Bu sayfayı yapay zeka ile özetleyin
Sayfanın hukuki içeriğini saniyeler içinde okuyun; önemli noktalar ve somut ayrıntılar tek kartta toplansın.
Bu sayfa, YBS Hukuk internet sitesindeki örnek hukuki dilekçe arşivinin giriş noktasıdır ve ziyaretçiyi uyuşmazlığının ait olduğu hukuk dalına yönlendirir. Ceza, aile ve boşanma, miras, icra, iş, sigorta ile idare hukuku olmak üzere yedi arşive bağlantı verir; her arşivde o dalda kullanılan dilekçe türleri, merci ve süreler ele alınır.
Sayfa ayrıca ortak usul kurallarını açıklar. Dava dilekçesinin içeriği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinde sayılmıştır. Cevap süresi aynı Kanunun 127. maddesine göre iki hafta, idari yargıda dava açma süresi 2577 sayılı Kanunun 7. maddesine göre altmış gün, ödeme emrine itiraz süresi 2004 sayılı Kanunun 60. maddesine göre yedi gündür. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi 5237 sayılı Kanunun 73. maddesi uyarınca altı aydır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2025/565 sayılı kararına göre uyuşmazlık mahkeme önüne dava dilekçesiyle getirilir.
Bu özet yapay zeka tarafından üretilmiştir ve genel bilgilendirme amacı taşır. Somut hukuki süreçler için birebir değerlendirme gerekir.
Örnek hukuki dilekçeler, bir talebin mahkemeye, Cumhuriyet başsavcılığına, icra dairesine veya idareye hangi başlıklarla ve hangi sırayla sunulacağını gösteren şablon metinlerdir. Bu sayfa ceza, aile ve boşanma, miras, icra, iş, sigorta ve idare hukuku olmak üzere yedi hukuk dalının dilekçe arşivine açılan giriş noktasıdır; her dalda hangi dilekçenin hangi mercie ve hangi süre içinde verileceği, ilgili arşiv sayfasında ayrı ayrı açıklanır.
Örnek Hukuki Dilekçe Nedir ve Hazır Şablon Tek Başına Neden Yeterli Olmaz?
Dilekçe, bir kişinin hukuki talebini yetkili mercie yazılı olarak ilettiği usul belgesidir. Talebin içeriği kadar, hangi bilgilerin hangi başlık altında yer aldığı da sonucu etkiler; çünkü usul kanunları dilekçenin taşıması gereken unsurları tek tek saymıştır. Örnek dilekçe, bu unsurların yerini ve sırasını göstererek eksik başvuru riskini azaltır.
Bununla birlikte şablon, uyuşmazlığın kendisini çözmez. Aynı başlığı taşıyan iki dosyada talep sonucu, dayanılan vakıalar ve delil listesi tamamen farklı olabilir. Şablonun boş bıraktığı yerler, dosyanın kendi olgularıyla doldurulmadığı sürece dilekçe işlevini görmez. Bu nedenle arşivdeki metinler, doldurulup olduğu gibi sunulacak hazır belge olarak değil, kendi dilekçenizi yazarken karşılaştıracağınız yapı örneği olarak düşünülmelidir.
Şablonun ikinci sınırı süredir. Dilekçenin içeriği kusursuz olsa bile kanuni süre geçtikten sonra sunulması hâlinde talep esastan incelenmeyebilir. Aşağıdaki bölümlerde önce yedi hukuk dalının arşivi, ardından bütün dilekçeler için geçerli olan şekil şartları ve süre kuralları ele alınmıştır.
Örnek metinlerden en verimli biçimde yararlanmanın yolu, şablonu doldurmadan önce üç soruyu yanıtlamaktan geçer. Birincisi, talebin muhatabı kimdir: karşı taraf bir kişi mi, bir şirket mi yoksa bir idare mi? Bu yanıt, hangi yargı koluna başvurulacağını ve dolayısıyla hangi arşivin kullanılacağını belirler. İkincisi, elde hangi belgeler vardır ve hangileri başka kurumlardan istenecektir? Delil listesi ancak bu envanter çıkarıldıktan sonra anlamlı biçimde doldurulabilir. Üçüncüsü, süre ne zaman işlemeye başlamıştır? Süre çoğu hâlde bir tebligatla başladığı için, elde tebligat evrakı varsa üzerindeki tarih esas alınmalıdır.
