukatı

Muris muvazaası, miras bırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı, gerçekte bağış (hibe) olan ancak resmiyette satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi gösterilen işlemlerdir. Hukukumuzda 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK) ile temelleri atılan bu dava türü, miras hukukunun en yaygın ve en teknik davasıdır. Adana’da özellikle erkek evlada mal kaçırma, ikinci eşe mal devretme veya kız çocuklarını mirastan mahrum bırakma amacıyla yapılan tapu devirleri, bu davanın konusunu oluşturur.

Muvazaanın ispatında, murisin mali durumu, devralan kişinin alım gücü, taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ile tapudaki satış bedeli arasındaki fahiş fark ve taraflar arasındaki ailevi ilişkiler (beşeri karineler) belirleyici kriterlerdir. Adana miras avukatı olarak biz, tapu kayıtlarının geriye dönük taraması, banka hesap hareketleri ve tanık beyanları ile murisin ‘gerçek iradesini’ ortaya çıkarıyoruz. Eğer murisin paraya ihtiyacı yoksa ve taşınmazı bir evladına bedelsiz veya sembolik bir bedelle devretmişse, bu işlemin ‘satış’ değil ‘bağış’ olduğu, dolayısıyla muvazaalı olduğu kabul edilmeli ve tapu iptal edilerek tüm mirasçılar adına tescil edilmelidir.

Türk Medeni Kanunu Madde 560 (Tenkis): “Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Yasal mirasçıların paylarına ilişkin hükümler, saklı paya ilişkin kuralların aksine, mirasbırakanın tasarrufu ile değiştirilebilir.

Tenkis Davası (Saklı Payın Korunması)

Muris, sağlığında veya ölüme bağlı tasarruflarıyla (vasiyetname) dilediği kişiye malvarlığını bırakabilir. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir; altsoy (çocuklar/torunlar), ana-baba ve sağ kalan eşin kanunen korunan ‘Saklı Pay’ haklarına dokunamaz. Saklı payın ihlal edildiği durumlarda açılan tenkis davası, murisin yaptığı kazandırmaların yasal sınırlar içine çekilmesini sağlar. Adana mahkemelerindeki tenkis hesaplamaları, ‘Sabit Tenkis Oranı’ ve ‘Net Tereke’ formülleri üzerinden bilirkişilerce yapılır.

Tenkis davasında en kritik husus, 1 yıllık ve 10 yıllık hak düşürücü sürelerdir. Mirasçı, saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnamenin açılmasından veya mirasın açılmasından itibaren 10 yıl içinde bu davayı açmalıdır. Adana miras avukatı büromuz, tereke hesabını yaparken; murisin sağlığında yaptığı denkleştirmeye tabi kazandırmaları, çeyiz yardımlarını, sermaye kuruluşlarını ve sigorta ödemelerini de hesaba katarak, müvekkilin saklı payını kuruşu kuruşuna tespit etmeyi amaçlamaktadır.

Mirasın Reddi ve Hükmen Reddi Miras

Miras, aktifleri (malvarlığı) kadar pasifleri (borçları) ile de bir bütündür (Külli Halefiyet). Murisin borçlarının malvarlığından fazla olması durumunda, mirasçıların bu borçtan şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olmamaları için mirası reddetme hakları vardır. TMK m.605 uyarınca, mirasın gerçek reddi için 3 aylık süre içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurulması gerekir. Ancak, Adana’daki birçok vakada mirasçıların bu süreyi kaçırdığı görülmektedir.

Sürenin kaçırıldığı durumlarda devreye ‘Mirasın Hükmen Reddi’ (TMK m.605/2) girer. Eğer murisin ölümü tarihinde ödemeden aczi (borca batıklığı) açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır. Bu dava süreye tabi değildir. Alacaklıların (banka, SGK, şahıslar) icra takiplerine karşı, ‘Terekenin Borca Batıklığının Tespiti’ davası açılarak, mirasçıların borçtan kurtulması sağlanır. Adana miras avukatı olarak murisin malvarlığı araştırmasını yaparak, mirasın kabulünün mü yoksa reddinin mi müvekkil lehine olduğunu teknik verilerle raporluyoruz.

