İçeriğe geç
Adana Hukuk Bürosu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/19576 K. | Kamu işvereninin bordroda ek tazminat adıyla yaptığı ödemeler, işçi

Kamu işvereninin bordrolarda ek tazminat adıyla yaptığı ve işçinin başka bir alacağa karşılık olduğunu ileri sürmediği ödemeler, toplu iş sözleşmesinden doğan ikramiye ve ilave tediye alacaklarından mahsup edilmelidir.

  • Hizmet Alanı

    Adana Ceza Avukatı

    Adana ceza avukatı olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ifade, gözaltı, tutuklama ve itiraz süreçlerini yakından izliyor, savunmayı dosyanın her adımında birlikte kuruyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana Boşanma Avukatı

    Adana boşanma avukatı olarak anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı davalarını takip ediyor, aile içi uyuşmazlıklarda haklarınızı özenle koruyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana Miras Hukuku Avukatı

    Adana miras avukatı olarak veraset ilamı, tenkis, muris muvazaası, vasiyetname ve ortaklığın giderilmesi davalarını yürütüyor, miras paylaşımında hak kaybını önlemeye çalışıyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana İş Hukuku Avukatı

    Adana iş hukuku avukatı olarak kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, işçilik alacakları ve mobbing uyuşmazlıklarında arabuluculuk ve dava süreçlerini işçi ve işveren adına takip ediyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana İcra Avukatı

    Adana icra avukatı olarak icra takibi, haciz, takibe itiraz ve alacak tahsili süreçlerini alacaklı ve borçlu yönünden yürütüyor, dosyanın her aşamasını size düzenli olarak bildiriyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana Sigorta Avukatı

    Adana sigorta avukatı olarak trafik kazası tazminatı, kasko, değer kaybı ve maluliyet uyuşmazlıklarında sigorta şirketine başvuru, tahkim ve dava süreçlerini sizin adınıza yürütüyoruz.

  • Hizmet Alanı

    Adana İdare Hukuku Avukatı

    Adana idare hukuku avukatı olarak idari işlemlere karşı iptal ve tam yargı davalarını, kamulaştırma, imar ve memur disiplin uyuşmazlıklarını başvurudan karara kadar takip ediyoruz.

Karar künyesi

Yargıtay, 9. Hukuk Dairesi, Esas No: 2020/8381, Karar No: 2020/19576, Karar Tarihi: 22.12.2020

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8381
Karar No
2020/19576
Karar Tarihi
Hukuk Dalı
İş Hukuku

Kararın tam metni

Karar Özeti

Kamu işvereninin bordrolarda ek tazminat adıyla yaptığı ve işçinin başka bir alacağa karşılık olduğunu ileri sürmediği ödemeler, toplu iş sözleşmesinden doğan ikramiye ve ilave tediye alacaklarından mahsup edilmelidir.

Kamu işvereninin bordrolarda ek tazminat adıyla yaptığı ve işçinin başka bir alacağa karşılık olduğunu ileri sürmediği ödemeler, toplu iş sözleşmesinden doğan ikramiye ve ilave tediye alacaklarından mahsup edilmelidir.

Dairenin Tespiti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 22.12.2020 tarih, E. 2020/8381, K. 2020/19576 sayılı kararının hüküm fıkrası:

"Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA"

Kararın tam metni

Kararın Tamamı

PDF Word

9. Hukuk Dairesi 2020/8381 E. , 2020/19576 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

...

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti :

Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdinin 6111 sayılı Kanun'un 166. maddesi çerçevesinde devredilmiş olduğunu, çalıştığı sürede işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesine göre hak ettiği ikramiyeler ile sosyal ve sendikal hakların tam olarak ödenmediğini iddia ederek çalıştığı sürede yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinde düzenlenmiş olan bazı sosyal ve sendikal alacaklar ile ilave tediye alacağının tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti :

Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının özeti :

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz :

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Gerekçe :

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davalı tarafından davacıya bordrolarda “ek tazminat” adı altında ödenen miktarların dikkate alınıp alınmayacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu'nun mahsubu düzenleyen 101. ve 102. maddeleri çerçevesinde öncelikle muacceliyet ve temerrüt kavramlarının açıklanmasını gerektirmektedir.

Muacceliyet, alacaklının borçludan borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Borç muaccel olmadan borçlu temerrüdü söz konusu olmaz.

Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir. Kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer (BK. m. 101/1). Başka bir ifadeyle, temerrütten söz edilebilmesi için, öncelikle muaccel bir borcun ve alacaklının o borca yönelik ihtarının bulunması gerekir. Kural böyle olmakla birlikte, borçlunun temerrüde düşmesi için alacaklının ihtarının gerekmediği bazı durumlar da vardır: Örneğin, ifa gününün taraflarca birlikte kararlaştırıldığı (BK. m.101/2), borçlunun borcu ifa etmeyeceğini bildirmiş olduğu veya hal ya da durumundan bu sonuca varılabildiği (BK. m.107/1) durumlarda, temerrüdün gerçekleşmesi için alacaklının ihtarına gerek yoktur.

