Hesaplanan Faiz:
Toplam Tutar:
Bu hesaplama bilgilendirme amaçlıdır. Kesin sonuçlar için avukata danışınız.
Teknik bir aksaklık durumunda teknik@ybshukuk.com.tr adresine bildirimde bulunmanızı rica ederiz.
| Faiz Türü | Uygulama Alanı | Temel Özellik | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|---|
| Adi Kanuni Faiz | Ticari olmayan borç ilişkileri | Sözleşmede faiz oranı belirlenmediğinde uygulanır. | 3095 S.K., TBK |
| Temerrüt Faizi | Tüm borç ilişkileri | Borçlunun temerrüde düşmesiyle | 3095 S.K., TBK, TTK |
| Akdi Faiz | Tüm borç ilişkileri | Taraflarca sözleşmede belirlenen faiz | TBK, TTK |
| Dönem | Yıllık Adi Kanuni Faiz Oranı (%) | Yürürlüğe Giren Mevzuat |
|---|---|---|
| 01.01.2006 – 31.05.2024 | 9 | Bakanlar Kurulu Kararı |
| 01.06.2024 – Günümüz | 24 | 8485 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı |
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – Madde 88 (1) Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. (2) Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.
“İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/364 -2021/769 DAVA TARİHİ : 03.10.2014 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarih, 2018/3510- 2020/1750 sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bozma sonrası verilen görevsizlik kararı sonrasında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: … Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu denetime elverişli kabul ederek; dava dışı sigortalıya ait depolardaki trafolarda ve tesisatta bakımların sorumlu mühendisler tarafından yapıldığı, trafo kademe ve ölçüm değerlerinin uygun olduğu, arızanın enerji nakil hatlarından oluşan ani ve çok kısa süreli dalgalanmaya bağlı olduğu, voltaj dalgalanmalarının davalının sorumluluğunda olduğu, hesaplanan zarar (tazminat) miktarının da güncel piyasa koşullarına uygun olduğu, faiz miktarı açısından; dava ve usul ekonomisi ilkeleri gözetilerek yeni bir rapor almaya gerek duyulmadan hesaplama aracından faydalanılarak hasar bedeli olan 9.403,00 TL için, icra takibinde 17.03.2014-30.06.2014 tarihleri arasında 234,17 TL işlemiş faiz talep edildiği, oysa ki hasar bedelinin ödeme tarihinin 01.04.2014 tarihi olduğu, icra takibinin başlatıldığı 30.06.2014 tarihine kadar işlemiş adi kanuni faiz hesaplandığında davacı vekilinin isteyebileceği işlemiş faiz miktarının 208,67 TL olduğu, her ne kadar görevsiz mahkemedeki yargılamada faiz talebi reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş ise de, bu durumun davalı yararına kazanılmış hak oluşturmayacağı, görevin kamu düzeninden olduğu, önceki hükmün davacı yönünden kesin olup temyiz edilemez durumda olduğu, davaya konu tazminat talebi likit (belirlenebilir) nitelikte olmadığı, yargılamaya muhtaç olduğu, ancak yargılama sonunda belirlenebilir … geleceği kabul edildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle; “Davanın kısmen kabulüne, Davacının Antalya 9. İcra Müdürlügünün 2014/6835 sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine itirazın kısmen iptaline, takibin 9.403,00 TL asıl alacak, 208,67 TL işlemiş faiz olmak üzere 9.611,67 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi uygulanmasına, takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine” karar verilmiştir. … Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 3 üncü paragrafında yer alan “.. 208,67 TL işlemiş faiz olmak üzere 9.611,67 TL” ibaresinin çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;”
Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ’nin Analizi: Bu Yargıtay kararı, adi kanuni faiz icra takibi ve itirazın iptali davalarında faiz hesaplamalarının nasıl yapılması gerektiğini ve usul hukukunun önemini vurgular. Özellikle, davacının faiz talebi yönünden ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan “usuli kazanılmış hak” ilkesi, faiz gibi parasal alacaklarda dahi göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir. Karar, faiz alacaklarının takibinde sadece maddi hukuka değil, aynı zamanda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun getirdiği ilkelere de hakim bir avukatla çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Faizin başlangıç tarihi, likit alacak olup olmaması gibi hususlar, adi kanuni faiz nereden öğrenilir sorusunun yanıtı gibi, davanın seyrini ve sonucunu doğrudan etkiler. Kararın Tam Metni
