İçeriğe geç
Adana Hukuk Bürosu

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5068 K. | Resmi nikahtan kısa süre önce yapılan muvazaalı temliklerde eşin

Yargıtay, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların saklı pay sahibi olup olmadığına bakılmaksızın dava hakkı ve hukuki yararı bulunduğunu belirterek, nikahtan kısa süre önceki temliklere ilişkin tapu iptali kararını oy çokluğuyla onadı.

  • Hizmet Alanı

    Adana Ceza Avukatı

    Adana ceza avukatı olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ifade, gözaltı, tutuklama ve itiraz süreçlerini yakından izliyor, savunmayı dosyanın her adımında birlikte kuruyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana Boşanma Avukatı

    Adana boşanma avukatı olarak anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı davalarını takip ediyor, aile içi uyuşmazlıklarda haklarınızı özenle koruyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana Miras Hukuku Avukatı

    Adana miras avukatı olarak veraset ilamı, tenkis, muris muvazaası, vasiyetname ve ortaklığın giderilmesi davalarını yürütüyor, miras paylaşımında hak kaybını önlemeye çalışıyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana İş Hukuku Avukatı

    Adana iş hukuku avukatı olarak kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, işçilik alacakları ve mobbing uyuşmazlıklarında arabuluculuk ve dava süreçlerini işçi ve işveren adına takip ediyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana İcra Avukatı

    Adana icra avukatı olarak icra takibi, haciz, takibe itiraz ve alacak tahsili süreçlerini alacaklı ve borçlu yönünden yürütüyor, dosyanın her aşamasını size düzenli olarak bildiriyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana Sigorta Avukatı

    Adana sigorta avukatı olarak trafik kazası tazminatı, kasko, değer kaybı ve maluliyet uyuşmazlıklarında sigorta şirketine başvuru, tahkim ve dava süreçlerini sizin adınıza yürütüyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana İdare Hukuku Avukatı

    Adana idare hukuku avukatı olarak idari işlemlere karşı iptal ve tam yargı davalarını, kamulaştırma, imar ve memur disiplin uyuşmazlıklarını başvurudan karara kadar takip ediyoruz.

Karar künyesi

Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, Esas No: 2024/5942, Karar No: 2025/5068, Karar Tarihi: 17.11.2025

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5942
Karar No
2025/5068
Karar Tarihi
Oy Durumu
Oy çokluğu
Hukuk Dalı
Miras Hukuku

Kararın tam metni

Karar Özeti

Yargıtay, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların saklı pay sahibi olup olmadığına bakılmaksızın dava hakkı ve hukuki yararı bulunduğunu belirterek, nikahtan kısa süre önceki temliklere ilişkin tapu iptali kararını oy çokluğuyla onadı.

Yargıtay, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların saklı pay sahibi olup olmadığına bakılmaksızın dava hakkı ve hukuki yararı bulunduğunu belirterek, nikahtan kısa süre önceki temliklere ilişkin tapu iptali kararını oy çokluğuyla onadı.

Dairenin Tespiti

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 17.11.2025 tarih, E. 2024/5942, K. 2025/5068 sayılı kararının hüküm fıkrası:

"temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA"