Bu üç soru yanıtlandığında şablonun hangi bölümlerinin dosyaya uyduğu, hangilerinin çıkarılması gerektiği kendiliğinden görünür hâle gelir. Arşivdeki metinler, bu çalışmayı yapmış bir okuyucu için yol gösterici olacak biçimde düzenlenmiştir.
Dilekçe Türleri: Dava Dilekçesi, Cevap Dilekçesi ve Ara Dilekçeler
Örnek hukuki dilekçeler arşivinde yer alan metinler tek bir kalıba ait değildir. Bir dosyada birbirinden farklı işlev gören en az üç tür dilekçe kullanılır ve her birinin tabi olduğu kural farklıdır. Aradığınız şablonu seçerken önce hangi türe ihtiyaç duyduğunuzu belirlemek, yanlış metinle yola çıkma riskini ortadan kaldırır.
Dava dilekçesi, uyuşmazlığı mahkemenin önüne getiren ve yargılamanın çerçevesini çizen metindir. Cevap dilekçesi, kendisine dava yöneltilen tarafın savunmasını ve karşı vakıalarını sunduğu metindir. Ara dilekçeler ise yargılama devam ederken belirli bir işlem için verilir: süre uzatımı talebi, delil sunumu, tanık listesi bildirimi, dosya inceleme ve suret alma talebi bu gruptadır. Ara dilekçeler kısa tutulur ve yalnızca istenen işlemi konu edinir; içine savunmanın esasına ilişkin tartışma taşınmaz.
| Tür | İşlevi | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Dava dilekçesi | Uyuşmazlığı mahkemeye taşır, talebin sınırını belirler | Zorunlu unsurları kanunda sayılmıştır; talep sonucu açık yazılır |
| Cevap dilekçesi | Savunmayı ve karşı vakıaları sunar | Tebliğden itibaren iki haftalık süreye tabidir |
| Ara dilekçe | Yargılama sırasında tek bir işlem talep eder | Kısa tutulur, esasa ilişkin tartışma taşınmaz |
| Kanun yolu dilekçesi | Karara karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapar | Süre, gerekçeli kararın tebliğinden işlemeye başlar |
| İdari başvuru dilekçesi | Dava açmadan önce idareye başvurur | Dava açma süresine etkisi ayrıca değerlendirilir |
Bu ayrım pratikte önemlidir, çünkü bir dava dilekçesi şablonunun ara talep için kullanılması gereksiz uzunlukta ve konu dışı bir metin doğurur. Bunun tersi de geçerlidir: ara dilekçe kalıbıyla yazılan bir dava dilekçesi, vakıa ve delil gösterimi bakımından eksik kalır. Aşağıdaki arşivlerde her hukuk dalı için bu türlerin hangisinin daha sık kullanıldığı ayrıca belirtilmiştir.
Hukuk Dalına Göre Örnek Dilekçe Arşivleri
Aradığınız metni bulmanın en hızlı yolu, uyuşmazlığın ait olduğu hukuk dalından ilerlemektir. Yedi arşivin her biri, o dalda en sık kullanılan dilekçe türlerini, başvurulacak mercii ve dikkat edilmesi gereken süreleri birlikte ele alır.
Ceza Hukuku Dilekçeleri
Ceza sürecinde dilekçe, hem suçtan zarar görenin hem de şüpheli ve sanığın başvurduğu temel araçtır. Suç duyurusu ve şikâyet dilekçesi soruşturmayı başlatır; kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz, soruşturmanın yeniden açılmasını sağlayabilir. Kovuşturma aşamasında ise savunma dilekçesi, tahliye talebi, adli kontrol tedbirinin kaldırılması istemi ve kanun yolu başvuruları gündeme gelir. Bu metinlerin tamamı ve tabi oldukları süreler için ceza hukuku örnek dilekçeleri arşivine bakabilirsiniz.