“IV. İSTİNAF B. İstinaf Sebepleri 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda faiz hesabının mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden hüküm kurulması gerekirken adi kanuni faiz üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz bedeli hesabında hataya düşüldüğünü, keşif mahallinde bizzat belirtildiği gibi dava konusu taşınmazda arazi ziraatı ile ekilen patates, fasulye, domates, lahana, elma armut vs gibi ürünlerin elde edildiği, bu gelirlerin kamulaştırma bedeli tespitinde değerlendirilmesi gerektiği talep olunmasına, mahkemece de ara ziraatın bilirkişilerce de değerlendirilmesi istenilmesine rağmen bilirkişi kurulunun raporlarında ara ziraatın varlığını kabul ettiğini fakat gelir tespitinde nazara almadığını, bilirkişilerin taşınmazda uyguladıkları münavebe ürünlerinin ortalama verilerini ve fiyatlarını düşük, masrafları ise yüksek göstererek Yargıtay kararlarını nazara almadıklarını, üretim giderlerinin izahatlı ve açıklamalı olarak gösterilmediğini, tekrar keşif yapılarak yeni bilirkişi raporu alınması talep edilmesine rağmen mahkemece bu itirazların ve taleplerin nazara alınmadığını, ortalama verime uyulmadan hesaplama yapılmadığını, değer artırıcı objektif unsurların dikkate alınmadığını, taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı adedinin tam olarak hesaplanmadığını, dava konusu taşınmaz Hadim ilçe merkezinde yer almasına rağmen değerlerin oldukça düşük olduğunu ileri sürmüş ve kararın kaldırılarak dava konusu taşınmaz hakkında başka bir bilirkişi heyeti tarafından, yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olup kapama meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak, net gelir hesabına esas alınan ürünlerin gayrisafi hasılatlarının, üretim giderlerinin 1/3’ünden aşağı olmadığı gibi 2/3’ünü de geçmediğinden kanuna uygun olduğu, objektif değer artışı uygulanmaksızın değer biçilmesinde ve ilgili kurumlardan alınan veriler doğrultusunda değerlendirme tarihi itibarıyla yapı bedellerinin değerlendirmeye alınması suretiyle kamulaştırma bedelinin tespitinin doğru olduğu, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile faiz yönünden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.”
Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ’nin Analizi: Bu karar, özellikle kamulaştırma gibi kamu gücünün kullanıldığı ve mülkiyet hakkına doğrudan müdahale edilen alanlarda, kanuni faiz oranlarının enflasyon karşısında yetersiz kalmasının yarattığı mağduriyeti ele almaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkı ihlallerine ilişkin kararlarının, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay tarafından faiz türünün ve oranının belirlenmesinde dikkate alındığını gösteren önemli bir emsaldir. Düşük kalan **adi kanuni faiz oranı**nın, alacaklıyı enflasyon karşısında korumadığı durumlarda, daha yüksek oranlı faiz veya munzam zarar talebinin haklılığını ortaya koymaktadır. Bu durum, adi kanuni faiz hesaplama süreçlerinin sadece formülize edilmiş bir işlemi değil, aynı zamanda güncel hukuki içtihatları da takip etmeyi gerektirdiğini göstermektedir.
“Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; … davacıların alacaklarına mevduata uygulanan ticari faiz talep etmelerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenle istenilen faizin niteliğine itiraz ettiklerini, davacıların ancak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temmerüt Faizine ilişkin Kanun’un 1. ve 2/1 maddeleri gereğince %9 oranında adi kanuni faiz talep edebileceklerini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. … Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ile davalı … İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.”
Avukat Yakup Buğrahan SEVDİ’nin Analizi: Bu Yargıtay kararı, faiz taleplerinde borcun hukuki niteliğinin ve ilgili özel kanun hükümlerinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İşçi alacakları gibi özel düzenlemelere tabi konularda (örneğin İş Kanunu’ndaki mevduata uygulanan en yüksek faiz) **adi kanuni faiz türleri** genel kural olarak uygulanamaz. Bu karar, faiz talep edilirken hukuki dayanağın doğru tespit edilmesi gerektiğini, aksi takdirde haklı bir talebin dahi reddedilebileceğini ortaya koymaktadır. Adi kanuni faiz davalarında ve icra takiplerinde, borcun türüne göre doğru faiz oranının ve dayanağının belirlenmesi için uzman bir avukatın desteği kritik öneme sahiptir.