İzale-i Şuyu: Ortaklığın Giderilmesi ve Satış

Paylı veya elbirliği mülkiyetindeki taşınmazlarda, mirasçıların paylaşım konusunda anlaşamaması halinde açılan dava türüdür. Mahkeme, taşınmazın aynen taksimi (bölünmesi) mümkünse buna, değilse (ki genellikle bina ve arsalarda mümkün değildir) açık artırma ile satışına karar verir. Satış bedeli, payları oranında mirasçılara dağıtılır. Adana’daki izale-i şuyu davalarında stratejik hamle, ‘Muhdesatın Aidiyeti’ (taşınmaz üzerindeki yapının kime ait olduğu) iddiası ve satışın ‘sadece paydaşlar arasında’ yapılması talebidir.

Miras Hukukunda Yürürlükteki İçtihatlar

1. Muris Muvazaasında ‘Bakım Borcu’ Savunmasının Sınırları

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/125, K. 2025/5593, T. 03.12.2025
Murisin, ölümünden kısa bir süre önce, kendisine bakan ve gözeten evladına veya torununa yaptığı taşınmaz devri; eğer murisin bakım ihtiyacı somut olgularla sabitse ve devralan kişi bu bakımı fiilen yerine getirmişse, işlem ‘miras kaçırma’ (muvazaa) olarak nitelendirilemez. Bu devir, bir ‘bağış’ değil, ifa edilen bakım hizmetinin ve duyulan minnetin karşılığıdır. Satış bedelinin düşük olması tek başına muvazaanın kanıtı olamaz.
Bu karar, Adana’daki geleneksel aile yapısında sıkça rastlanan ‘yaşlılığımda bana bakan evladıma evimi veririm’ anlayışının hukuki meşruiyetidir. Davalı vekili olarak, devrin bir ‘minnet duygusu ve bakım borcu’ karşılığı yapıldığını, hastane kayıtları, komşu beyanları ve murisin sağlık durumu ile ispatlayarak tapunun iptalini engelliyoruz. Davacı vekili olarak ise, murisin bakıma muhtaç olmadığını veya bakımın yapılmadığını ispatlayarak işlemin iptalini sağlıyoruz.

Tenkis Davasında 1 Yıllık  Süre ve Başlangıcı

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/5914, K. 2025/5965, T. 15.12.2025
Saklı payın zedelendiğini öğrenme tarihi, tenkis davasında 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, murisin ölümü ve vasiyetnamenin açılması ile mirasçının saklı pay ihlalini öğrendiği kabul edilir. 1 yıl geçtikten sonra açılan dava, hak düşürücü süre nedeniyle re’sen reddedilir. Davacının ‘yeni öğrendim’ iddiası, tapu kayıtlarının aleniyeti ilkesi karşısında dinlenmez.
Bu karar, miras hukukundaki ‘Takvim Disiplini’nin ne kadar sert olduğunu göstermektedir. Birçok mirasçı ‘nasıl olsa hakkım var’ diyerek beklemekte ve 1 yıllık süreyi kaçırmaktadır. Biz, murisin vefatını takiben 24 saat içinde tapu ve banka sorgularını yaparak, olası saklı pay ihlallerini tespit ediyor ve süresi dolmadan davamızı açıyoruz. Hukukta süre, hakkın kendisidir.

3. Mirasın Reddi ve Terekenin Borca Batıklığı Karinesi

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/109, K. 2025/688, T. 12.02.2025
Ölüm tarihinde murisin malvarlığının borçlarını karşılamadığı (aciz hali) açıkça belli ise veya resmen tespit edilmişse, mirasçıların 3 aylık süre içinde ret beyanında bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, mirasın hükmen reddedildiği kabul edilir. Terekenin borca batıklığı, her türlü delille ispatlanabilir ve bu durum alacaklıların icra takibine karşı bir ‘def’i’ olarak ileri sürülebilir.
Müvekkillerimiz genellikle ‘babamdan kalan borçlar yüzünden evime haciz geldi, 3 aylık süreyi de kaçırdım’ paniğiyle gelirler. Yargıtayın istikrarlı görüşü, borca batık terekelerde sürenin işlemediğini teyit ederek bir kurtuluş yolu sunmaktadır. Biz, murisin pasiflerini (icra dosyaları, kredi borçları vb.) ve aktiflerini karşılaştırarak ‘Aciz Vesikası’ hükmündeki bu tespiti mahkemeden alınmasını sağlayarak müvekkillerimizin borçtan kurtulmasını amaçlıyoruz.