Aile ve Boşanma Hukuku Dilekçeleri
Aile hukukunda dilekçenin kurgusu, davanın anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi yürüyeceğine göre değişir. Anlaşmalı boşanmada protokol dilekçenin ayrılmaz parçasıdır ve velayet, nafaka ile mal paylaşımına ilişkin iradenin tamamını yansıtmalıdır. Çekişmeli boşanmada ise kusura dayanak olan vakıaların sıra numarasıyla ve delilleriyle birlikte gösterilmesi gerekir. Nafaka artırımı, velayetin değiştirilmesi ve tedbir talepleri için hazırlanan örnekler aile ve boşanma hukuku örnek dilekçeleri sayfasında toplanmıştır.
Miras Hukuku Dilekçeleri
Miras uyuşmazlıklarında dilekçelerin bir kısmı çekişmesiz yargıya, bir kısmı ise dava yoluna aittir. Mirasçılık belgesi talebi ve mirasın reddi beyanı çekişmesiz nitelikteyken, tenkis ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali istemleri çekişmeli dava olarak görülür. Terekede ortaklığın giderilmesi ise ayrı bir usule tabidir. Hangi talebin hangi mahkemeye yöneltileceği miras hukuku örnek dilekçeleri arşivinde açıklanmıştır.
İcra Hukuku Dilekçeleri
İcra takibinde dilekçeler kısa sürelerle çevrilidir ve çoğu doğrudan icra dairesine ya da icra mahkemesine verilir. Ödeme emrine itiraz, taksitlendirme talebi, haczedilmezlik şikâyeti ve itirazın iptali dava dilekçesi bu grubun başında gelir. Süreler gün hesabıyla işlediği için metnin hazırlanmasından çok, zamanında sunulması belirleyicidir. Ayrıntılar icra hukuku örnek dilekçeleri sayfasındadır.
İş Hukuku Dilekçeleri
İşçilik alacağı ve işe iade uyuşmazlıklarında dava dilekçesinden önce arabuluculuk aşaması bulunur; son tutanak, dava dilekçesinin eki hâline gelir. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ile yıllık izin ücreti taleplerinde alacak kalemlerinin ayrı ayrı ve hesaplanabilir biçimde gösterilmesi beklenir. Fesih bildirimine itiraz ve iş kazası bildirimi gibi dava dışı metinler de aynı arşivdedir: iş hukuku örnek dilekçeleri.
Sigorta Hukuku Dilekçeleri
Sigorta uyuşmazlıklarında sürecin ilk adımı, sigorta şirketine yapılan yazılı başvurudur; bu başvuru yapılmadan tahkim yoluna gidilmesi mümkün olmaz. Başvurunun reddi veya cevapsız kalması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna ya da mahkemeye gidilebilir. Trafik kazası kaynaklı maddi hasar, değer kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatı talepleri için hazırlanan metinler sigorta hukuku örnek dilekçeleri arşivinde yer alır.
İdare Hukuku Dilekçeleri
İdari uyuşmazlıklarda dilekçe, idari işlemin iptali veya doğan zararın giderilmesi istemiyle açılan davanın temelidir. Dava açmadan önce üst makama başvurulması ihtiyari olmakla birlikte, bu başvurunun dava açma süresine etkisi vardır. Disiplin soruşturmasında verilen savunma metni de idari sürecin önemli bir parçasıdır. Bu metinler ve süre hesapları idare hukuku örnek dilekçeleri sayfasında ele alınmıştır.
Dilekçe Yazarken Uyulması Gereken Usul ve Şekil Şartları Nelerdir?
Hukuk yargılamasında dava dilekçesinin içeriği kanunla belirlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi, dava dilekçesinde bulunması gereken hususları bentler hâlinde saymıştır.
"Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası."
(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119/1.)
