492 Sayılı Harçlar Kanunu & HMK m.176-182
Dava ıslahı veya belirsiz alacak davasında harç tamamlama tutarını hesaplayın. Peşin harç ve bakiye harç detaylı olarak gösterilir.
Başlangıç Değeri:
Belirlenen Miktar:
Artırılan Miktar:
Ödenecek Peşin Harç:
Hesaplanan peşin harç tutarı, ilgili yıl için belirlenen asgari maktu karar ve ilam harcının () altında kaldığından, asgari tutar uygulanmıştır.
Islah ve Tamamlama Harcı Hakkında: Islah, tahkikatın sona ermesine kadar ve yalnızca bir kez yapılabilir (HMK m.176). Nispi harç ödenmeden ıslah dilekçesi işleme konulmaz (HMK m.180). Cismani zarar ve ölüm davalarında peşin harç oranı 1/4 yerine 1/20 olarak uygulanır (492 s.K. (1) Sayılı Tarife). Belirsiz alacak davalarında harç tamamlama, teknik olarak ıslah niteliğinde değildir ve zamanaşımı açısından daha avantajlıdır (HMK m.107).
İşbu hesaplama aracı, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yalnızca bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır. Hesaplama sonuçları kesin hukuki sonuç doğurmaz; bağlayıcı harç tutarı ilgili mahkeme veznesince belirlenir. Asgari maktu harç tutarları yeniden değerleme oranına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
Somut uyuşmazlıklarınızda bir avukata danışmanızı tavsiye ederiz.
Teknik aksaklıklar için: teknik@ybshukuk.com.tr
Islah harcı hesaplama, bir davada iddia veya savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi durumunda ödenmesi gereken yasal bir bedeldir. Özellikle kısmi veya belirsiz alacak davalarında, dava değerinin artırılmasıyla gündeme gelen bu harç, 2026 yılı güncel oranları üzerinden dikkatle hesaplanmalıdır. Yanlış hesaplama veya süresinde ödememe, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Yukarıdaki aracımızla 2026 yılına özel oranlarla ıslah harcını anında hesaplayabilir, bu yazımızdakirehberimizle konu hakkında bilgileri inceleyebilirsiniz.
Tamamlama harcı, ıslah harcı ile sıkça karıştırılan ancak teknik olarak farklı bir amaca hizmet eden bir harç türüdür. Belirsiz alacak davalarında, dava açılırken belirlenebilen sembolik bir değer üzerinden harç yatırılır. Yargılama sırasında (genellikle bilirkişi raporuyla) alacağın net miktarı belirlendiğinde, davacıya bu net tutar üzerinden eksik kalan harcı tamamlaması için süre verilir. İşte bu eksik harcın ödenmesi işlemine “harç tamamlama” denir. Burada yapılan işlem teknik olarak bir “ıslah” değil, başlangıçta ödenemeyen harcın tamamlanmasıdır. Bu nedenle belirsiz alacak tamamlama harcı olarak adlandırılır. 2026 yılı Islah Harcı Hesaplama oranları, bu tamamlama işlemi için de geçerlidir.
Islah harcı; davacı veya davalının, davanın başında bildirdiği iddia ve savunmalarını yargılama devam ederken değiştirmesi veya genişletmesi (örneğin talep sonucunu artırması) halinde, bu değişiklik nedeniyle devlete ödediği bir tür nispi harçtır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca taraflar, davayı bir defaya mahsus ıslah edebilirler. Bu işlem, genellikle dava değerinin artırılması şeklinde olur ve artırılan miktar üzerinden 2026 yılı için belirlenen oranda harç ödenmesini gerektirir. Islah harcı, yargı sisteminin işleyişi için bir gelir kaynağı olmasının yanı sıra, tarafların dava sürecini keyfi olarak uzatmalarını önleyici bir işleve de sahiptir.