4. Vasiyetname İptalinde Ehliyet ve Rapor

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/784, K. 2025/5025, T. 26.11.2025
Vasiyetnamenin yapıldığı tarihte murisin fiil ehliyetine (akıl sağlığına) sahip olup olmadığının tespiti, davanın esasıdır. Bu tespit için sadece o tarihteki reçeteler yeterli değildir. Adli Tıp Kurumu’ndan, murisin işlem tarihindeki durumunu gösteren, tanık beyanları ve tüm tıbbi evraklarla desteklenen ‘Geriye Dönük’ bir rapor alınması zorunludur. Şüpheli durumlarda vasiyetname iptal edilmelidir.
Vasiyetname, murisin son arzusudur ancak bu arzunun ‘sağlıklı bir irade’ ile açıklanması şarttır. Adana’da yaşlılığa bağlı demans veya alzheimer hastalarına imzalatılan vasiyetnamelerin iptali için bu karar ışık olmaktadır. Bu doğrultuda adana vasiyetname avukatı olarak miras bırakanın ölümünden sonra vasiyetnamenin iptal olma ihtimalini engelleyebilmek için; bütün hukuki prosedürleri yerine getiriyoruz. 

Örnek Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Dava Dilekçesi (Taslak)

ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI : [Mirasçı Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …)
ADRESİ : [Açık Adres]
VEKİLİ : Av. Yakup Buğrahan SEVDİ – [Adres]

DAVALI : [Malı Devralan Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: …)
ADRESİ : [Açık Adres]

DAVA KONUSU : Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) hukuksal nedenine dayalı olarak; davalı adına kayıtlı tapunun miras payım oranında İPTALİ ve adıma TESCİLİ, mümkün değilse tenkis talebidir.

DAVA DEĞERİ : 10.000 TL (Harca esas değer olup, bilirkişi incelemesi sonucunda artırılacaktır.)

AÇIKLAMALAR :

1. TARAFLAR VE MİRASÇILIK: Muris [Muris Adı], …/…/…. tarihinde vefat etmiş olup, geriye yasal mirasçı olarak davacı müvekkil ve davalı kalmıştır. (Ek-1: Veraset İlamı).

2. MUVAZAALI İŞLEM: Muris, sağlığında maliki olduğu Adana ili, … İlçesi, … Ada, … Parsel sayılı taşınmazını, …/…/…. tarihinde davalıya ‘satış’ göstermek suretiyle tapuda devretmiştir. Ancak bu işlem, gerçekte bağış olup, satış iradesi taşımamaktadır.

3. BEDEL UYUMSUZLUĞU VE MAL KAÇIRMA KASTI:
a) Taşınmazın devir tarihindeki gerçek piyasa değeri … TL iken, tapu senedinde gösterilen satış bedeli … TL’dir. Aradaki bu fahiş fark, muvazaanın en açık kanıtıdır.
b) Muris, devir tarihinde emekli maaşı olan, ekonomik durumu yerinde ve paraya ihtiyacı olmayan bir kimsedir. Satış yapması için makul bir neden yoktur.
c) Davalı ise, devir tarihinde herhangi bir geliri olmayan, … yaşında bir öğrencidir/ev hanımıdır. Bu taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü bulunmamaktadır.

4. 1974/1-2 SAYILI İBK: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, mirasçıyı miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yapılan bu tür muvazaalı işlemler, saklı pay sahibi olsun olmasın tüm mirasçılar tarafından iptal ettirilebilir.

