12. Yargı Paketi IBAN Mağdurları: Dolandırıcılıkta Ceza İndirimi (TCK 157-158)
Yapay Zeka Destekli

Bu sayfayı yapay zeka ile özetleyin

Sayfanın hukuki içeriğini saniyeler içinde okuyun; önemli noktalar ve somut ayrıntılar tek kartta toplansın.

Sayfanın YZ Özeti

7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 13. maddesi Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine dördüncü fıkrayı eklemiştir. Fıkra, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştiraki, hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları haksız menfaat amacıyla vermek fiiliyle sınırlı kalan kişilerde cezayı yarı oranında indirmektedir. Kanun metninde IBAN kelimesi geçmemekte, aracı kurumlar da kapsama alınmaktadır. Kapsam 157. maddeyi de içermektedir. Geçici 1. maddenin altıncı fıkrası, dosyası istinaf veya temyiz incelemesinde olanlar için bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince bozma ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yolunu getirmiştir. Yedinci fıkra ise infaz aşamasındaki hükümlülerden haklarında daha önce TCK 168 uygulanmamış olanlara, ihtardan itibaren altı ay içinde zararı gidermeleri hâlinde etkin pişmanlıktan yararlanma imkânı tanımakta; zarar giderilinceye kadar bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesini yasaklamaktadır. Düzenleme af değildir.

Bu özet yapay zeka tarafından üretilmiştir ve genel bilgilendirme amacı taşır. Somut hukuki süreçler için birebir değerlendirme gerekir.

Panoya kopyalandı

12. Yargı Paketi IBAN Mağdurları: Dolandırıcılıkta Ceza İndirimi (TCK 157-158) | Adana YBS Avukatlık

14 dk okuma Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ

12. Yargı Paketi, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşmış; 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 7589 sayılı Kanun olarak yürürlüğe girmiştir. Paketin en çok merak edilen bölümü, kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen kişilerle ilgilidir. Kanun'un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra uyarınca; banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları haksız bir menfaat sağlamak amacıyla başkasına veren ve suça katkısı yalnızca bu fiil ile sınırlı kalan kişiler bakımından, dolandırıcılık (TCK 157) ve nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) suçlarına iştirakte belirlenecek ceza yarı oranında indirilmektedir. Bu düzenleme bir af niteliği taşımamakta; belirli koşulları taşıyan kişiler için ceza indirimi anlamına gelmektedir.

12. Yargı Paketi Nedir ve Ne Zaman Yürürlüğe Girer?

12. Yargı Paketi, ceza ve yargılama mevzuatında bir dizi değişiklik içeren kanun teklifidir. Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda 25 Haziran 2026 tarihinde, Genel Kurul'da ise 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilerek yasalaşmıştır. Kanun, "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" adıyla ve 7589 kanun numarasıyla, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Yürürlük tarihi, Kanun'un 26. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Kanun'un maddelerinin büyük bölümü yayımı tarihinde, yani 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir. Bu yazının konusunu oluşturan ve Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine dördüncü fıkrayı ekleyen 13. madde ile geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 1. madde de bu kapsamdadır. Buna karşılık Kanun'un 11, 12 ve 22. maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra, 3. maddesi ise 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmektedir.

Pakette kamuoyunun gündemine oturan başlık, banka hesabını veya IBAN bilgisini başkasına kullandırdığı için dolandırıcılık suçundan yargılanan geniş bir kesime yönelik ceza indirimidir. Bu düzenlemenin yanı sıra pakette hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve infaz uygulamalarına ilişkin başka değişiklikler de yer almaktadır. Yazımızda IBAN ve dolandırıcılık boyutuna odaklanılmakta; hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi başlıklar ceza hukuku makaleleri bölümünde ayrıca tarafımızca ele alınmıştır.

Uygulamada "IBAN mağduru" ifadesi, çoğu zaman iş bulma vaadi, küçük bir maddi çıkar ya da arkadaşlık ilişkisi nedeniyle kendi banka hesabını, kartını veya IBAN bilgisini bir başkasına kullandıran; sonrasında bu hesabın dolandırıcılık parasının aktarılmasında kullanıldığını öğrenen kişileri ifade etmektedir. Bu kişiler genelde esas dolandırıcıyı tanımamakta, paraya erişmemekte, çekmemekte ve kullanmamaktadırlar.

Yeni düzenlemenin sağladığı indirimden yararlanabilmek için önemli bir sınır bulunmaktadır. Kişinin suça katkısının yalnızca hesap erişim bilgisini (IBAN, kart, şifre veya benzeri zorunlu araçları) başkasına vermekle sınırlı kalması gerekmektedir. Kişi, dolandırıcılık planının kurgusuna, mağdurla iletişime veya paranın yönlendirilmesine bizzat katılmışsa, artık katkısının yalnızca bilgi vermekle sınırlı olduğu kabul edilmemekte ve indirim koşulları farklı değerlendirilmektedir. Her dosya kendi somut delilleri üzerinden incelendiğinden, kişinin gerçek rolünün doğru ortaya konulması belirleyici olmaktadır.