Kararın tam metni

Kararın Tamamı

PDF Word

1. Hukuk Dairesi 2024/5942 E. , 2025/5068 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1441 E., 2024/2035 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/380 E., 2024/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili ve davalı ... haricindeki diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; davacının, muris ... ile 01.06.2012 tarihinde resmi olarak evlendiğini, resmi nikahtan kısa süre önce davacı ile murisin dini nikahlı oldukları dönemde murisin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 12... parsel sayılı taşınmazını müstakilen ve paylı olarak ilk eşinden olan davalı oğulları ... ..., ..., ... ve ... ...'e sattığını, onların da bazı payları yine muvazaalı olarak davalı ...'e sattığını ileri sürerek davalılar adına tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle, öncelikli talebinin tapu kayıtlarının pay oranında iptali ve tescil, terditli talebinin tenkis olduğunu, 13 parseldeki 1/3 payı davalı ...'tan satın alan davalı ...'in iyi niyetli 3. kişi sayılması halinde davalı ...'tan 13 parselin 1/3 payının dava tarihindeki değeri üzerinden pay oranında tazminat talep ettiğini bildirmiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ..., ... ..., ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; muris babalarıyla 1978-1997 yılları arasında ortak iş yaptıklarını, yöresel adetler, gelenek ve görenekler gereği dava konusu taşınmazları aile büyüğü olan muris adına aldıklarını, dava konusu devirlerin mal kaçırmak amaçlı olmayıp baba ve oğulları arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi amaçlı olduğunu, murisin terekesinde temlik dışı 7 adet taşınmazı daha olduğunu, terekede kalanların 20.000.000 TL, dava konusu taşınmazların ise 10.000.000 TL değerinde olması sebebiyle murisin mal kaçırma kastının da bulunmadığını, öte yandan devir tarihlerinde davacının mirasçı sıfatı da bulunmadığını, işlem tarihinde mirasçı olmayan kişilerden mal kaçırılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 13 parselde davalı ...'un 1/3 payının cebri icra yoluyla dava dışı 3. kişiye satıldığını, davalı ...'in de TMK'nın 1023. maddesi kapsamında iyi niyetli 3. kişi olarak bedeli karşılığında payı 3. kişiden satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu devirlerden önce murisle beraber yaşadıkları iddiasının tarafsız davalı tanıklarının beyanlarıyla ispatlanamadığı, ancak devirler murisin davacı ile resmi nikah tarihinden önce yapılsa dahi, mirasçı olan davacının dava açmasında hukuki yararı bulunduğu, tarafsız davalı tanıklarının beyanlarıyla muris ile davalı çocukları arasında iş ortaklığından kaynaklı hakların olduğu, devirlerin bu nedenle yapıldığı savunmasının ispatlandığı, murisin tüm malvarlığını devretmediği, temlik dışı 7 parça taşınmazı daha bulunduğu, dava konusu taşınmazlar 10.000.000 TL değerinde iken temlik dışı taşınmazların 20.000.000 TL değerinde olduğu, murisin davalı oğullarına devir yaparken mal kaçırma kastının bulunmadığı, davalı ...'a 13 parselde devredilen 1/3 payın Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2019/5056 sayılı dosyası üzerinden cebri icra yoluyla satışla önce dava dışı ...'ye ihale edildiği, davalı ...'in de ...'den bu payı satın aldığı, davalı ...'in kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, murisin davacının saklı payını ihlal etme kastının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. KALDIRMA VE HÜKÜM