HUKUKİ DELİLLER :
1. Tapu Kayıtları (Celbi talep olunur),
2. Veraset İlamı,
3. Murisin ve Davalının Banka Hesap Hareketleri (Paranın ödenmediğinin ispatı),
4. Emsal Rayiç Değer Araştırması ve Bilirkişi İncelemesi,
5. Tanık Beyanları (Murisin o dönemdeki iradesini ve alım gücünü açıklayacaklardır).

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz edilen nedenlerle;
1. Davalı adına kayıtlı olan … Ada … Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının, müvekkilin miras payı oranında İPTALİ ile müvekkil adına TESCİLİNE,
2. Taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına İHTİYATİ TEDBİR konulmasına,
3. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz. …/…/2026

Davacı Vekili
Av. Yakup Buğrahan SEVDİ

Adana Miras Hukuku Avukatı

Miras hukuku alanında Adana’da miras paylaşımı ve miras uyuşmazlıklarına ilişkin kapsamlı hukuki hizmet vermekteyiz. Mirasın reddi, vasiyetnamenin iptali, miras paylarının hesaplanması ve muris muvazaası gibi karmaşık konularda müvekkillerimizi temsil etmekteyiz. Aile içi miras anlaşmazlıklarında hak kaybına uğramamanız için gerekli önlemleri almakta, gerekli işlemleri zamanında gerçekleştirmekteyiz. Adana miras hukuku avukatı olarak aile mirasınızın adil ve yasal şekilde paylaştırılması için çalışmaktayız.

Muris muvazaası ve tenkis davaları, delillerin toplanması ve bilirkişi incelemeleri nedeniyle Adana’da ortalama 2 ila 3 yıl arasında sürmektedir. İstinaf süreci hariçtir.

Evet. TMK 510 uyarınca, mirasçı murise veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemişse veya aile yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmişse, muris vasiyetname ile onu mirastan çıkarabilir.

Evet. Emekli maaşı, dul ve yetim aylığı terekeye dahil değildir; sosyal güvenlik hakkıdır. Mirasın reddi, bu maaşların alınmasına engel değildir.

Evet. Bu işlem ‘Muris Muvazaası’ (mirastan mal kaçırma) ise, tapu iptal ve tescil davası açarak miras payınızı geri alabilirsiniz. Satışın gerçek olup olmadığı araştırılır.

Hayır. Muris, dilediği gibi vasiyetname düzenleyebilir ancak altsoyunun (çocuklar) ve eşinin ‘Saklı Pay’ haklarını ihlal edemez. Ederse, tenkis davası ile fazlalık geri alınır.

Noterlerden veya Sulh Hukuk Mahkemeleri’nden alınabilir. Nüfus kayıtlarında kapalılık veya yabancılık unsuru varsa noter vermez, mahkemeye gitmek gerekir.

Evet. Miras kalan araç veya gayrimenkulün üzerinize tescili için ‘Veraset ve İntikal Vergisi’ beyannamesi verilmeli ve vergisi (ilişik kesme) ödenmelidir.

Eğer babanızla resmi nikahı varsa, yasal eş sıfatıyla mirasçıdır ve mirasın 1/4’ünü (çocuklarla birlikteyse, burda zumre hesabı devreye girer) alır. Nikah yoksa miras hakkı yoktur.

 

Altsoy (çocuklar) için yasal miras payının yarısı (1/2), sağ kalan eş için ise zumre durumuna göre değişmekle birlikte genellikle yasal payının tamamı veya 3/4’üdür.

Evet. Satış ihalesine mirasçılar da girebilir. Hatta mahkemeden satışın ‘sadece mirasçılar arasında’ yapılması talep edilebilir (tüm paydaşların onayıyla)

Murisin ölümünün öğrenildiği tarihten itibaren 3 aydır. Bu süre hak düşürücüdür. Ancak tereke borca batıksı süre işlemez (Hükmen Red).

Bakım borçlusu görevini yerine getirmezse muris sözleşmeyi feshedebilir. Mirasçılar da saklı payları zedelenmişse tenkis davası açabilirler.

Evet. Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olur. Ayrıca kendi biyolojik ailesinden de miras almaya devam eder.

Davanın konusuna (tapu iptali, tenkis vb.) ve terekenin değerine göre Adana Barosu tarifesi üzerinden nispi veya maktu olarak belirlenir.