TCK 157 ve 158: Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Cezaları

Konunun anlaşılabilmesi için öncelikle mevcut cezaların bilinmesi gerekmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi dolandırıcılığın temel biçimini düzenlemektedir.

Türk Ceza Kanunu m.157/1 | Dolandırıcılık "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir."

(Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.157)

Suçun nitelikli hâlleri ise 158. maddede sayılmaktadır. Banka hesaplarının ve IBAN'ın kullanıldığı dolandırıcılıklar, çoğunlukla bu maddenin (f) bendi kapsamına girmektedir: bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık. TCK 158/1'e göre bu suç üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılmaktadır. Kanun, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırını dört yıldan, adlî para cezasını ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak şekilde belirlemiştir. Yani banka aracılığıyla işlenen dolandırıcılıkta ceza dört yıldan başlamaktadır.

Ayrıca TCK 158/3 uyarınca, bu suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında; bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılmaktadır. Görüldüğü üzere, hesabını kullandıran kişi hakkında verilebilecek ceza, hiçbir indirim uygulanmadığında oldukça yüksek kalmaktadır. Yeni düzenlemenin önemi de buradan kaynaklanmaktadır.

Dolandırıcılık Suçunda Mevcut Ceza Aralıkları (2026)

Suç / DurumKanunHapis cezası
Basit dolandırıcılıkTCK 157/11-5 yıl
Nitelikli dolandırıcılık (genel)TCK 158/13-10 yıl
Banka/bilişim aracılığıyla (IBAN dahil)TCK 158/1-f4-10 yıl
Üç veya daha fazla kişiyleTCK 158/3Ceza yarı oranında artırılır
Suç örgütü faaliyeti çerçevesindeTCK 158/3Ceza bir kat artırılır

Yeni Ceza İndirimi ve İndirim Oranları

İndirim, 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkrada düzenlenmiştir. Fıkranın resmî metni şöyledir:

Türk Ceza Kanunu m.158/4 | 7589 s.K. m.13 ile eklenen fıkra "(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir."

(Kaynak: 7589 sayılı Kanun m.13, RG 31.07.2026 | 33326)

Fıkranın lafzından çıkan dört husus, uygulamada belirleyici olmaktadır. Birincisi, fıkra 158. maddeye eklenmiş olmakla birlikte kapsamı yalnızca nitelikli dolandırıcılıkla sınırlı değildir; metinde "bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirak" denildiğinden basit dolandırıcılık da kapsamdadır. İkincisi, kanun metninde "IBAN" kelimesi geçmemektedir; kanun "hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları" ifadesini kullanmaktadır. IBAN bu kavramın kamuoyundaki karşılığıdır, kanunî terimi değildir. Üçüncüsü, kapsama "aracı kurum" da açıkça dâhil edilmiştir; düzenleme yalnızca bankalarla sınırlı değildir. Dördüncüsü, hesabın fail adına olması şart değildir; metin "kendisine veya başkasına ait" demektedir.

Buna karşılık fıkra iki koşulu açıkça aramaktadır. Kişinin fiili "haksız bir menfaat sağlamak amacıyla" işlemiş olması ve katkısının bu vermek fiiliyle "sınırlı" kalması gerekmektedir. Bu iki ölçüt, indirimin kapısını açan ve kapatan asıl unsurlardır.

Cezası kesinleşerek infaz aşamasına gelmiş kişiler için ise Kanun'un Geçici 1. maddesinin yedinci fıkrasında ayrı bir imkân öngörülmektedir. Bu fıkrayla kanun koyucu zararın giderilmesini teşvik etmekte; anılan kişilerin, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermeleri hâlinde, Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaları mümkün kılınmaktadır.

Ancak bu imkânın gözden kaçırılmaması gereken bir ön koşulu bulunmaktadır. Geçici 1. maddenin yedinci fıkrası, bu haktan yararlanacak kişileri "haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden" olanlarla sınırlamıştır. Yani yargılama sırasında hakkında etkin pişmanlık indirimi zaten uygulanmış bir hükümlü, bu geçiş hükmüne dayanarak ikinci kez aynı indirimden yararlanamamaktadır. Uygulamadaki ilk kararlarda da mahkemelerin bu koşulu özellikle denetlediği görülmektedir.

İndirim Oranları

DurumİndirimDayanak
Katkının yalnızca hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları (IBAN, kart, şifre, kripto hesabı) haksız menfaat amacıyla vermekle sınırlı olmasıCezada yarı (1/2) oranında indirim7589 s.K. m.13 → TCK 158/4
Cezası kesinleşip infaz aşamasında olan ve hakkında daha önce TCK 168 uygulanmamış hükümlülerde, ihtardan itibaren 6 ay içinde zararın tamamen giderilmesiTCK 168/2 etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma7589 s.K. Geçici m.1/(7) → TCK 168/2
Dosyası istinaf veya temyiz incelemesinde olan sanıklarda dördüncü fıkranın uygulanabilir olmasıBAM ceza dairesince bozma; dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi7589 s.K. Geçici m.1/(6)
Devam eden soruşturma veya davada zararın etkin pişmanlıkla giderilmesiKovuşturmadan önce 2/3'e, hükümden önce 1/2'ye kadarTCK 168 (mevcut kanun)

Yukarıdaki oranlar, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun'un resmî metni esas alınarak verilmiştir. Düzenleme, anılan Kanun'un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra olarak yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte indirimin uygulanıp uygulanmayacağı, kişinin katkısının gerçekten "vermek fiiliyle sınırlı" kalıp kalmadığına bağlı olduğundan, somut hesaplamanın her dosya için ayrıca yapılması gerekmektedir.