Kaynak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu - mevzuat.gov.tr
Aynı maddenin ikinci fıkrası, eksikliğin sonucunu da düzenlemiştir. Mahkemenin adı, davanın konusu ve değeri, vakıaların özetleri, delillerin gösterilmesi ve hukuki sebepler dışındaki hususlar eksikse hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde eksiklik giderilmezse dava açılmamış sayılır. Yani bazı eksiklikler onarılabilirken, vakıa ve delil gösterimindeki eksiklik aynı korumadan yararlanmaz.
| Unsur | Neden önemli |
|---|---|
| Vakıaların sıra numarası altında özetlenmesi | Hangi olgunun hangi delille ispat edileceğinin izlenebilmesini sağlar. |
| Her vakıa için delil gösterimi | Delilsiz bırakılan vakıa, ispat edilmemiş sayılma riski taşır. |
| Açık talep sonucu | Mahkeme, talepten fazlasına veya başkasına karar veremez. |
| İmza | İmzasız dilekçe, tamamlanması istenen eksiklikler arasındadır. |
| Harç ve gider avansı | Yatırılmaması hâlinde dosya işlemden kaldırılabilir. |
Harç ve gider avansı da dilekçenin kaderini etkiler. Aynı Kanunun 120. maddesine göre davacı, yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca her yıl çıkarılan tarifede belirlenen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır; avansın yetersiz kaldığı sonradan anlaşılırsa tamamlanması için iki haftalık kesin süre verilir. Delil olarak dayanılan belgelerin dilekçeyle birlikte sunulması ise 121. maddenin konusudur.
Ceza sürecinde şekil çok daha esnektir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir ve yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar ilgili başsavcılığa gönderilir. Buna karşılık idari yargıda ve icra takibinde şekil ve süre kuralları yeniden sıkılaşır.
Dilekçe Hangi Mercie Verilir?
Doğru metni yazmak kadar doğru kapıya götürmek de önemlidir. Yanlış mercie verilen dilekçe her zaman ilgili yere gönderilmez; bazı hâllerde süre kaybına yol açar. Aşağıdaki tablo, yedi hukuk dalında başvurunun ilk olarak nereye yapıldığını özetlemektedir.
| Alan | İlk başvuru mercii |
|---|---|
| Ceza | Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk; kovuşturmada görevli ceza mahkemesi |
| Aile ve boşanma | Aile mahkemesi; bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi |
| Miras | Sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemesi, talebin niteliğine göre |
| İcra | İcra dairesi; şikâyet ve itirazın kaldırılmasında icra mahkemesi |
| İş | Arabuluculuk bürosu, ardından iş mahkemesi |
| Sigorta | Sigorta şirketi, ardından Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme |
| İdare | İlgili idare veya doğrudan idare mahkemesi |
Adliyeye elden verilen dilekçeler tevzi bürosu üzerinden mahkemeye dağıtılır. Avukat aracılığıyla yürütülen dosyalarda başvurular Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden elektronik olarak yapılabilir; bu durumda kayıt anı, dilekçenin sisteme yüklendiği andır. Süresi dolmak üzere olan bir başvuruda bu ayrım belirleyici olabilir.
Yargıtay Kararlarında Dilekçenin Kapsamı Nasıl Belirlenir?
Dilekçenin yargılamayı ne ölçüde bağladığı, uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.04.2026 tarihli kararında meselenin çıkış noktasını şöyle ortaya koymuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2025/565, K.2026/259, 15.04.2026
"Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24. maddesinin 1. bendinde de açıkça ifade edildiği üzere hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Medeni yargılamanın konusunu oluşturan uyuşmazlıklar özel hukuka ilişkin olduğundan bu uyuşmazlıklara bakılabilmesi kural olarak uyuşmazlığın taraflarından birinin (davacı tarafın) mahkemeden talep etmesine bağlıdır. Uyuşmazlık ise mahkeme önüne dava dilekçesiyle getirilir."
Bu tespit, şablon kullanımının neden dikkat gerektirdiğini açıklar. Mahkeme kendiliğinden bir talebi incelemeye alamayacağına göre, dilekçede yazılmayan bir istem yargılamanın konusu hâline gelmez. Şablondan silinen ya da doldurulmadan bırakılan bir talep, sonradan hatırlandığında her zaman eklenemeyebilir.
