Bu sayfanın kısa özeti
Sayfanın hukuki içeriğini saniyeler içinde okuyun; önemli noktalar ve somut ayrıntılar kısa bir özette toplansın.
YBS Hukuk bürosu, Av. Yakup Buğrahan SEVDİ yönetiminde Adana'daki ağır ceza dosyalarında sanık müdafiliği ile katılan vekilliği yürütüyor. Sayfa; ağır ceza mahkemesinin görevini (5235 sayılı Kanun m.12), heyet yapısını (m.9) ve asliye ceza mahkemesinden farkını, zorunlu müdafiliğin suçun alt sınırına bağlı olduğunu (CMK m.150/3), iddianamenin incelenmesinden hükme kadar kovuşturma sırasını ve iki haftalık istinaf ve temyiz sürelerini (CMK m.273/1, m.291/1) anlatıyor. 7571 sayılı Kanunla nitelikli dolandırıcılığın görev listesinden çıkarılması ve zorunlu müdafiin karar duruşmasında bulunmamasını bozma nedeni sayan 2026 tarihli Yargıtay kararı da sayfadadır.
Bu özet genel bilgilendirme amacı taşır. Somut hukuki süreçler için birebir değerlendirme gerekir.
Adana Ağır Ceza Avukatı Olarak Üstlendiğimiz Görev
Adana ağır ceza avukatı, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçta şüpheli, sanık, mağdur ya da katılan sıfatı taşıyan kişiyi soruşturmanın ilk ifadesinden istinaf ve temyiz incelemesinin sonuna kadar temsil eden avukattır. Bu görev alanını 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde adı sayılan suçlar ile on yıldan fazla hapis, müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar oluşturmaktadır.
Bu sayfada ağır ceza yargılamasının mahkeme ve usul yönünü ele alıyoruz: bir dosyanın hangi ölçüte göre ağır ceza mahkemesine gittiği, heyetin yapısı, zorunlu müdafiliğin hangi hesapla belirlendiği, iddianameden hükme kadar izlenen yol ve kanun yolu süreleri. Ceza hukukunun genel çerçevesi için Adana ceza avukatı sayfamızı, suç türüne özgü savunma konuları için aşağıda bağlantısını verdiğimiz alt sayfalarımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Ağır Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Suçlar
Ağır ceza mahkemesi görevi iki ölçüte dayanmaktadır: kanunda adı tek tek sayılan suçlar ve cezanın ağırlığı. Bir suç adıyla listede yer almasa bile on yıldan fazla hapis, müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiriyorsa davanın yeri ağır ceza mahkemesidir.
"Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikap (m. 250/1 ve 2), resmi belgede sahtecilik (m. 204/2), (...) hileli iflas (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir."
Uygulamada ağır ceza mahkemesine en sık gelen dosyalar şunlardır:
- Kasten öldürme: Türk Ceza Kanunu m. 81 müebbet hapis öngördüğünden dava ağır ceza mahkemesindedir; bu dosyalara ilişkin ayrıntı Adana cinayet avukatı sayfamızdadır.
- Uyuşturucu ticareti: TCK m. 188/3 on yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörüyor; savunma konuları Adana uyuşturucu avukatı sayfamızdadır.
- Yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik (m. 204/2) ve hileli iflas: suç adıyla sayılan görev alanı.
- Yaralama ve silah suçları: görev, suçun nitelikli hali ve kanundaki cezanın on yılı aşıp aşmadığına göre ağır ceza ya da asliye ceza mahkemesinde olabiliyor; ayrıntı Adana yaralama avukatı ve Adana silah avukatı sayfalarımızdadır.
24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) ağır ceza mahkemesinin görev listesinden çıkarılmıştır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan ya da istinaf veya temyiz incelemesinde bulunan nitelikli dolandırıcılık dosyalarında ise 5235 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi gereği eski görev kuralı uygulanmaya devam ediyor. Bu nedenle bir dosyanın hangi mahkemede görüleceğini değerlendirirken iddianamenin tarihini ve dosyanın o tarihteki aşamasını birlikte inceliyoruz; nitelikli dolandırıcılık dosyalarına ilişkin ayrıntı Adana dolandırıcılık avukatı sayfamızdadır.