Bu İndirim Uzlaşma mıdır?

Hayır. Söz konusu düzenleme, uzlaştırma (CMK m.253) kurumundan farklıdır. Uzlaştırma, yalnızca basit dolandırıcılık (TCK 157) suçu bakımından mümkündür; nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) uzlaştırma kapsamına girmemektedir. IBAN üzerinden işlenen dolandırıcılıklar çoğunlukla TCK 158 kapsamında değerlendirildiğinden, bu suçlarda uzlaştırma yoluna gidilememektedir. Buradaki indirim ise uzlaşma değil, zararın giderilmesine bağlı ve etkin pişmanlık mantığıyla işleyen bir ceza indirimidir.

Yargıtay Ne Diyor? Güncel Kararlar

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrasına ilişkin yerleşik bir Yargıtay içtihadı henüz oluşmamıştır. Buna karşılık ilk derece mahkemeleri, Kanun'un yayımlandığı gün itibarıyla uyarlama taleplerini değerlendirmeye başlamıştır. Öte yandan hesabını kullandıran kişinin sorumluluğu meselesi, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından uzun süredir işlenmekte olan bir konudur ve mevcut içtihat, yeni düzenlemenin uygulanacağı zeminin anlaşılması açısından yol gösterici olmaktadır.

Hesabı Ele Geçirilen Kişi İçin Yeniden Yargılama Yolu

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hesabına dolandırıcılık parası yatan ancak hesabının kendi bilgisi dışında ele geçirildiğini öne süren bir hükümlü hakkında, sonradan ortaya çıkan yeni delillerin yeniden yargılamayı gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2026/993 K.2026/2741, 09.03.2026

"...yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra, yapılacak yargılama neticesinde hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği..."

Kararın Tam Metni

Bu karar, hesabına para yatmış olmasının tek başına mahkûmiyet için yeterli olmadığını göstermektedir. Kişinin hesabının gerçekten ele geçirilip geçirilmediği araştırılmadan verilen mahkûmiyet, sonradan ortaya çıkan bilirkişi raporu ve tanık beyanları gibi yeni delillerle yeniden ele alınabilmektedir. Hesabını kaptırdığını düşünen kişiler bakımından, kesinleşmiş bir karar dahi son söz olmayabilmektedir.

İştirak İradesi Somut Delille Araştırılmadan Mahkûmiyet Olmaz

Aynı Daire, hesabına gelen parayı aynı gün iade eden bir sanık bakımından, kişinin suça baştan itibaren iştirak iradesiyle katılıp katılmadığının somut delillerle ortaya konulması gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/34336 K.2026/2553, 04.03.2026

"...sanığın baştan itibaren diğer sanığın eylemlerine iştirak iradesi ile katıldığının tespiti açısından sanık ...'nin UYAP sisteminde kayıtlı benzer şekilde işlediği daha önceki suç tarihlerine ilişkin dosyalarda kendi adına olan hesapları kullanıp kullanmadığının tespiti ile sanığın hesabına gelen parayı gönderen hesaba aynı gün iade etmesi karşısında suça iştirak iradesinin tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..."

Kararın Tam Metni

Bu karar, hesabını kullandıran kişiler bakımından önemli bir güvence içermektedir. Yargıtay, "hesap senin adına, o hâlde suçlusun" biçimindeki basit bir yaklaşımı kabul etmemektedir. Kişinin dolandırıcılık planına gerçekten katılıp katılmadığı; geçmiş dosyaları, paranın akıbeti ve davranışları birlikte değerlendirilerek somut olarak araştırılmalıdır. Eksik araştırmayla kurulan mahkûmiyet bozulmaktadır.

Somut İştirak İradesi Kanıtlanırsa Sorumluluk Doğar

Denge açısından şu hususun da belirtilmesi gerekmektedir. Kişinin suça bilerek ve iştirak iradesiyle katıldığı somut delillerle ortaya konulursa, hesabını kullandırmak beraat sonucu doğurmamaktadır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, iştirak iradesinin dosya kapsamıyla sabit olduğu bir olayda, verilen beraat kararını bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2025/1306 K.2026/1122, 03.02.2026

"...sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-(f), (h) ve 43/1 maddesi gereğince zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur."