Aynı kararda Genel Kurul, dilekçelerin verilmesinden sonraki ön inceleme aşamasının işlevini de belirlemiştir. Kararda ön inceleme tutanağının "yargılamanın yolunu gösteren bir yol haritası" niteliğinde olduğu belirtilmiş ve mahkemenin, 6100 sayılı Kanunun 140. maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükümle "davanın taraflarına tutanakta yer almayan hususların tahkikatın konusu olamayacağı" yönünde tespit yapmış olduğu vurgulanmıştır. Dilekçede kurulan çerçevenin, ön inceleme aşamasında bir kez daha sabitlendiği anlaşılmaktadır.
Genel Kurul somut uyuşmazlığı çözerken de dilekçenin bütününe bakmış, yalnızca sonuç kısmıyla yetinmemiştir. Kararda, talebin kapsamı belirlenirken "dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi" birlikte gözetilmiş; dilekçenin başında yapılan açıklama ile sonuç ve istem kısmı karşılaştırılarak direnme kararının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Karar oy birliğiyle verilmiştir. Buradan çıkan pratik sonuç şudur: dilekçenin giriş bölümünde yapılan açıklama da talebin kapsamına dâhildir; giriş ile netice kısmının birbiriyle çelişmemesi gerekir.
Dilekçede kullanılan hukuki nitelendirmenin bağlayıcı olup olmadığı ise ayrı bir sorundur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kanun yararına temyiz üzerine verdiği 05.05.2026 tarihli kararında bu noktayı açıkça ele almıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2026/3039, K.2026/2767, 05.05.2026, kanun yararına bozma
"Davacının dava dilekçesinde talebini 'istirdat' olarak nitelendirmiş olması mahkemeyi bağlamayacak olup, istemin hukuki niteliğinin, 2004 sayılı Kanunun 72. maddesinde düzenlenen istirdat davası olarak değil, sebepsiz zenginleşmeye ve fazla ödemenin iadesine dayalı genel hükümler çerçevesinde bir alacak davası olarak değerlendirilmesi gerekir."
Karar, dilekçede seçilen etiketin değil, anlatılan olgunun belirleyici olduğunu göstermektedir. Aynı kararda daire, tarafların yalnızca maddi vakıaları ileri sürmekle yükümlü olduğunu, bu vakıaların hukuki tavsifini yapmanın ve uygulanacak hukuk kurallarını belirlemenin hâkimin görevi olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle şablonda geçen dava adının dosyaya birebir uymaması tek başına sonucu belirlemez; asıl risk, olguların eksik anlatılmasıdır.
Aynı kararın ikinci tespiti vekâlet ücretine ilişkindir. Daire, dava değeri 9.822,00 TL olmasına rağmen davalı lehine 18.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesini, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine aykırı bulmuş ve vekâlet ücretinin reddedilen dava değerini aşacak şekilde belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade etmiştir. Dilekçede dava değerinin doğru gösterilmesinin, yalnızca harç bakımından değil yargılama gideri riski bakımından da önem taşıdığı görülmektedir.
Dilekçelerde Süreler ve Hak Düşürücü Süre Uyarıları
Süre, dilekçe hukukunda içerikten önce gelir. Kanuni süresi içinde verilmeyen dilekçe, ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun esastan incelenmeyebilir. Aşağıdaki süreler kanun metninden alınmıştır; somut dosyanızda sürenin ne zaman başladığı tebligat tarihine göre değişir.
Hukuk yargılamasında cevap dilekçesi için tanınan süre, 6100 sayılı Kanunun 127. maddesine göre dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevabın bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde, yine bu süre içinde mahkemeye başvuran davalıya bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Ek süre kendiliğinden işlemez; talep edilmesi gerekir.
Ceza hukukunda şikâyet hakkı için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi altı aylık süre öngörmüştür. Bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Aynı maddeye 2024 yılında eklenen cümleyle, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçu bakımından şikâyet süresinin her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceği kabul edilmiştir.
İdari yargıda genel dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Aynı Kanunun 11. maddesine göre işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi dava açma süresi içinde üst makamdan istenebilir ve bu başvuru işlemeye başlamış olan süreyi durdurur; otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
İcra takibinde süreler gün hesabıyla işler. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca ödeme emri, borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi ihtarını içerir; borca veya alacaklının takip hakkına yönelik itirazın da aynı süre içinde bildirilmesi gerekir. İtiraz üzerine takip durur ve alacaklı, aynı Kanunun 67. maddesine göre itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini isteyebilir.