Ağır Ceza ile Asliye Ceza Mahkemesi Arasındaki Fark
Asliye ceza mahkemesinin görevi, ağır ceza mahkemesinin ve sulh ceza hakimliğinin görevi dışında kalan dava ve işlerdir (5235 sayılı Kanun m. 11). Ağır ceza ile asliye ceza ayrımı yalnız cezanın ağırlığıyla sınırlı değildir; mahkemenin yapısı ve görev kuralına aykırılığın sonucu da farklıdır.
| Ölçüt | Ağır ceza mahkemesi | Asliye ceza mahkemesi |
|---|---|---|
| Görev alanı | 5235 sayılı Kanun m. 12'de sayılan suçlar ile on yıldan fazla hapis, müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlar | Ağır ceza mahkemesinin ve sulh ceza hakimliğinin görevi dışında kalan dava ve işler (m. 11) |
| Mahkemenin yapısı | Bir başkan ve iki üyeden oluşan heyet (m. 9) | Tek hakim (m. 9) |
| Zorunlu müdafilik | Mahkemenin türüne değil, suçun kanundaki cezasının alt sınırına bağlıdır: alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda istem aranmadan müdafi görevlendiriliyor (CMK m. 150/3) | |
| Görev kuralına aykırılık | Mahkemenin kanuna aykırı olarak kendini görevli görmesi hukuka kesin aykırılık halidir (CMK m. 289/1-d) | |
Heyet halinde yargılamada savunma, üç hakimin değerlendirmesine hitap etmek zorundadır. Duruşmada sözlü savunmayı, esas hakkındaki savunmayı ve delil itirazlarını bu nedenle yazılı dilekçeyle de destekliyoruz.
Zorunlu Müdafilik Ağır Ceza Dosyasıyla Sınırlı Değildir
Ağır ceza mahkemesinin görevi ile zorunlu müdafilik aynı ölçüte bağlı değildir. Görevi suç adı ya da cezanın on yılı aşması belirlerken zorunlu müdafiliğin ölçütü, suçun kanundaki cezasının alt sınırıdır.
"(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır."
Bu ayrımın sonucu şudur: her ağır ceza dosyasında kendiliğinden zorunlu müdafi gerekmez; buna karşılık asliye ceza mahkemesinde görülen bazı dosyalarda zorunlu müdafilik vardır. CMK m. 149/1 uyarınca şüpheli ve sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanma hakkına sahiptir; seçilmiş müdafi hakkı her durumda saklıdır.
Zorunlu müdafi atanması savunmanın başlangıcıdır, sonu değildir. CMK m. 188/1, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde duruşmada müdafiin hazır bulunmasını şart koşar. Dosyayı devraldığımızda ilk iş olarak ifade ve sorgu tutanaklarında müdafiin hazır olup olmadığını, karar duruşmasına kimin katıldığını tek tek kontrol ediyoruz; bu eksiklik kanun yolunda hükmün bozulmasına yol açabilecek bir usul hatasıdır.
Ağır Ceza Davasında Kovuşturma Süreci Adım Adım
Kovuşturma evresinin başlangıcı, iddianamenin mahkemece kabulüdür (CMK m. 175/1). Savunma bakımından bu evrenin sırası şöyledir:
- İddianamenin incelenmesi: inceleme süresi, iddianame ve soruşturma evrakının mahkemeye verildiği tarihten itibaren on beş gündür; bu süre içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK m. 174/1 ve 174/3).
- Duruşma gününün belirlenmesi: mahkeme iddianameyi kabul ettikten sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gerekenleri çağırır (CMK m. 175/2).
- Tebliğ: iddianamenin çağrı kağıdıyla birlikte sanığa tebliği zorunludur; tebliğ ile duruşma günü arasında en az bir haftalık süre şarttır (CMK m. 176/1 ve 176/4).
- Duruşma: heyet, Cumhuriyet savcısı, zabıt katibi ve zorunlu müdafilik hallerinde müdafi hazır bulunmak zorundadır (CMK m. 188/1).
- Hüküm ve gerekçeli kararın tebliği: hüküm mahkumiyet, beraat ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması olabiliyor; kanun yolu süresinin başlangıcı gerekçeli hükmün tebliğidir. Beraat kararının anlamını beraat kararı ne demek yazımızda açıkladık.
İddianamenin İadesi Aşaması
Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianame, CMK m. 174/1-b gereği iade nedenidir; suçun hukuki nitelendirilmesi ise iade nedeni değildir (m. 174/2). Bu nedenle iddianamenin tebliğ edildiği gün eksik delil ve toplanmamış savunma delili listesini çıkarıyoruz.