Kararın Tam Metni

Bu karar, madalyonun diğer yüzünü göstermektedir. Ceza hukukunda kişiye özgü değerlendirme esastır. Gerçekten dolandırıcılık kurgusunun içinde yer alan, hesabını bilerek ve çıkar karşılığında araç yapan kişi, "ben sadece IBAN verdim" savunmasının arkasına saklanamamaktadır. Yeni indirim de zaten bu ayrımı korumaktadır; indirim, yalnızca katkısı hesap bilgisi vermekle sınırlı kalanlar için öngörülmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları

KararTarihKonuKaynak
Yargıtay 11. CD, E.2026/993 K.2026/274109.03.2026Hesabı ele geçirilen hükümlü için yargılamanın yenilenmesi (CMK 311/1-e)Karara git
Yargıtay 11. CD, E.2021/34336 K.2026/255304.03.2026İştirak iradesinin somut delille araştırılması zorunluluğu (bozma)Karara git
Yargıtay 11. CD, E.2025/1306 K.2026/112203.02.2026Somut iştirak iradesi sabitse beraatin bozulmasıKarara git

12. Yargı Paketi Kesinleşmiş Cezaya İşler mi?

En çok sorulan hususlardan biri, cezası kesinleşmiş ve infaza başlanmış kişilerin bu indirimden yararlanıp yararlanamayacağıdır. Ceza hukukunun temel ilkesi burada devreye girmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasına göre, suçun işlendiği zamanki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa, failin lehine olan kanun uygulanmaktadır.

Türk Ceza Kanunu m.7/2 | Lehe kanunun uygulanması "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."

(Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7)

Öncelikle belirtmek gerekir ki bu düzenlemenin hem temel yarı indirimi hem de zararın giderilmesine bağlı indirimi, sanık ve hükümlü lehine sonuç doğuran hükümlerdir. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında lehe kanunun "uygulanır ve infaz olunur" ifadesiyle düzenlenmesi nedeniyle, bu hükümler yalnızca yeni işlenen fiiller için değil; geçmişte işlenmiş, hakkında dava süren veya cezası kesinleşmiş dosyalar için de sonuç doğurmaktadır. Başvurulacak yol, dosyanın bulunduğu aşamaya göre değişmektedir:

  1. Düzenlemenin geçiş hükmü (infaz aşaması): Cezası kesinleşip infaz aşamasında bulunan ve haklarında daha önce Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uygulanmamış hükümlüler, mahkemece yapılacak ihtarın kendilerine tebliğinden itibaren altı ay içinde mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirlerse, aynı maddenin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmektedir (7589 s.K. Geçici m.1/(7)). Altı aylık süre hakkın kullanılması bakımından belirleyici olduğundan, ihtarın tebliği ve zararın giderim tarihi titizlikle takip edilmelidir. Bu fıkra, kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanmaktadır.
  2. Devam eden soruşturma veya dava: Düzenleme lehe olduğundan, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı ve davayı gören mahkeme, koşulların varlığı hâlinde indirimi doğrudan dikkate almaktadır; ayrı bir uyarlama başvurusuna gerek bulunmamaktadır. Bu aşamada savunmanın, katkının yalnızca hesap bilgisi vermekle sınırlı kaldığını ve varsa zarar giderimini dosyaya somut biçimde yansıtması belirleyici olmaktadır.
  3. Dosyası istinaf veya temyiz incelemesinde olanlar: Kanun'un Geçici 1. maddesinin altıncı fıkrası bu grup için ayrı bir yol öngörmüştür. Yürürlükten önce Türk Ceza Kanunu'nun 157 veya 158. maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan dördüncü fıkranın uygulanacağı kişilerin, bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilmekte ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmektedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilmektedir. Bu grupta, indirimden yararlanmak için ayrı bir uyarlama yargılaması talebine gerek bulunmamakta; dosya esasen yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine dönmektedir. Buna karşılık dördüncü fıkranın kendi dosyaları bakımından uygulanabilir olduğunu ortaya koyan bir beyan dilekçesi sunulması, değerlendirmenin sağlıklı yapılması açısından yararlı olmaktadır.
  4. Kesinleşmiş hüküm (uyarlama yargılaması): Cezası kesinleşmiş kişiler bakımından, hükmü veren mahkemeye başvurularak lehe hükmün uygulanması, yani uyarlama talep edilebilmektedir. Uyarlama talebini karara bağlamaya yetkili merci, mahkûmiyet hükmünü kuran mahkemedir. Lehe hüküm; önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların karşılaştırılması suretiyle belirlenmekte olup, bu yöntem 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde düzenlenmiştir. Lehe hükmün derhal uygulanabildiği hâllerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmekte; uyarlama yargılamasında dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmamaktadır. Uyarlama talebinde bulunulması infazı kendiliğinden durdurmamaktadır. Bu noktada Kanun'un Geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, mahkemeye takdir yetkisi tanımak yerine açık bir yasak getirmiştir: anılan fıkra uyarınca, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar bu fıkra kapsamında infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilememektedir. Dolayısıyla zarar giderilmeden yapılan infaz durdurma talepleri, bu fıkraya dayandığı ölçüde sonuçsuz kalmaktadır. Zararın giderildiği belgelendirildiğinde ise infazın durdurulması hususu mahkemece yeniden değerlendirilebilmektedir. Uygulamadaki ilk kararlar da bu yönde olup, zararın henüz giderilmediği dosyalarda uyarlama talebi kabul edilerek duruşma açılmakta, ancak infazın aynen devamına hükmedilmektedir.
  5. Yeni delil bulunması (yargılamanın yenilenmesi): İndirim koşullarından ayrı olarak, hesabın kişinin bilgisi dışında ele geçirildiği yönünde bilirkişi raporu veya tanık beyanı gibi yeni deliller ortaya çıkmışsa, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesi uyarınca hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmektedir. Yukarıda yer verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararı da bu yolu göstermektedir.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir husus daha bulunmaktadır. İnfaz aşamasındaki dosyalarda süreç, yalnızca hükümlünün başvurusuyla başlamamakta; Cumhuriyet başsavcılıklarının ilamat masaları da hükmü veren mahkemeye yazı göndererek uyarlama yargılaması yapılıp yapılmayacağı ve infazın durdurulup durdurulmayacağı yönünden değerlendirme yapılmasını talep edebilmektedir. Bu durum, ayrıca dilekçe verilmesini gereksiz kılmamaktadır. Zira dördüncü fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı, eylemin "vermek fiiliyle sınırlı" kalıp kalmadığı değerlendirmesine bağlıdır ve bu değerlendirmenin dayanağı dosyaya somut biçimde yansıtılmalıdır. Matbu ve şablon nitelikteki başvurular, mahkemenin dosyayı tekrar tekrar ele almaması nedeniyle hak kaybına yol açabilmektedir; bu nedenle başvurunun, kişinin hesabının ne şekilde ve hangi koşullarda kullanıldığını anlatan ayrıntılı bir olay örgüsü içermesi önem taşımaktadır.