Tıkla, Paylaş
Adi kanuni faiz, Türk hukukunda, taraflar arasında bir faiz oranı belirlenmemiş veya belirlenen oranın geçersiz olduğu durumlarda kanunen uygulanan yasal faizdir. Genellikle ticari olmayan borç ilişkilerinde, alacağın muaccel (vadesi gelmiş ve istenebilir) olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Örneğin, kira borçlarında, tüketici kredilerinde veya kişisel borçlarda sözleşmede faiz oranı yoksa bu faiz türü devreye girer. Amacı, alacaklının parasının enflasyon karşısında değer kaybetmesini asgari düzeyde de olsa telafi etmektir.
Adi kanuni faiz oranı, 3095 sayılı Kanun uyarınca Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. En son güncelleme 1 Haziran 2024 tarihinde yapılmış olup, bu tarihten itibaren yıllık oran %24 olarak uygulanmaktadır. 2026 adi kanuni faiz oranı için henüz yeni bir karar yayımlanmamıştır, bu nedenle %24 oranı geçerliliğini korumaktadır. Oran değişiklikleri Resmi Gazete’de yayımlanarak duyurulur, bu nedenle güncel oranlar için resmi kaynakları takip etmek önemlidir.
Yasal faiz ile adi kanuni faiz arasındaki fark, kapsamdadır. Yasal faiz, kanunla düzenlenen tüm faiz türlerini (adi faiz, temerrüt faizi, ticari faiz vb.) içeren genel bir kavramdır. Adi kanuni faiz ise, bu yasal faiz türlerinden yalnızca biridir ve ticari olmayan borç ilişkilerinde, sözleşmede faiz oranı belirtilmemişse uygulanan temel faizdir. Yani, her adi kanuni faiz bir yasal faizdir, ancak her yasal faiz adi kanuni faiz değildir. Bu ayrım, hukuki taleplerin doğru formüle edilmesi ve uygulanacak faiz oranının tespiti açısından kritik öneme sahiptir.
Boşanma davalarında adi kanuni faiz, mal rejiminin tasfiyesi sonucunda ortaya çıkan alacaklar (örneğin katılma alacağı, değer artış payı alacağı) için uygulanır. Yargıtay içtihatlarına göre, bu tür alacaklara, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren adi kanuni faiz işletilir. Bu, alacaklının alacağının enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemeye yönelik bir koruma mekanizmasıdır. Ancak, faizin başlangıç tarihi ve hesaplama yöntemi davanın özel koşullarına göre farklılık gösterebilir, bu nedenle bir uzmandan destek almak faydalıdır.
Adi kanuni faiz nasıl hesaplanır sorusunun yanıtı, basit faiz formülüne dayanır: Faiz Tutarı = (Anapara x Yıllık Faiz Oranı x Gün Sayısı) / 365. Bu formülü kullanarak hesaplama yapabileceğiniz gibi, sayfamızda yer alan adi kanuni faiz hesaplama aracını, adi kanuni faiz hesaplama programı veya adi kanuni faiz hesaplama online araçlarımızı da kullanabilirsiniz. Ancak, faiz oranlarının dönem içinde değiştiği veya karmaşık alacak durumlarında en doğru hesaplamayı bir adi kanuni faiz hesaplama avukat veya bağımsız bir bilirkişi yapar. Özellikle icra takibi süreçlerinde bu hesaplamaların hatasız olması, hak kaybını önlemek için çok önemlidir.
Can Bey, kira alacaklarınız ticari nitelikte olmadığı için, kiracınızın temerrüde düştüğü her ay için adi kanuni faiz talep edebilirsiniz. Kiranın ödenmesi gereken tarihten itibaren, o ay için geçerli olan yasal faiz oranı üzerinden hesaplama yapılır. Eğer kiracıya noterden ihtarname çekerek temerrüde düşürdüyseniz, faiz ihtarname tarihinden de işletilebilir.