Islah harcı ve tamamlama harcı, 2026 yılı dava süreçlerinde sıkça karıştırılan iki kavramdır. Aralarındaki temel fark, dayandıkları dava türü ve en önemlisi, zamanaşımına etkileridir. Yargıtay, bu iki kavramın farkını kararlarında istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır. Aşağıdaki tablo bu farkları net bir şekilde özetlemektedir:
| Özellik | Islah Harcı (Kısmi Davada) | Tamamlama Harcı (Belirsiz Alacak Davasında) |
|---|---|---|
| Dayandığı Dava Türü | Kısmi Dava, Eda Davası vb. | Belirsiz Alacak Davası |
| Hukuki Nitelik | Talep sonucunun/iddianın tek taraflı iradeyle genişletilmesi veya değiştirilmesi. | Başlangıçta belirlenemeyen alacağın netleşmesi üzerine eksik harcın tamamlanması. |
| Uygulandığı Aşama | Taraflardan birinin tek taraflı irade beyanıyla (ıslah dilekçesi). | Alacak miktarının netleşmesi üzerine mahkemenin verdiği kesin süre içinde. |
| Zamanaşımı Etkisi | En Kritik Fark: Islah edilen kısım için zamanaşımı, ıslah tarihinde kesilir. Dava tarihine geri yürümez. Bu durum hak kaybına yol açabilir. | En Büyük Avantaj: Harç tamamlandığında, alacağın tamamı için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Hak kaybı riski yoktur. |
Bu ayrım, özellikle zamanaşımı süresinin dolmasına yakın açılan davalarda hayati önem taşır. Kısmi davada yapılan ıslah, ıslah tarihinde zamanaşımı süresi dolmuş bir alacağı canlandırmaz. Oysa belirsiz alacak davasında, dava açıldığı anda tüm alacak için zamanaşımı kesildiğinden, yargılama sonunda alacak ne kadar yüksek çıkarsa çıksın zamanaşımı tehlikesi bulunmaz.
Kısmi dava, alacağın yalnızca bir bölümünün dava edildiği bir dava türüdür. Davacı, yargılama ilerledikçe veya alacağının kalan kısmını da talep etmeye karar verdiğinde, dava konusunu ıslah ederek talebini artırabilir. Örneğin, 100.000 TL’lik bir alacak için 10.000 TL’lik kısmi dava açan bir davacı, daha sonra kalan 90.000 TL’yi de talep etmek istediğinde ıslah yoluna başvurur. Bu durumda, artırılan 90.000 TL üzerinden ıslah harcı hesaplama işlemi yapılır ve ortaya çıkan meblağ mahkeme veznesine ödenir. Kısmi davada ıslah harcı ödenmeden talebin artırılması mümkün değildir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, ıslah edilen 90.000 TL’lik kısım için zamanaşımının ıslah tarihinde işleyip işlemediğidir. Eğer ıslah yapıldığı tarihte bu kısım için zamanaşımı dolmuşsa, davalı tarafın zamanaşımı defi ile karşılaşılma ihtimali çok yüksektir.
Belirsiz alacak davası ise, alacağın miktarının veya değerinin davanın açıldığı anda tam ve kesin olarak belirlenemediği durumlarda açılır. Davacı, belirleyebildiği asgari bir tutar üzerinden (örneğin 1.000 TL) davayı açar ve harcını bu tutara göre öder. Yargılama sırasında, genellikle bir bilirkişi incelemesi sonucunda alacağın gerçek miktarı (örneğin 150.000 TL) ortaya çıkar. Bu noktada, mahkeme davacıya, belirlenen yeni değer ile başlangıçta ödenen değer arasındaki fark (149.000 TL) üzerinden eksik harcı tamamlaması için iki haftalık kesin süre verir. Bu işlemde ödenen harç, belirsiz alacak tamamlama harcı olup, ıslah harcından farklı olarak, tamamlanan 149.000 TL’lik kısım için de zamanaşımının dava tarihinde kesildiği kabul edilir. Belirsiz alacak davasının en büyük avantajlarından biri, zamanaşımı konusudur.
Islah harcı hesaplama işlemi, 2026 yılı Harçlar Kanunu’nda belirtilen güncel oranlara göre yapılır. İşte adım adım ıslah harcı nasıl hesaplanır sorusunun cevabı:
2026 yılı itibarıyla, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda nispi karar ve ilam harcı oranı binde 68,31‘dir. Islah harcı hesaplamalarında bu oran temel alınır. Yani, ıslah yoluyla artırılan her 1.000 TL’lik talep için 68,31 TL harç hesaplanır. Dolayısıyla, ıslah harcı oranı, davanın görüldüğü yılın harç tarifesine göre belirlenir. 2026 yılındaki tüm ıslah işlemleri bu oran üzerinden yapılacaktır.
Matematiksel olarak ıslah harcı hesaplama formülü oldukça basittir. 2026 yılı için geçerli formüller şunlardır:
Islah kurumunun en kritik ve en çok hak kaybına neden olan yönü, zamanaşımı ile olan ilişkisidir. Bu ilişki, davanın kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası mı olduğuna göre tamamen değişir.
Bu nedenle, 2026 yılı itibarıyla, bir alacağın miktarının en başta net olarak belirlenmesi mümkün değilse, avukatların büyük çoğunluğu hak kaybı yaşamamak adına davayı belirsiz alacak davası olarak açmayı tercih etmektedir.