Uyarlama ve yeniden yargılama başvurularının ayrıntısı kesinleşmiş cezanın uyarlanması başlıklı yazımızda ele alınmakta; doldurmaya hazır TCK 158/4 uyarlama dilekçesi örneği ile dilekçeyi dosyanıza göre hazırlayan üretim aracı da aynı sayfada yayımlanmış bulunmaktadır. Düzenleme yürürlüğe girmiş olduğundan, cezası kesinleşmiş kişilerin dosyalarını bir ceza avukatına inceleterek hem geçiş hükmünden hem de uyarlama imkânından yararlanma yollarını gecikmeksizin değerlendirmeleri yerinde olacaktır. Dosyaların UYAP üzerinden düzenli olarak takip edilmesi de, re'sen başlatılan süreçlerde tebligatın kaçırılmaması bakımından önem taşımaktadır.

12. Yargı Paketi Af mı, Ceza İndirimi mi?

12. Yargı Paketi genel af, özel af veya toplu bir infaz indirimi getirmemektedir. IBAN düzenlemesi, belirli koşulları taşıyan iştirakçiler için cezanın hesaplanmasında uygulanan bir indirimdir. Af, suçu veya cezayı bütünüyle ortadan kaldırırken; indirim, suçun varlığını koruyarak yalnızca cezanın miktarını azaltmaktadır. Aradaki fark, adli sicil kaydı gibi hukuki sonuçlar bakımından önem taşımaktadır.

Af ile Ceza İndirimi Arasındaki Fark

ÖlçütAfCeza indirimi (bu düzenleme)
Suç kaydıÖzel afta düşebilir, genel afta ortadan kalkarSuç ve mahkûmiyet devam eder
CezaTümüyle veya büyük ölçüde kalkarBelirli oranda azaltılır
KapsamGenel ve soyut, herkese uygulanırYalnızca koşulları taşıyan iştirakçiye
KoşulGenellikle koşulsuzKatkının sınırlı olması, zararın giderilmesi

Hesabınız Kullanıldıysa Ne Yapmalısınız?

Banka hesabınızın veya IBAN bilgilerinizin bir dolandırıcılık dosyasında geçtiğini öğrendiğinizde atacağınız ilk adımlar, sonraki hukuki sürecin seyrini belirlemektedir. Panikle verilen ifadeler veya eksik belgeler, aleyhe yorumlanabilmektedir. Aşağıdaki adımlar genel bir yol haritası sunmakta; ancak her dosya kendine özgü olduğundan, bir Adana ceza avukatı desteği alınması önerilmektedir.

İlk Adımlar

AdımYapılması gereken
1. Bankaya bildirimHesabınızın izniniz dışında kullanıldığını düşünüyorsanız bankanıza yazılı başvurun, işlem ve hesap dökümlerini talep edin.
2. Delilleri saklayınYazışmalar, dekontlar, iş ilanı ekran görüntüleri, tanık bilgileri gibi lehinize olabilecek her belgeyi koruyun.
3. İfade öncesi hukuki destekİfadeye çağrıldığınızda, ifade vermeden önce bir avukatla görüşün; küçük görünen ifadeler bile sonucu etkileyebilir.
4. Zarar ve giderim değerlendirmesiZararın giderilmesinin sizin lehinize sonuç doğurup doğurmayacağını avukatınızla değerlendirin.