Adana İş Hukuku & İşçi Avukatı

İşçi ve işveren arasındaki ilişkiler, kanunlarla net bir şekilde düzenlenmiştir. Bir iş hukuku avukatı, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıklarda her iki tarafın da haklarını savunur. Adana iş hukuku avukatı;

  • İşe iade davaları

  • Kıdem ve ihbar tazminatı alacakları

  • İş kazaları ve meslek hastalıkları

  • Mobbing (psikolojik taciz) davaları başta olmak üzere iş hukukuyla ilgili bütün hukuki  süreçlerinizi profesyonel şekilde yönetir. 

Adana Sigorta Avukatı

Sigorta şirketleriyle yaşanan uyuşmazlıklar, vatandaşların haklarını almakta zorlandığı alanların başında gelir. Adana Sigorta avukatı, özellikle trafik ve iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, araç değer kaybı gibi konularda uzmanlığıyla süreci yönetir ve hak ettiğiniz tazminatı almanızı sağlar.

YBS Hukuk Yorumu;

“Yıllar içinde edindiğimiz mesleki tecrübe bize şunu öğretti: Hiçbir dava birbirinin aynısı değildir. Her dosyanın arkasında farklı bir hikâye, farklı bir insan ve farklı bir gelecek vardır. Bizim görevimiz sadece kanunları uygulamak değil, aynı zamanda müvekkilimizin içinde bulunduğu durumu anlamak, ona en uygun stratejiyi belirlemek ve bu zorlu yolda ona güven veren bir omuz olmaktır. Adana gibi bir metropolde avukatlık yapmak, hukukun dinamizmini her an hissetmek demektir. Başarı, sadece davayı kazanmak değil, müvekkilin süreçten en az hasarla ve haklarını tam olarak alarak çıkmasını sağlamaktır. YBS Hukuk Bürosu olarak felsefemiz budur.

Yanlış Yöntemlerle İlgili Sizleri Uyarmak Zorundayız!

Hukuki bir sorunla karşılaştığınızda maliyetten kaçınmak amacıyla internetten bulduğunuz hazır dilekçe taslaklarını veya forum sitelerindeki tavsiyeleri kullanmak, yapabileceğiniz en büyük hatalardan biridir. Her hukuki durumun kendine özgü detayları vardır ve bu taslaklar sizin özel durumunuzu yansıtmaz.  Yanlış veya Eksik bilgilerle ilerleteceğiniz hukuki sürecin sonuçları ağır olabilir:

  • Hak Kaybı: Sürelerin kaçırılması veya yanlış talepte bulunulması nedeniyle davanızı veya hakkınızı tamamen kaybedebilirsiniz.

  • Usul Hataları: Mahkemeler usule son derece önem verir. Basit bir usul hatası, davanızın reddedilmesine yol açabilir.

  • Daha Büyük Mali Zararlar: Başta küçük bir maliyetten kaçınırken, sonunda çok daha büyük tazminatlar ödemek veya alacaklarınızdan mahrum kalmak zorunda kalabilirsiniz. Hukuki süreçler “kopyala-yapıştır” ile yönetilemez.

Müvekkilimiz Makbule E. Sordu: Tevkil Yetkisi Nedir? Avukatınıza verdiğiniz vekâletnamede “tevkil yetkisi” ibaresi bulunuyorsa, avukatınızın gerekli gördüğü durumlarda kendi yerine başka bir avukatı görevlendirebileceği anlamına gelir. Bu, özellikle avukatınızın aynı anda başka bir duruşması olması gibi durumlarda hak kaybı yaşamamanız için önemli bir yetkidir. Avukatınız vekaletname düzenlenirken “Tevkil Yetkisi” de vermenizi istiyorsa; avukatınızın tavsiyesine uymanız gerekir. 

YBS Adana Avukatlık Bürosu Avukatları tarafından hazırlanmıştır.