Duruşmaya Hazırlık
Tanık listesini, bilirkişi raporlarına itirazı, kamera kaydı ve iletişim kayıtlarının incelenmesi taleplerini ilk duruşmadan önce hazırlıyoruz. Ağır ceza dosyasında ilk duruşma çoğu kez tutukluluk değerlendirmesinin de yapıldığı celsedir; bu nedenle tutukluluğa ilişkin talepleri esasa ilişkin savunmadan ayrı başlıkta sunuyoruz.
Tutukluluk, Tutuklamaya İtiraz ve Adli Kontrol
Tutuklu sanık için tutukluluğun devamı her celsede yeniden değerlendiriliyor. Tutuklamanın koşullarını tutuklama şartları, itiraz yolunu tutukluluğa itiraz ve tutuklamaya alternatif tedbirleri adli kontrol kararı yazılarımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Ağır Ceza İstinaf Süresi ve Temyiz Süresi
Ağır ceza mahkemesinin hükmüne karşı önce istinaf, ardından kanunda öngörülen hallerde temyiz yolu açıktır. İki başvurunun süresi de gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır.
"İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır."
Temyiz istemi için de aynı süre geçerlidir (CMK m. 291/1). Bölge adliye mahkemesinin her kararına karşı temyiz yolu açık değildir: ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, CMK m. 286/2-a gereği temyiz edilemeyen kararlar arasındadır. Bu sınır, ağır cezalık mahkumiyetlerde temyiz yolunun açık olup olmadığını belirleyen ilk ölçüttür.
İstinaf ve temyiz süresi, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır. Sürenin kaçırılması hükmün kesinleşmesi sonucunu doğurabiliyor; tebliğ tarihini öğrendiğiniz gün avukatınızla görüşmenizi tavsiye ederiz.
Hükmün kesinleşmesinden sonra lehe kanun değişikliği olduğunda kesinleşmiş cezanın uyarlanması yolunu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarını ise HAGB şartları yazımızda inceledik.
Zorunlu Müdafi Karar Duruşmasında Yoksa: Yargıtay Kararı
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 22.06.2026 tarih, E. 2026/6606, K. 2026/11870 sayılı kararında, zorunlu müdafi atanmış sanık hakkında müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkumiyet hükmü kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirmiş ve hükmü şöyle bozmuştur:
"sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve ... 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkumiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, ... diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ... 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi."
Karar, nitelikli hırsızlık dosyasında verilmiştir; ancak ilke ağır ceza dosyalarında aynı ağırlıkla geçerlidir. Savunmanın müdafi huzurunda alınmış olması yeterli görülmemiş, hükmün kurulduğu karar duruşmasında müdafiin bulunmaması bozma nedeni sayılmıştır. Bu nedenle karar duruşmasının tarihini ve müdafiin katılımını, istinaf dilekçesinde ayrı bir başlık olarak inceliyoruz.
En İyi Adana Ağır Ceza Avukatı Arayışında Nelere Bakılmalı?
En iyi Adana ağır ceza avukatı sorusunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur; doğru seçim dosyanın türüne, aşamasına ve sanığın ihtiyacına göre değişir. Görüştüğünüz ağır ceza avukatı Adana Adliyesinde görülen dosyanızın iddianamesini ve delil listesini okumadan görüş bildirmemeli, tutukluluk ve itiraz sürelerini ilk görüşmede sizinle birlikte hesaplamalıdır. Duruşmalara avukatın bizzat katılıp katılmayacağını, ücretin ve hizmetin kapsamını yazılı sözleşmede görmek de sizin hakkınız. Avukatınızın bir baro levhasına kayıtlı olup olmadığını Türkiye Barolar Birliği ya da ilgili baronun levha sorgulaması üzerinden kontrol etmenizi de tavsiye ederiz.
Ceza yargılamasının sonucunu ilk görüşmede kesin biçimde söyleyen yaklaşıma temkinle bakmanızı tavsiye ederiz; sonucu dosyadaki deliller ve mahkemenin değerlendirmesi belirler. Biz ilk görüşmede dosyanın usul durumunu, işleyen süreleri ve savunmanın dayanacağı delilleri sizinle birlikte çıkarıyor, izleyeceğimiz yolu açıkça paylaşıyoruz.
Adana Ağır Ceza Avukatları ve Adana'daki Ağır Ceza Mahkemeleri
Adana'da ağır ceza mahkemeleri Adana Adliyesi bünyesinde, istinaf incelemesini yürüten ceza daireleri ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi bünyesinde görev yapar. Av. Yakup Buğrahan SEVDİ ve YBS Hukuk bürosu olarak bu mahkemelerdeki dosyalarda şüpheli ve sanık müdafiliği ile mağdur ve katılan vekilliğini birlikte yürütüyoruz. Mağdur ve suçtan zarar görenin kamu davasına katılma hakkı ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kullanılabilir (CMK m. 237/1); bu hakkı kullanmak isteyen okurlarımızın bir Adana ağır ceza mahkemesi avukatıyla süre geçmeden görüşmesini tavsiye ederiz.