Islah, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiş genel bir usul işlemidir ve konusu para olan veya para ile ölçülebilen hemen hemen tüm hukuk davalarında uygulanabilir. Özellikle 2026 yılında, alacakların değişkenliği ve ekonomik koşullar nedeniyle ıslah kurumuna sıkça başvurulmaktadır. İşte ıslah harcının en çok ödendiği dava türleri:
İşçilik alacakları davaları, ıslah kurumunun en sık kullanıldığı alanların başında gelir. Özellikle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, UBGT ve yıllık izin alacağı gibi kalemlerin hesaplanması bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden, bu davalar genellikle ya belirsiz alacak ya da kısmi dava olarak açılır.
Örnek Yargıtay Kararı Uygulaması (Yargıtay 9. HD, E. 2025/8598, K. 2025/10312): Yakın tarihli bir kararda, işe iade davası sonrası işe başlatılmayan bir işçinin açtığı alacak davası kısmi dava olarak görülmüştür. Yargılama sırasında, davacının sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi hükümleri ve boşta geçen 4 aylık sürenin hizmet süresine eklenmesi gibi faktörlerle alacağının dava dilekçesindeki talepten çok daha yüksek olduğu bilirkişi raporuyla saptanmıştır. Davacı vekili, bu rapor doğrultusunda davasını ıslah ederek talep miktarını artırmış ve mahkeme, artırılan bu miktar üzerinden hesaplanan ıslah harcının ödenmesiyle yeni talebi kabul etmiştir. Bu örnek, kısmi olarak açılan bir iş davasında, yargılama sonucu ortaya çıkan yeni durumlara göre talebin ıslah yoluyla nasıl artırılabileceğini ve bu süreçte ıslah harcı hesaplama işleminin zorunluluğunu net bir şekilde göstermektedir.
Maddi ve manevi tazminat davaları, zararın tam miktarının dava başında her zaman bilinememesi nedeniyle ıslahın sıkça başvurulduğu bir diğer alandır. Özellikle trafik kazası sonucu oluşan bedensel zararlar (cismani zarar) veya haksız fiil sonucu ortaya çıkan ticari kayıplar buna örnektir.
Örneğin, bir trafik kazası sonrası açılan 10.000 TL’lik maddi tazminat davasında, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen maluliyet raporunun beklenenden yüksek çıkması üzerine davacı, talebini 300.000 TL’ye çıkarmak isteyebilir. Bu durumda 290.000 TL üzerinden ıslah harcı ödenmesi gerekir. Dava cismani bir zarara ilişkin olduğundan, 2026 yılı için genel oran olan binde 68,31 yerine, lehe olan 1/20 oranı uygulanır. Bu da ödenecek peşin harcı önemli ölçüde düşürür.
Islah harcının süresinde ve usulüne uygun ödenmemesi, davanın seyri açısından çok ciddi sonuçlar doğurur. “Islah harcı ödenmezse ne olur?” sorusu, davacıların en çok endişe ettiği konuların başında gelir. Mahkeme, ıslah dilekçesi verildiğinde harcın ödenmesi için genellikle bir veya iki haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde harç ödenmezse, ıslah hiç yapılmamış sayılır.
Mahkemenin harcın yatırılması için verdiği süre “kesin süre”dir. HMK uyarınca, kesin süre içinde yerine getirilmeyen bir işlem, bir daha yapılamaz ve o hakkın kullanımından vazgeçilmiş sayılır. Dolayısıyla, ıslah harcı kesin süre içinde ödenmezse:
Bu nedenle, ıslah harcının mahkemenin verdiği kesin süre içinde mutlaka ödenmesi hayati önem taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da kararlarında bu hususu kesin bir dille vurgulamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2016/828, K. 2020/551 sayılı kararı ışığında: Mahkeme tarafından verilen kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen usuli işlemlerin telafisi mümkün değildir. Islah harcının yatırılmaması, ıslah iradesinin sonuca bağlanmasını engeller ve bu eksiklik sonradan giderilemez. Bu kural, yargılamanın sürüncemede kalmasını önlemek ve usul ekonomisini sağlamak amacıyla katı bir şekilde uygulanır.
Islah hakkı, davanın taraflarına tanınmış önemli bir hak olmakla birlikte, bu hakkın sınırsız ve keyfi bir şekilde kullanılması mümkün değildir. HMK’nın 182. maddesi, “Kötüniyetli ıslah” başlığı altında bu durumu düzenlemiştir. Buna göre, ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetli düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verebilir.