Benzer konular ceza hukuku makaleleri bölümünde incelenebilir; sık sorulan başlıklar için ceza hukuku sıkça sorulan sorular sayfasına başvurulabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukattan destek alınması önerilmektedir. Bu içerik, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun metni esas alınarak hazırlanmıştır.

12. Yargı Paketi ve IBAN Mağdurları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girer?

12. Yargı Paketi, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmiş ve 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Yürürlük tarihi Kanun'un 26. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca maddelerin büyük bölümü yayımı tarihinde, yani 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine dördüncü fıkrayı ekleyen 13. madde ile geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 1. madde de bu kapsamda olup aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Buna karşılık Kanun'un 11, 12 ve 22. maddeleri yayımından itibaren üç ay sonra, 3. maddesi ise 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmektedir.

IBAN'ımı bir tanıdığıma kullandırdım, şimdi dolandırıcılık soruşturması var. İndirimden yararlanır mıyım?

Yeni düzenlemeye göre, suça katkınız yalnızca hesap veya IBAN erişim bilgilerini vermekle sınırlı kaldıysa, verilecek cezada yarı oranında indirim öngörülmektedir. Ancak dolandırıcılık planına başka şekillerde katıldıysanız, örneğin mağdurla iletişim kurduysanız veya parayı yönlendirdiyseniz, katkınız sınırlı sayılmayabilmektedir. Sonuç, dosyanızdaki somut delillere ve rolünüze göre belirlenmektedir; bir avukata dosyanızı inceletmeniz önem taşımaktadır.

Hesabıma para yattı ama ben hiç kullanmadım. Yine de ceza alır mıyım?

Hesabınıza para yatmış olması tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Yargıtay, kişinin suça iştirak iradesiyle katılıp katılmadığının somut delillerle araştırılması gerektiğini belirtmektedir. Paranın akıbeti, hesabınızın ele geçirilip geçirilmediği ve davranışlarınız bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle savunmanızı belgelerle desteklemeniz büyük önem taşımaktadır.

Cezam kesinleşti ve cezaevindeyim. Bu indirim bana da uygulanır mı?

Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesine göre failin lehine olan sonraki kanun, kural olarak kesinleşmiş hükümler bakımından da uyarlama yoluyla uygulanabilmektedir. Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, hükümlü lehine uyarlama yargılaması hâlihazırda gündeme gelmiş bulunmaktadır. Ayrıca 7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, infaz aşamasındaki hükümlülerden haklarında daha önce Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uygulanmamış olanlar için, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararının tamamen giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkânı tanımaktadır. Aynı fıkra uyarınca, zarar tamamen giderilinceye kadar bu fıkra kapsamında infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilememektedir. Dosyanızı bir avukata inceleterek başvurunuzu gecikmeksizin değerlendirmeniz yerinde olacaktır.

Bu düzenleme af mı?

Hayır. 12. Yargı Paketi genel af, özel af veya toplu infaz indirimi içermemektedir. Söz konusu düzenleme, belirli koşulları taşıyan kişiler için cezanın hesaplanmasında uygulanan bir indirimdir. Suç ve mahkûmiyet varlığını sürdürmekte; yalnızca ceza miktarı azaltılmaktadır. Af ile indirim arasındaki bu fark, adli sicil kaydı gibi sonuçlar bakımından önem taşımaktadır.

Zararı gidermek cezamı nasıl etkiler?

Zararın giderilmesi, Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri yoluyla cezayı etkilemektedir. Devam eden dosyalarda zararın soruşturma aşamasında giderilmesi, kovuşturma aşamasına göre daha yüksek oranda indirim sağlamaktadır. İnfaz aşamasındaki hükümlüler bakımından ise 7589 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası ayrı bir yol açmış olup, bu yoldan yararlanabilmek için hükümlü hakkında daha önce anılan 168. maddenin uygulanmamış olması ve mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle giderimin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı önem taşımakta; hesaplamanın dosya üzerinden yapılması gerekmektedir.

Banka hesabımı kullandırmak başlı başına suç mu?

Banka hesabını başkasına kullandırmak, kullanım amacına ve kişinin bilgisine göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Hesap bir dolandırıcılıkta kullanıldıysa TCK 158 nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilmekte; suç gelirlerinin aklanması söz konusuysa ayrı hükümler işleyebilmektedir. Kişinin kastı ve rolü belirleyici olmaktadır. Bu nedenle yalnızca hesabını verdiğini söyleyen kişinin savunmasının hukuki değeri, dosyadaki somut delillerle birlikte değerlendirilmektedir.

İş bulma vaadiyle kartımı verdim, kandırıldığımı nasıl ispatlarım?

