Karar künyesi
Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, Esas No: 2024/5432, Karar No: 2026/1386, Karar Tarihi: 24.02.2026
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5432
- Karar No
- 2026/1386
- Karar Tarihi
- Oy Durumu
- Oy birliği
- Hukuk Dalı
- Miras Hukuku
Karar Özeti
Boşanma davası derdestken sonucunu beklemeden taşınmazları adına intikal ettiren davalının, davayı kabul etse de dava açılmasına sebebiyet verdiğini belirten istinaf kararı, yargılama gideri yönünden oy birliğiyle onandı.
Boşanma davası derdestken sonucunu beklemeden taşınmazları adına intikal ettiren davalının, davayı kabul etse de dava açılmasına sebebiyet verdiğini belirten istinaf kararı, yargılama gideri yönünden oy birliğiyle onandı.
Dairenin Tespiti
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 24.02.2026 tarih, E. 2024/5432, K. 2026/1386 sayılı kararının hüküm fıkrası:
"temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA"
1. Hukuk Dairesi 2024/5432 E. , 2026/1386 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/717 E., 2024/930 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/15 E., 2024/13 K.
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların muris babası ... tarafından davalı aleyhine boşanma istemli dava açıldığını, dava devam ederken ... 'ün öldüğünü, davaya mirasçıları olarak TMK'nın 181/2. maddesi uyarınca davacıların devam ettiklerini, Karşıyaka 2. Aile Mahkemesinin 2016/740 Esas, 2019/333 Karar sayılı davalının kusursuzluğuna ilişkin kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2020/520 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığını, davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğunun tespitine dair yeniden hüküm tesis edildiğini, bu kararın ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/3700 Esas, 2022/9351 Karar sayılı kararı ile onandığını ve 15.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, davalının murisin mirasçısı olmadığını, mirasçılık sıfatının mirasın açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere kesin olarak ortadan kalktığını, davalının da murisin mirasçısı olarak göründüğü Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1340 Esas, 2016/1240 Karar sayılı, Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1317 Esas, 2016/1219 Karar sayılı mirasçılık belgelerinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi talebiyle Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/516 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının hukuki hiçbir değeri olmayan, iptali için dava açılan mirasçılık belgelerini kullanarak bir kısım taşınmazları adına tescil ettirdiğini, söz konusu işlemlerin yolsuz tescil olup iptali gerektiğini ileri sürerek dava konusu 3 52... , 52 06... , 2 25... , 52 14... , 52 10... , 2, 3, 4, 5 ve 6, 52 20... ve 3, 52 19... ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu iptal-tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davalının mirasçılık sıfatı ortadan kalktığından, tapudaki tescilin yolsuz olduğu ve adına olan tescillerin terkin edilmesi hakkındaki davacı taleplerini HMK'nın 308/1 hükmü çerçevesinde kabul ettiklerini, davacı tarafın dava açmasının kötüniyetli olduğunu, aynı konuda farklı taşınmazlar hakkında açılan iki farklı dava daha bulunduğunu, tapu iptali-tescil konulu davanın tek bir mahkemede açılabileceğini, davacıların ayrıca karşılıklı anlaşma yoluyla taşınmazların tescilini sağlayabilecekken kötüniyetli olarak çok sayıda dava açma yoluyla süreci zorlaştırmak istediğini ve uzlaşmaya dahi çalışmadığını, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava öncesi payları teslim etmesi hususunda temerrüde düşürülmediğini ve bu konuda herhangi bir ihtar da çekilmediğini, davanın açılmasında kusurlu olmayışı, cevap dilekçesi ile süresi içinde davayı kabul etmesi de göz önünde bulundurularak aleyhine masraf ve vekalet ücreti hükmedilmeksizin karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça cevap dilekçesiyle davanın kabul edildiği, davacıların tapu iptali ve tescil istemekte haklı oldukları, davalının dava açılmasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6/(1). maddesi gözetilmek suretiyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğuna dair verilen kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiş ise de muris tarafından aleyhine boşanma davası açıldığını ve halen derdest olduğunu bildiği halde boşanma davasının sonucuna göre mirasçılık durumunun değişmesi ihtimalini göz önüne almadan ve kararın kesinleşmesini beklemeden dava konusu taşınmazların intikalen devrini sağladığının anlaşıldığı, bu haliyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği sabit olup yargılama giderlerinden sorumluluğuna hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılama masrafı yönünden davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı paylaşın
Boşanma davası derdestken sonucunu beklemeden taşınmazları adına intikal ettiren davalının, davayı kabul etse de dava açılmasına sebebiyet verdiğini belirten istinaf kararı, yargılama gideri yönünden oy birliğiyle onandı.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5432, K. 2026/1386, 24.02.2026
https://www.ybshukuk.com.tr/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1386-bosanma-davasi-surerken/
Yasal Uyarı
Emsal kararlar kendi somut olayına göre verilmiştir; sizin olayınızda sonuç farklı olabilir. Karar vermeden önce bir avukata danışmanızı öneririz.
Yorumlar
Yorum yap →Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum Yap
Yorumunuz e-posta doğrulamasından ve yönetici onayından sonra yayınlanır. E-posta adresiniz yayınlanmaz.