Ağır ceza dosyası çoğu zaman belirli bir suç türüne özgü soruları da beraberinde getiriyor. Suç türüne göre hazırladığımız sayfalar: uyuşturucu suçları, dolandırıcılık suçları, bilişim suçları, kasten öldürme dosyaları, yaralama suçları ve silah suçları. Genel sorular ceza hukuku sıkça sorulan sorular sayfamızda, görüşme bilgileri ise iletişim bilgileri sayfamızda yer almaktadır.
Avukatlık Ücreti ve Sözleşme
Ağır ceza dosyasında kapsamı ve ücreti iş başlamadan yazılı sözleşmeyle belirliyoruz. Avukatlık Kanunu m.164 gereği vekalet ücreti avukatlık asgari ücret tarifesinin altında kararlaştırılamıyor; güncel tarifeyi Türkiye Barolar Birliği yayınından incelemenizi tavsiye ederiz.
Adana Ağır Ceza Avukatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ağır ceza avukatının görev aldığı davalar hangileridir?
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren dosyalardır: 5235 sayılı Kanun m.12'de adı sayılan yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik (m.204/2) ve hileli iflas gibi suçlar ile on yıldan fazla hapis, müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlar. Kasten öldürme ve uyuşturucu ticareti bu ikinci gruptadır. Aynı dosyada sanık müdafiliği kadar mağdur ve katılan vekilliğini de yürütmekteyiz.
Ağır ceza davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Ölçüt mahkemenin türü değil, suçun kanundaki cezasının alt sınırıdır. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığa istemi aranmadan müdafi görevlendiriliyor (CMK m.150/3). Bu durumda duruşmada müdafiin hazır bulunması da şarttır (CMK m.188/1). Seçilmiş müdafi hakkı ise her aşamada saklıdır (CMK m.149/1).
Ağır ceza mahkemesi kaç hakimden oluşmaktadır?
Ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üyeden oluşan heyetle toplanıyor; asliye ceza mahkemesi ise tek hakimlidir (5235 sayılı Kanun m.9). Savunmayı bu nedenle duruşmadaki sözlü anlatımın yanında yazılı dilekçeyle de destekliyoruz.
Ağır ceza mahkemesi kararına itiraz nereye ve hangi sürede yapılıyor?
Hükme karşı istinaf dilekçesi hükmü veren ağır ceza mahkemesine verilmekte, inceleme bölge adliye mahkemesinin ceza dairesinde yapılıyor. İstinaf ve temyiz için süre, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.273/1 ve m.291/1). Beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları ise temyiz edilemeyen kararlar arasındadır (CMK m.286/2-a). Tebliğ tarihini öğrendiğiniz gün avukatınızla görüşmenizi tavsiye ederiz.
Mağdur olarak ağır ceza davasına nasıl katılabilirim?
Mağdur ve suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabiliyor (CMK m.237/1). Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda katılan, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkına sahiptir (CMK m.239/1).
En iyi Adana ağır ceza avukatını seçerken nelere dikkat edilmelidir?
Avukatlık Kanunu uyarınca hizmet veren her avukatın baro levhasına kaydı zorunludur; avukatınızı baro levhasından resmi olarak sorgulamanızı tavsiye ederiz. Ağır ceza dosyasında heyet önünde duruşma deneyimi, iddianame ve tutanakların ayrıntılı incelenmesi ile istinaf ve temyiz sürelerinin takibi belirleyici ölçütlerdir. Kapsamın ve ücretin iş başlamadan yazılı sözleşmeyle belirlenmesi de sizi koruyan bir güvencedir.
Ağır ceza davasında avukatlık ücreti nasıl belirleniyor?
Avukatlık ücreti, avukat ile müvekkil arasındaki yazılı sözleşmenin konusudur; Avukatlık Kanunu m.164 gereği avukatlık asgari ücret tarifesinin altında vekalet ücreti kararlaştırılamıyor. Büromuzda kapsam ve ücret iş başlamadan yazılı olarak tarafımızca belirleniyor; güncel tarifeyi Türkiye Barolar Birliği yayınından incelemenizi tavsiye ederiz.