İspat, somut belgelerle güçlenmektedir. Kart veya IBAN'ı verirken yapılan yazışmalar, iş ilanı ekran görüntüleri, karşı tarafın vaatlerini gösteren mesajlar ve sizin herhangi bir çıkar elde etmediğinizi ortaya koyan hesap hareketleri lehinize delil oluşturmaktadır. Ayrıca kandırıldığınızı fark ettiğinizde bankaya ve savcılığa başvurmanız iyiniyetinizi desteklemektedir. Bu belgeleri düzenli biçimde bir araya getirip avukatınıza sunmanız savunmanızı güçlendirmektedir.

İndirim otomatik mi uygulanır, başvurmam gerekir mi?

Devam eden soruşturma ve davalarda, koşulların varlığı hâlinde indirim mahkeme tarafından hüküm kurulurken değerlendirilmektedir. Ancak koşulların dosyaya doğru yansıtılması ve savunmanın buna göre yapılması gerekmektedir. Kesinleşmiş dosyalarda ise uyarlama için başvuru gündeme gelebilmektedir. Her hâlde indirimin doğru uygulanması, dosyanın hukuki olarak iyi yönetilmesine bağlı bulunmaktadır.

Kripto varlık hesabı için de aynı indirim geçerli mi?

Düzenleme, banka hesabı ve kredi kartının yanı sıra kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesaplara ilişkin erişim bilgilerini de kapsamaktadır. Yani katkısı yalnızca bu tür bir hesabın erişim bilgisini vermekle sınırlı kalan kişiler de kapsamda değerlendirilebilmektedir. Kesin kapsam ve tanımlar, Resmî Gazete'de yayımlanan metin üzerinden teyit edilmelidir.

Birden fazla dolandırıcılık işleminde hesabım kullanıldıysa ceza artar mı?

Aynı hesabın farklı zamanlarda birden çok dolandırıcılık işleminde kullanılması, zincirleme suç (TCK 43) hükümlerinin uygulanmasına ve cezanın artırılmasına yol açabilmektedir. Ancak burada da kişinin her bir işleme iştirak iradesinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmektedir. Sayısal çokluk tek başına iştirak iradesini kanıtlamamakta; somut delil aranmaktadır.

Dolandırıcılık suçunun temel cezası neden 4 yıldan başlıyor?

Banka veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı dolandırıcılık, TCK 158/1-f kapsamındadır. Kanun, bu bendin de aralarında bulunduğu bazı nitelikli hâllerde hapis cezasının alt sınırını dört yıldan az olamayacak şekilde belirlemiştir. IBAN üzerinden işlenen dolandırıcılıklar çoğunlukla bu kapsama girdiğinden, indirim uygulanmadan önceki temel ceza yüksek kalmaktadır. Yeni indirim de bu yüksek tabandan hesaplanacağı için pratik önemi büyük olmaktadır.

Hakkımda beraat kararı verildi ama savcılık itiraz etti. Ne olur?

Beraat kararları da kanun yollarına tabidir. Yargıtay, iştirak iradesinin somut delillerle sabit olduğu dosyalarda verilen beraat kararlarını bozabilmektedir. Bu nedenle beraat kararı kesinleşmeden dosyanızın seyrini takip etmeniz, gerekirse üst mahkeme aşamasında da savunmanızı güçlü belgelerle sürdürmeniz gerekmektedir. Kesinleşmemiş bir beraat, sürecin bittiği anlamına gelmemektedir.

Eşimin hesabını onun adına kullandırdım, sorumluluk kimde olur?

Ceza sorumluluğu kişiseldir ve fiili gerçekleştiren ile suça iştirak eden kişilerin rolüne göre belirlenmektedir. Hesabın kime ait olduğu kadar, erişim bilgisini kimin, hangi bilgiyle ve hangi amaçla verdiği de önem taşımaktadır. Bir başkasının hesabını onun adına kullandıran kişinin durumu, kendi hesabını veren kişiden farklı değerlendirilebilmektedir. Bu tür çok taraflı durumlarda her bir kişinin konumu ayrı ayrı incelenmeli ve savunma buna göre kurulmalıdır.

Bu düzenleme dışında 12. Yargı Paketi başka ne getiriyor?

12. Yargı Paketi, IBAN düzenlemesinin yanı sıra hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması ve infaza ilişkin bazı değişiklikleri de içermektedir. Bu yazı IBAN ve dolandırıcılık boyutuna odaklanmıştır. Diğer başlıkların ayrıntısı ve sizin dosyanıza etkisi, ilgili düzenlemelerin Resmî Gazete metni üzerinden değerlendirilmelidir.

Yasal Uyarı

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yazılarımız düzenli aralıklarla kontrol ediliyor olsa da, her gün değişen içtihatlar neticesinde yazımızın güncelliği de garanti edilememektedir. Her somut olay kendi özel koşullarına göre değerlendirilmelidir. Hak kayıpları yaşamamak için profesyonel hukuki yardım almanız tavsiye edilir.