Adana Avukat Y. Buğrahan SEVDİ & YBS Hukuk | Adana Ceza Avukatı, Adana Boşanma Avukatı, Adana Miras Avukatı, Adana İcra Avukatı, Adana Sigorta Avukatı ve Adana İşçi Avukatı alanlarında hizmet vermekte olup, müvekkillerine şeffaf ve net çözümler sunmayı amaçlamaktadır.

Adana Sigorta Avukatı

Sigorta hukuku alanında Adana’da meydana gelen uyuşmazlıklarda uzman hukuki destek sağlamaktayız. Trafik kazaları, iş kazaları ve diğer sigorta tazminat taleplerinde müvekkillerimizin hak ettiği tazminatları alabilmesi için süreçleri yakından takip etmekteyiz. Sigorta şirketleriyle yaşanan tazminat anlaşmazlıklarında müzakere ve dava yoluyla çözüme ulaşmak için çaba sarf etmekte, Adana sigorta avukatı olarak her türlü sigorta uyuşmazlığında müvekkillerimizle birlikte hareket etmekteyiz.

Adana İş Hukuku Avukatı

İş hukuku ve işçi-işveren uyuşmazlıklarında Adana’da hem işçi hem işveren tarafına yönelik danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktayız. Kıdem ve ihbar tazminatı, iş kazası tazminatları, mobbing ve haksız fesih gibi konular başta olmak üzere iş hukukundaki uyuşmazlıklarda müvekkillerimizin yasal haklarını savunmaktayız. İşe iade davaları ve arabuluculuk süreçlerinde deneyimli ekibimizle en etkin stratejileri geliştirmekte, Adana iş hukuku avukatı olarak çalışma hayatından doğan her türlü hukuki sorunda çözüm ortağı olmaktayız

Adana İcra Avukatı

İcra ve iflas hukuku kapsamında Adana’da borç tahsili ve hukuki takip işlemlerini titizlikle yürütmekteyiz. Alacaklılar için alacağın tahsili, borçlular için ise hakların korunması ve borç yapılandırma konularında danışmanlık sağlamaktayız. Haciz işlemleri, icra takibine itiraz ve borçların yeniden yapılandırılması süreçlerinde müvekkillerimize rehberlik etmekte, Adana icra avukatı olarak finansal uyuşmazlıklarda yasal yollarla çözüm üretmekteyiz.

YBS Hukuk | Adana Avukatlık Bürosu

acil bir hukuki sorununuz mu var?

Hukuki sorunlar her an karşımıza çıkabilir ve bazı durumlar acil müdahaleyi gerektirmektedir. Adana YBS Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimizin 7/24 bize ulaşabilmesini sağlayarak acil durumlarda yanlarında olmaya özen göstermekteyiz. Gece veya gündüz, tatil veya hafta sonu farketmeksizin;  örneğin bir gözaltı, acil bir arama işlemi veya bir kazaya bağlı hukuki işlemler gibi acil durumlar söz konusu olduğunda anlık hukuki destek sunmaktayız. Adana’da acil avukat ihtiyacınız doğduğunda Whatsapp veya Telefon irtibat bilgilerimiz aracılığıyla bize dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz. Zamanın kritik önem taşıdığı acil durumlarda haklarınızı korumak için tarafımızca hızla harekete geçilerek, gerekli bütün hukuki adımlar atılacaktır.

YBS Hukuk  | Adana Avukatlık Bürosu olarak,  Hukuki İhtilafınızda yanınızdayız!

YBS Hukuk | Adana Avukatlık Bürosu Hukuki Makaleler ve Örnek Dilekçeler

YBS Hukuk | Adana Avukatlık Bürosu olarak sürekli değişen kanun maddeleri ve dinamik yargıtay görüşleri ışığında düzenli aralıklarla makaleler üretmekte, hukuki ihtilaflarlarınızda işinize yarayabilecek hukuki örnek dilekçeleri kullanımınıza sunmaktayız.

Cemalpaşa Mahallesi Cevat Yurdakul Caddesi Sular Plaza K: 9 D: 27 Seyhan/Adana

ybs@ybshukuk.com.tr

+90 507 007 0 YBS

Hafta İçi: 09:00 | 17:00

YBS Hukuk | Adana Avukatlık bürosu İletişim formu

Yararlı Linkler