Dilekçede Delil Gösterimi ve Ekler Nasıl Düzenlenir?
Bir dilekçenin gücü, anlattığı olayın belgeyle desteklenip desteklenmediğinde ortaya çıkar. Hukuk yargılamasında her vakıanın hangi delille ispat edileceğinin gösterilmesi kanuni bir zorunluluktur; delil olarak dayanılan belgelerin dilekçeyle birlikte sunulması ise 6100 sayılı Kanunun 121. maddesinde belgelerin birlikte verilmesi başlığı altında düzenlenmiştir. Bu nedenle örnek dilekçelerdeki delil listesi bölümü, doldurulması en çok özen isteyen kısımdır.
Uygulamada işleyen düzen şöyledir: ekler sırayla numaralandırılır, dilekçe metninde ilgili olayın anlatıldığı yerde ek numarasıyla anılır ve dilekçenin sonunda ekler listesi hâlinde tekrarlanır. Böylece okuyan kişi, hangi belgenin hangi iddiayı desteklediğini metinden ayrılmadan görebilir. Ek numarası verilmeden dosyaya konulan belgeler, dosya kalınlaştıkça hangi iddiaya ait olduğu anlaşılamayan yığına dönüşür.
Delil listesi hazırlanırken yalnızca elde bulunan belgeler değil, başka kurumlardan getirtilmesi istenen kayıtlar da gösterilir. Banka kayıtları, tapu ve trafik kayıtları, sosyal güvenlik hizmet dökümü, kamera görüntüleri ve kurum yazışmaları bu gruptadır. Bu tür deliller için dilekçede yalnızca belgenin adı değil, hangi kurumdan ve hangi döneme ilişkin olarak isteneceği de belirtilir. Tanık deliline dayanılıyorsa, tanığın hangi vakıayı ispat edeceğinin ayrıca gösterilmesi beklenir.
Elektronik ortamda yapılan başvurularda eklerin okunabilir çözünürlükte taranması ve doğru sırayla yüklenmesi gerekir. Çok sayıda belge bulunan dosyalarda, eklerin tek bir dosyada birleştirilerek numaralı biçimde sunulması hem yükleme sınırlarını aşmamayı hem de düzenin korunmasını sağlar.
Dilekçenin Dili ve Biçimi Nasıl Olmalıdır?
Dilekçe, edebi bir metin değil usul belgesidir. Amaç, okuyan hâkimin olayı en kısa sürede kavraması ve talebin ne olduğunu tereddütsüz anlamasıdır. Bu nedenle uzun ve iç içe geçmiş cümleler yerine, her biri tek bir olguyu aktaran kısa paragraflar tercih edilir. Vakıaların sıra numarası altında özetlenmesi kuralı da esasen bu okunabilirlik amacına hizmet eder.
İkinci ölçüt tutarlılıktır. Dilekçenin giriş bölümünde çizilen çerçeve ile netice kısmındaki talep birbirini karşılamalıdır; ikisi arasındaki fark, talebin kapsamı tartışmalı hâle geldiğinde aleyhe yorumlanabilir. Aynı şekilde, metinde geçen tarih ve tutarların eklerdeki belgelerle birebir uyuşması gerekir. Şablondan devralınan ve dosyayla ilgisi bulunmayan bir tarih, metnin bütününe duyulan güveni zedeler.
Üslup bakımından ölçülü bir dil kullanılması yerinde olur. Karşı tarafa yönelik nitelendirmeler yerine olgunun kendisinin anlatılması, hem metnin inandırıcılığını artırır hem de gereksiz uyuşmazlık doğmasını önler. Son olarak dilekçe, imzalanmadan ve varsa vekâletname ile birlikte sunulmadan tamamlanmış sayılmaz.
Örnek Dilekçe Kullanırken Sık Yapılan Hatalar
- Şablondaki örnek olayın olduğu gibi bırakılması. Metinde kalan yabancı tarih, tutar veya taraf adı, dilekçenin dosyayla ilgisiz görünmesine yol açar.