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin, birlikte yaşadığı davacı ile evlilik kararı aldıktan sonra, 2012 yılı için yüksek değerli dava konusu taşınmazlarını davacı ile resmi nikahının hemen öncesinde ilk evliliğinden olan davalı çocuklarına devretmesinin hayatın olağan akışına göre mirastan mal kaçırmaya yönelik olduğu, davacı tanıklarının davacının yakını olmalarının tarafsız olmadıkları sonucunu doğurmayacağı, murisin terekesinden taşınmaz satış bedellerinin çıkmadığı, terekede kalan malvarlığı değerinin tek başına mal kaçırma kastının bulunmadığını göstermeyeceği, dava konusu taşınmazların değerinin azımsanmayacak tutarda olduğu, bu sebeple murisin davalı oğullarına yaptığı devirlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, ancak davalı ...'in 13 parselde davalı ...'un muristen aldığı 1/3 payı cebri icra yoluyla satın alan dava dışı üçüncü kişi ... ...'den muvazaa olgusunu bilerek satın aldığının ispatlanamadığı, davalı ...'in iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddi gerektiği, ancak davalı ... yönünden elinden çıkardığı paydan davacının payına düşen miktarda tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 12 parselde davalı ... adına kayıtlı taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilerek 1/4 payının iptali ile davacı adına tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 13 parselde davalı ... adına kayıtlı 1/3 payın tamamı 4 pay kabul edilerek 1/4 payın davacı adına tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, davalı ... adına kayıtlı 1/3 payın tamamı 4 pay kabul edilerek 1/4 payın davacı adına tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, davalı ... yönünden tazminat isteminin kabulüyle 1.262.445,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 13 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'un muristen aldığı 1/3 payını önce cebri icrayla dava dışı ...'ye, sonra murisin kardeşi davalı ...'e devrinin şüpheli olduğunu, icra takibinin danışıklı olabileceğini, alacaklı ...'nin davalılarla akrabalık ilişkisi olup-olmadığı araştırılmadan davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... haricindeki davalılar vekili temyiz dilekçesinde; muris ve davalı oğullarının ortak olduklarını, yöresel adet gelenek ve görenekler gereği murisle iş ortağı olan davalıların aldıkları taşınmazları muris babaları adına tescil ettirdiklerini, sonradan haklarını aldıklarını, bu yöndeki davacı tanıklarına itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, terekede temlik dışı kalan malların dava konusu taşınmazların iki katı değerinde olduğunu, murisin devirleri yaptığı tarihte davacı ile evli olmadığını, davacının o zaman mirasçı dahi olmadığı için kendisinden mal kaçırma amacı da olamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, bedel, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Somut olayda; 29.01.1937 doğumlu muris ...'in 09.07.2021 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak kendisinden önce 29.03.1963 tarihinde ölen ilk eşi ...'den olma çocukları davalılar ... ..., ... ..., ... ve ... ile 01.06.2012 tarihinde evlendiği ikinci eşi davacı ...'ın kaldığı; murisin Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 12 parsel üzerindeki 128/5120 pay üzerindeki tam mülkiyeti 10.05.2012 tarihinde 2.000 TL bedelle davalı oğlu ... ...'e sattığı, 16.05.2012 tarihinde de intifa hakkını saklı tutarak dava konusu 13 parsel sayılı taşınmazın çıplak mülkiyetini 3.500'er TL bedelle davalı oğulları ..., ... ... ve ...'a 1/3'er payla sattığı, 13 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'un dava konusu 1/3 payının Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2019/5056 sayılı dosyası üzerinden cebri icra yoluyla 15.10.2020 tarihinde dava dışı ...'ye satıldığı, dava dışı ... tarafından da 02.12.2020 tarihli satış işlemiyle murisin kardeşi olan davalı ...'e satıldığı, murisin davalı oğullarına yaptığı 10.05.20 12... .05.2012 tarihli temliklerden sırasıyla 16... gün sonra davacı ... ile resmi olarak evlendikleri anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Türk Medeni Kanunun 599. maddesi uyarınca murisin ölümü üzerine tüm mirasçıların mirası kanunen bütün olarak kazanacağı ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca tereke malı iken yapıldığı andan itibaren geçersiz sayılan muvazaalı temlik ile davalıya temlik edilen pay üzerinde, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların dava açmakta hem hakkı, hem de hukuki yararı bulunduğu gözetildiğinde, davalı ... haricindeki davalılar vekilinin ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekili ile davalılar ... ..., ..., ... ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı; bakiye 187,80 TL onama harcının davacıdan, 107.477,24 TL onama harcının davalı ...'den, 86.237,62 TL onama harcının davalı ...'den, 86.237,62 TL onama harcının davalı ...'tan alınmasına, istek halinde fazladan yatırılan 5.309,98 TL harcın yatıran davalı ...'e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

-MUHALEFET ŞERHİ-

Somut olayımızda davacı 01.06.2012 tarihinde resmi olarak evlenmiş, niktahtan kısa süre önce de dini nikahlı oldukları dönemde dava konusu taşınmazları 10.05.20 12... .05.2012 tarihleri ve ölen eşinden olma çocukları olan davalılara temlik etmiştir.

Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş farklılığı davacının dava açma hakkının bulunup bulunmadığıdır.

01.04.1974 tarihli İçtihadi Birleştirme kararı ‘’mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla ‘’ ifadesiyle, mirasçı olma ve temlik amacı olarak iki konuya değinmiştir.