Ancak Yargıtay, bu maddenin uygulanmasında oldukça hassas davranmaktadır. Salt ıslahın yargılamanın sonlarına doğru yapılması, tek başına kötü niyet olarak kabul edilmez. Örneğin, davacının ıslahla talep artırımına gitmesinden aylar sonra, davalının da cevap dilekçesini zamanaşımı defini eklemek suretiyle ıslah etmesi, Hukuk Genel Kurulu tarafından kötü niyetli olarak değerlendirilmemiştir. Yargıtay’a göre, tahkikat bitinceye kadar ıslah yapmak yasal bir haktır ve davayı uzatma kastı somut delillerle ispatlanmadıkça, bu hakkın kullanımı engellenemez. Kötü niyetin kabulü için, ıslahın hiçbir makul gerekçe olmaksızın, sırf süreci baltalamak amacıyla yapıldığının açıkça belli olması gerekir.
Prensip olarak, yargılama sırasında ödenen harçlar devlet hazinesine gelir kaydedilir ve iade edilmez. Ancak kanunda belirtilen bazı istisnai durumlarda ıslah harcı iade edilebilir:
İade talebi, kararın kesinleşmesinden sonra ilgili mahkeme kalemine bir dilekçe ile yapılır.
Islah harcı ve tamamlama harcı gibi usuli konular, davanın kaderini etkileyebilecek teknik detaylar içerir. Süreçlerin doğru yönetilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için bir avukattan profesyonel destek almak en doğru yaklaşımdır. Konuyla ilgili daha fazla bilgi veya hukuki destek için Adana avukat ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
Tıkla, Paylaş
Islah harcı, ıslah yoluyla artırılan dava değeri üzerinden hesaplanır. 2026 yılı için genel oran binde 68,31’dir. Örneğin, 100.000 TL’lik bir artış için 100.000 * (68,31 / 1000) = 6.831 TL toplam harç hesaplanır. Bu tutarın 1/4’ü olan 1.707,75 TL peşin olarak ödenir.
2026 yılı için güncel ıslah harcı oranı, genel davalar için binde 68,31‘dir. Ancak ölüm ve cismani zarar (bedensel hasar) nedeniyle açılan tazminat davalarında bu oran istisnai olarak 1/20 (yüzde 5) olarak uygulanır.
Mahkemenin verdiği kesin süre içinde ıslah harcı ödenmezse, ıslah işlemi hiç yapılmamış sayılır. Dava eski değeri üzerinden devam eder ve davacı, artırmak istediği alacağı o dava dosyasında bir daha talep edemez. Bu durum ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Temel fark şudur: Islah harcı, kısmi davada talep sonucunu artırmak için ödenir ve zamanaşımını ıslah tarihinde keser. Tamamlama harcı ise belirsiz alacak davasında, alacak netleşince eksik harcı tamamlamak için ödenir ve zamanaşımını dava tarihinden itibaren kesmiş sayılır.
Cismani zarar (yaralanma, sakatlanma vb.) ve ölüme bağlı maddi tazminat davalarında ıslah harcı, artırılan değerin 1/20’si (yirmide biri) oranında hesaplanır. Genel oran olan binde 68,31 bu tür davalarda uygulanmaz.
Genel kural harçların iade edilmemesidir. Ancak davadan feragat, sulh veya davanın konusuz kalması gibi özel durumlarda, ödenen ıslah harcının da dahil olduğu karar ve ilam harcının bir kısmının iadesi mümkün olabilir.
Teknik olarak belirsiz alacak davasında ödenen harç “ıslah harcı” değil, “tamamlama harcı”dır. Davanın başında belirlenemeyen alacak, yargılama sırasında netleştiğinde eksik kalan harç tamamlanır. Bu işlem, ıslahın sonuçlarını doğurmaz ve daha avantajlıdır.
Islah harcı nispi bir harç olduğu için artırılan değere bağlıdır. Ancak Harçlar Kanunu’na göre, karar ve ilam harcının maktu bir alt sınırı vardır. Eğer hesaplanan nispi harç bu maktu tutarın altında kalırsa, maktu harç tutarı ödenir. 2026 yılı için geçerli maktu harç tutarını mevzuat.gov.tr adresinden kontrol etmek gerekir.
YBS Hukuk | Adana Avukatlık Bürosu olarak sürekli değişen kanun maddeleri ve dinamik yargıtay görüşleri ışığında düzenli aralıklarla makaleler üretmekte, hukuki ihtilaflarlarınızda işinize yarayabilecek hukuki örnek dilekçeleri kullanımınıza sunmaktayız.
Cemalpaşa Mahallesi Cevat Yurdakul Caddesi Sular Plaza K: 9 D: 27 Seyhan/Adana
ybs@ybshukuk.com.tr
+90 507 007 0 YBS
Hafta İçi: 09:00 | 17:00
Adana Ceza Avukatı • Adana Ağır Ceza Avukatı • Adana Boşanma Avukatı • Miras • Gayrimenkul Hukuku