- Talep sonucunun belirsiz yazılması. Mahkeme talep edilenden fazlasına karar veremeyeceği için, ucu açık bırakılan talep sonradan genişletilemeyebilir.
- Vakıaların anlatılıp delillerin gösterilmemesi. Her vakıanın hangi delille ispat edileceğinin ayrı ayrı belirtilmesi kanuni bir zorunluluktur.
- Eklerin dilekçeyle birlikte sunulmaması. Sonradan sunulacağı düşünülen belgeler, usul kuralları nedeniyle dosyaya girmeyebilir.
- Sürenin tebliğ tarihi yerine öğrenme tarihinden hesaplanması. Süreler çoğu hâlde usulüne uygun tebligatla başlar.
- Yanlış mercie başvurulması. Görevli veya yetkili olmayan mercie verilen dilekçe, süre bakımından koruma sağlamayabilir.
- İnternette bulunan eski tarihli şablonların kullanılması. Kanun yolu süreleri ve başvuru mercileri değişebilmektedir.
- Harç ve gider avansının eksik yatırılması. Tamamlanması için verilen kesin süre kaçırıldığında dosya işlemden kaldırılabilir.
Örnek Hukuki Dilekçeleri Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli ve Avukatla Ne Zaman Çalışılmalı?
Arşivdeki metinler, sürecin nasıl işlediğini anlamak ve hazırlanacak dilekçenin yapısını görmek için hazırlanmıştır. Bir şablonun kendi dosyanıza uygun olup olmadığını anlamanın ölçütü şudur: dilekçedeki her cümlenin karşılığı dosyanızda bir olguya veya belgeye dayanıyorsa metin işlevini görüyor demektir. Dayanmıyorsa, o cümle çıkarılmalı ve yerine dosyanın kendi olgusu yazılmalıdır.
Uyuşmazlığın süreye bağlı olduğu, karşı tarafın vekille temsil edildiği veya talebin birden fazla hukuk dalını ilgilendirdiği hâllerde sürecin bir avukatla yürütülmesi yerinde olur. Ceza soruşturmasında ifade ve savunma aşaması için Adana ceza avukatı, aile hukukundan doğan taleplerde Adana boşanma avukatı, takip ve haciz süreçlerinde ise Adana icra avukatı sayfalarımızdaki bilgilerden yararlanabilirsiniz.
Avukatla çalışılan hâllerde de dosyanın sahibi olan kişinin katkısı belirleyicidir. Olayların kronolojik sırasıyla yazılı olarak aktarılması, elde bulunan belgelerin tarih sırasına konulması ve tebligat evrakının saklanması, dilekçenin hazırlanmasını hızlandırır ve süre hesabındaki belirsizliği ortadan kaldırır. Bu hazırlık yapılmadan başlanan dosyalarda, çoğu zaman en çok vakit alan aşama hukuki değerlendirme değil, olgunun yeniden kurulmasıdır.
Yedi arşivin tamamı düzenli olarak gözden geçirilmekte, kanun değişikliklerinde ilgili metinler güncellenmektedir. Kanun yolu sürelerinin ve başvuru mercilerinin zaman içinde değişebildiği dikkate alınarak, kullanılacak şablonun güncel sürümünün esas alınması önerilir. Aradığınız dilekçeyi bulmak için yukarıdaki hukuk dalı başlıklarından ilerleyebilirsiniz.
Detaylı ve doğru bilgi için Av. Yakup Buğrahan SEVDİ ile görüşme randevusu almanız tavsiye edilir.
Bu Sayfayı Paylaş
Yakup Buğrahan SEVDİ
"Adalet mülkün temelidir."
Hz. Ömer
Adana Avukat | Adana Ceza, Boşanma Avukatı Y. Buğrahan SEVDİ, her dilekçe örneğinin bilgi amaçlı olduğunu hatırlatır. Şablonu olduğu gibi kullanmak yerine somut dosyanıza uygun savunma için profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Dosyanız için Adana avukatı ile görüşmek istiyorsanız iletişim sayfamızdan randevu talep edebilirsiniz.
İletişime Geç