Adi kanuni faiz icra takibi süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Alacaklı, icra takibi başlatırken anapara alacağına ek olarak, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek olan adi kanuni faizi de talep edebilir. İcra dairesi veya mahkeme, borçlunun itiraz etmesi halinde bu faiz talebini adi kanuni faiz oranları üzerinden değerlendirir. Özellikle ilamsız icra takiplerinde, faiz talebinin doğru belirtilmesi, alacağın tam olarak tahsil edilmesi için kritik öneme sahiptir. Bu süreçlerde Adana Avukat Bürosu olarak hizmet sunmaktayız.
Adi kanuni faiz nereden öğrenilir sorusunun en güvenilir yanıtı resmi kaynaklardır. Güncel ve geçmiş faiz oranları, T.C. Adalet Bakanlığı’nın veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) web sitelerinde duyurulur. Ayrıca, Resmi Gazete’de yayımlanan ilgili Cumhurbaşkanı Kararları da birincil kaynaktır. Bu resmi duyuruların takip edilmesi, her zaman doğru ve güncel bilgiye ulaşmanın en güvenilir yoludur.
Ne yazık ki, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde, adi kanuni faiz oranının piyasa gerçeklerinin ve enflasyonun altında kalması, alacaklının parasının değer kaybetmesine neden olabilir. Bu durumda, alacaklının yasal faizle karşılanamayan ek zararı “munzam zarar” olarak adlandırılır. Alacaklı, belirli şartlar altında ve zararını ispatlamak koşuluyla borçludan munzam zararını da talep edebilir. Bu konu, hukuki doktrinde ve Yargıtay kararlarında sıkça tartışılmaktadır.
Elif Hanım, mahkeme kararında faiz türü ve oranı belirtilmemişse, genellikle adi kanuni faiz uygulanır. Bu durumda, kararın kesinleştiği tarihten itibaren alacağınızın miktarına göre faiz hesaplaması yapılması gerekir. Bir hukuk profesyoneli, kararın içeriğini ve güncel mevzuatı dikkate alarak size en doğru hesaplamayı yapacaktır. YBS Hukuk olarak, bu tür hesaplamalar ve hukuki süreçler hakkında sizlere yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız!
Banka ile yapılan işlemlerin çoğu ticari nitelikte olduğundan, bankacılık işlemleri kaynaklı alacaklarda genellikle adi kanuni faiz yerine ticari temerrüt faizi veya akdi faiz uygulanır. Ancak, bazı özel durumlarda veya bankanın tüketici ile yaptığı işlemlerden doğan borçlarda adi kanuni faiz de söz konusu olabilir. Örneğin, bir bankanın haksız yere tahsil ettiği bir ücretin iadesi durumunda yasal faiz talep edilebilir. Adi kanuni faiz hesaplama teb veya adi kanuni faiz hesaplama ziraat bankası gibi bankaların kendi araçları, genellikle kendi ürünlerine özel hesaplamalar sunar.
YBS Hukuk Adana Avukatlık Bürosu olarak, müvekkillerimize adi kanuni faiz hesaplamaları, temerrüt faizi uygulamaları, borç ve alacak takipleri, itirazın iptali ve alacak davaları gibi konularda kapsamlı hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunmaktayız. Güncel mevzuat bilgisi, Yargıtay içtihatları ve doktrindeki gelişmeleri yakından takip ederek, müvekkillerimizin haklarını en etkin şekilde korumayı hedefleriz. Hukuki süreçlerinizde doğru adımları atmak için her zaman yanınızdayız.
YBS Hukuk | Adana Avukatlık Bürosu olarak sürekli değişen kanun maddeleri ve dinamik yargıtay görüşleri ışığında düzenli aralıklarla makaleler üretmekte, hukuki ihtilaflarlarınızda işinize yarayabilecek hukuki örnek dilekçeleri kullanımınıza sunmaktayız.
Cemalpaşa Mahallesi Cevat Yurdakul Caddesi Sular Plaza K: 9 D: 27 Seyhan/Adana
ybs@ybshukuk.com.tr
+90 507 007 0 YBS
Hafta İçi: 09:00 | 17:00
Adana Ceza Avukatı • Adana Ağır Ceza Avukatı • Adana Boşanma Avukatı • Miras • Gayrimenkul Hukuku