Ceza Hukuku Makaleler Kategorisinde Yayınlanan Son Yazılar

TCK md. 157 ve 158 Kesinleşmiş Cezanın Uyarlanması ve Uyarlama Dilekçesi 2026 Adana Avukat

Kesinleşmiş Cezanın Uyarlanması: TCK 157 ve 158'de 7589 Sayılı Kanun Değişikliği

7589 sayılı Kanun sonrası kesinleşmiş cezanın uyarlanması: TCK 158/4 yarı oranında indirim, başvuru usulü ve ihtardan itibaren altı aylık etkin pişmanlık süresi.

39 dk
Bilinçli Taksir Nedir? Cezası ve Olası Kastla Farkları - TCK 22/3 - YBS Hukuk

Bilinçli Taksir Nedir? Cezası ve Olası Kastla Farkları

Bilinçli taksir nedir? Basit taksirden farkı, olası kast ile ayrımı, ceza artırımı ve Yargıtay kararları. Yazımızda 2026 yılı güncel kararlarla açıklıyoruz!

14 dk
11. Yargı Paketi (Af Yasası) Neler Getirdi - 7571 SK - YBS Hukuk Adana

11. Yargı Paketi (Af Yasası) Neler Getirdi?

11. Yargı Paketi (Af Yasası) Neler Getirdi? İnfaz düzenlemesi, denetimli serbestlik hesaplama, 4/4 mükerrir indirimi ve kapsam dışı suçlar tablosu yazımızda.

11 dk
HAGB Ne Demek HAGB Şartları Nelerdir? - CMK 231 - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

HAGB Ne Demek HAGB Şartları Nelerdir?

HAGB ne demek hagb şartları nelerdir? CMK m. 231 uyarınca HAGB şartlarını, adli para cezası ilişkisini ve 8. Yargı Paketi sonrası istinaf sürecini öğrenin.

8 dk
Uyuşturucu Kullanma Suçu - TCK 191 - KDAE - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Uyuşturucu Kullanma Suçu

Yazımızda; uyuşturucu kullanma suçu (TCK 191) ve cezaları, KDAE süreci, Yargıtay’ın ticari amaç kriterleri ve çok daha fazlası yer almaktadır!

9 dk
Uyuşturucu Ticareti Suçu - TCK 188 - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Uyuşturucu Ticareti Suçu

Uyuşturucu ticareti suçu (TCK 188) kapsamındaki cezalar, Yargıtay'ın kriterleri ve hukuki savunma yolları ve çok daha fazlası yazımızda yer almaktadır!

8 dk
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu - TCK 123 - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu (TCK 123) nedir? Suçun unsurları, cezası, para cezası, şikayet ve uzlaşma şartları hakkında güncel hukuki rehber.

8 dk
Beraat Kararı Ne Demek - CMK 223 - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Beraat Kararı Ne Demek?

Beraat Kararı Ne Demek? Hangi Durumlarda Verilir? Başlıklı yazımızı okuyabilir; Adana Ceza Avukatıyla irtibata geçebilirsiniz.

14 dk
Mala Zarar Verme Suçu - TCK 151-152 - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Mala Zarar Verme Suçu

Mala Zarar Verme Suçu (TCK 151-152): basit/nitelikli haller, ceza, şikayet/uzlaşma, etkin pişmanlık ve şahsi cezasızlık halleri hakkında rehberi okuyabilir, Adana Ceza Avukatıyla irtibata geçebilirsiniz.

8 dk
Ceza Muhakemesinde Taraflar - Şüpheli, Sanık, Müşteki, Katılan - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Ceza Muhakemesinde Taraflar

Ceza Muhakemesinde Taraflar; Şüpheli, Müşteki, Katılan, Sanık gibi terimleri izah ettiğimiz yazımızı okuyabilir; Adana Ceza Avukatıyla irtibata geçebilirsiniz.

11 dk
Adli Kontrol Kararı - CMK 109 - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Adli Kontrol Kararı

Adli Kontrol Kararı, Adli Kontrol Kararına İtirazla ilgili yazımızı okuyabilir, Adana Ceza Avukatıyla iletişime geçebilirsiniz.

10 dk
Tutukluluğa İtiraz - CMK 268 - YBS Hukuk Adana Ceza Avukatı

Tutukluluğa İtiraz

Bu içeriğimizde, tutukluluğa itirazla ilgili detaylı değerlendirmeleri okuyabilir, Adana Tutukluluğa İtiraz Avukatıyla irtibata geçebilirsiniz.

9 dk

Ceza Hukuku Makaleler İle İlgili Örnek Hukuki Dilekçeler

Örnek Dilekçe

TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Hazırlama Aracı ve Dilekçe Örneği (IBAN Mağdurları İçin Ceza İndirimi)

TCK 158/4 uyarlama dilekçenizi dosyanıza göre hazırlayan ücretsiz araç, doldurmaya hazır dilekçe örneği ve süre, mahkeme, itiraz sorularının...

İncele

Ceza Hukuku Makaleler İle İlgili Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı

Hukuka Aykırı Arama ve Delil Değerlendirmesiyle Bozma Kararı (Uyuşturucu Ticareti)

Yargıtay · Yargıtay 8. Ceza Dairesi. Daire · E.2024/4570 · K.2025/6077