Eşin mirasçı sıfatını kazanması için yasal olarak evli olması gerekir. Evlilik (nikah) tarihi itibariyle eş mirasçı olmaktadır bunun öncesinde mirasçı sıfatı bulunmamaktadır İçtihadı Birleştirme kararı da mirasçı demiştir. Muhtemel mirasçı beklenen mirasçı gibi bir kavramdan bahsetmemiştir. Ceninin ana rahmine düştüğü tarih gibi bir muhtemel tarih tartışması burada yapılamaz

Somut olayımızda temlik tarihinden öncesinde birlikte yaşayan davacı ve muris yaklaşık 20 gün sonra nikah yapmışlardır. Bu tarih (01.06.2012) itibarıyla da mirasçı olmuştur. Bu tarihten önce yapılan bir tasarrufun iptalini de isteyemez. Bu tartışma daha çok aile hukukunu ilgilendiren veya sosyolojik bir tartışma olmalıdır. Bir evlilik ilişkisini kurarken evleneceğiniz eşinize miras kalmasın düşüncesi ile bu malları başkalarına kaçırıp, bunu da eş adayına söylemeyerek nikah yapmak veya bu durumu bilerek yıllarca konuşmadan ben senin şahsında karakterinde hataya düştüm diyerek hukuki bir yola başvurmadan (Tazminat, boşanma davası vs) ölünce dava açmak eşlerin kişilikleri, karakteri ile ilgili bir konudur, hukuken sınırlarını yine meri hukukun tüm kuralları belirlemelidir ve ona göre hareket edilmelidir.

Mirasçılık sıfatı belirlenirken mirasçılığı doğuran olay tarihi esas alınmalıdır. Aksi takdirde nikahtan 20 gün, 20 ay, 20 yıl öncesi de dava edilebilir. Ayrıca İçtihadı Birleştirme kararı mirasçıdan mal kaçırma, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakma olgusundan bahsetmiş terekeden mal kaçırma gibi bir kavramı getirmemiştir.

Yukarıda anlattığım gerekçelerle mirasçılık sıfatının evlenmekle kazanılacağı bu tarihten önceki tasarrufların iptalini isteme hakkının bulunmadığı bu nedenle de davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum saygılarımla.

Bu kararı paylaşın

Yargıtay, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların saklı pay sahibi olup olmadığına bakılmaksızın dava hakkı ve hukuki yararı bulunduğunu belirterek, nikahtan kısa süre önceki temliklere ilişkin tapu iptali kararını oy çokluğuyla onadı.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5942, K. 2025/5068, 17.11.2025
https://www.ybshukuk.com.tr/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5068-resmi-nikahtan-kisa-sure-once/

Yasal Uyarı

Emsal kararlar kendi somut olayına göre verilmiştir; sizin olayınızda sonuç farklı olabilir. Karar vermeden önce bir avukata danışmanızı öneririz.

Yorumlar

Yorum yap →

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yap

Yorumunuz e-posta doğrulamasından ve yönetici onayından sonra yayınlanır. E-posta adresiniz yayınlanmaz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz, yalnızca doğrulama için kullanılır.

Bu form Cloudflare Turnstile ile korunmaktadır. Yorum göndererek KVKK Aydınlatma Metni'ni okuduğunuzu kabul etmiş olursunuz.

Adana Avukat Hizmetleri

YBS Hukuk Bürosu - Hizmet Alanları ve Site Bölümleri

Adana avukat olarak sunduğumuz tüm hukuki hizmetleri, makaleleri, hesaplama araçlarını ve iletişim bilgilerimizi tek noktadan keşfedin.

YBS Hukuk Bürosu Adana Seyhan'da hizmet veren avukatlık ofisimize aşağıdaki kanallardan ulaşabilir, formu doldurarak randevu talebinde bulunabilirsiniz. Tüm görüşmeler avukat-müvekkil gizliliği kapsamındadır.

Telefon 0507 007 0 927 Hemen Ara WhatsApp 7/24 açık Mesaj Gönder
Ofis Adresi
Yenibaraj Mahallesi Bülent Angın Bulvarı Tamer Apartmanı No:42 K:7 D:19 Seyhan/Adana
7/24

Randevu & Bilgi Talep Formu

Mesajınız AES-256 + HMAC ile şifrelenerek saklanır. En kısa sürede dönüş yapılır.

Talebinizin türü

Mesajınız AES-256 + HMAC ile şifrelenerek saklanır.

/ 5000