Tek bir borç ilişkisinin söz konusu olduğu durumlarda, borçlu para borcunun faiz ve masraflarını ödemede temerrüde düşmemişse yaptığı kısmi ödemeyi anapara borcuna mahsup etme hakkına sahiptir. Ancak, para borcunun bir kısmı için kefalet, rehin veya benzeri bir teminat verilmişse, yapılan kısmi ödemenin teminatlı olan borca mahsubu istenemez. Bu durumda, kısmi ödemenin teminatsız olan ya da teminatı daha az olan borca mahsubu gerekir. Borçlu, faiz ve masrafları ödemede temerrüde düşmüşse yaptığı kısmi ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve masraf borçlarına mahsup edilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.9.2000 tarihli ve 2000/12-1148 esas, 2000/1193 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi gereğince, ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Gecikme ve alacaklının iradesini açıklaması halinde, ödenen kısmın öncelikle faizden düşülmesi gerekir. İcra takibi, ödemeye ihtirazi kayıt konulması irade açıklamasıdır.

Birden fazla borcu bulunan borçlunun yaptığı ödeme, ifa zamanında beyan ettiği borca mahsup edilir. Borçlu, ödeme sırasında, yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu beyan etmemiş veya alacaklının makbuzda belirttiği borca derhal itirazda bulunmamışsa makbuzda belirtilen borca mahsup edilmelidir.

Birden fazla para borcunun bulunduğu bir borç ilişkisinde, borçlunun, yapılan kısmi ödemenin hangi borç için mahsup edildiğini belirtmemesi, alacaklının da ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu makbuzda göstermemesi durumunda, kısmi ödemenin hangi borca mahsup edileceği sorunu Borçlar Kanunu'nun 102. maddesine göre çözümlenmelidir. Bu gibi durumlarda, kısmi ödeme öncelikle muaccel olan borç için yapılmış sayılır. Ödeme zamanında birden fazla borç muaccel hale gelmişse, ödeme ilk takibe konulan borca mahsup edilir. Muaccel olan borçlardan hiçbiri takibe verilmemişse kısmi ödeme ifa zamanı önce gelen borca mahsup edilmiş sayılır. Borçların ifa zamanları (vadeleri) aynı günde gelmişse yapılan kısmi ödeme borçların miktarlarıyla orantılı olarak mahsup edilir. Borçlardan hiçbirinin ifa zamanı gelmemişse, kısmi ödeme alacaklı için güvencesi en az olan borca mahsup edilmiş sayılır.

İş sözleşmesinden doğan para borçlarının kısmi ifasında, mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanunu'nda özel bir düzenleme bulunmadığından, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir. İşçinin işverenden bir alacağının, örneğin sadece kıdem tazminatı alacağının bulunduğu durumlarda, kısmi ödeme nedeniyle mahsup işlemi Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi çerçevesinde yapılacaktır. Dairemiz uygulamasına göre, temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir.

Borcun taksitle ödenmesi konusunda yapılan anlaşma aksi öngörülmemişse, kural olarak, işçinin faiz talebinden vazgeçtiğini kapsar. Ancak, bu sonuç işverenin taksit anlaşmasına uygun hareket etmesine bağlıdır. İşverenin taksitlerden birini zamanında ödememesi halinde, işçinin faizle ilgili feragati geçersiz hale gelir ve sadece ödenmeyen taksit için değil, tüm alacak için faiz talep hakkı doğacaktır. Bu durumda ödenmiş olan önceki taksitlerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu gerekecektir. Kuşkusuz taksit sözleşmesinin işçinin serbest iradesi ile meydana gelmesi gerekir.

İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması halinde, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise, mahsup işlemi Borçlar Kanununun 86 ncı maddesine göre yapılacaktır. İş Kanununda işçinin sözleşme ve kanundan doğan alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür.

4857 sayılı Kanun'a göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). İş Hukuku Mevzuatımızda Basın İş Kanunu'nun 14. maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir.

Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 ve 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir.

Somut olayda; dosyaya sunulu bordrolarda “ek tazminat” adı altında ödenen ödemeler bulunmakta olup davalı bu ödemeleri Toplu İş Sözleşmesine istinaden ikramiye alacağına karşılık yaptığını iddia etmektedir. Davalı resmi kurum olup, davacı da yapılan bu ödemelerin başka bir alacağa karşılık olarak yapıldığını iddia etmediğine göre, yapılacak iş bu ödemelerin yukarıda belirtilen ilke kararı çerçevesinde davacının alacağından mahsup etmektir.

Nitekim aynı davalıya karşı açılan ve aynı alacakların talep edildiği Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/115 - 2014/678 E.K. nolu dosyasından verilen “Ek Taz. sütununun ne kadarının akdi ikramiye, ne kadarının yasal ilave tediyeye ilişkin ödeme olduğu hususu net olmadığından, tahakkuk toplamının, ilk olarak Toplu İş Sözleşmesi gereğince ilk ödenmesi zorunlu olan yasal ilave tediye alacağından mahsup edilmesi suretiyle davacının bakiye alacaklarının kabulüne” dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 7.Hukuk Dairesi’nin onanan emsal seri dosyalarından 2015/7914 E. - 2015/9280 K. sayılı dosyası ile onanarak kesinleşmiştir.

Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davalının “ek tazminat” adı altında yapmış olduğu ödemeler dikkate alınmadan hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.

Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

...

Bu kararı paylaşın

Kamu işvereninin bordrolarda ek tazminat adıyla yaptığı ve işçinin başka bir alacağa karşılık olduğunu ileri sürmediği ödemeler, toplu iş sözleşmesinden doğan ikramiye ve ilave tediye alacaklarından mahsup edilmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/8381, K. 2020/19576, 22.12.2020
https://www.ybshukuk.com.tr/yargitay-9-hukuk-dairesi-2020-19576-bordrodaki-ek-tazminatin-ikramiyeden-mahsubu/

Yasal Uyarı

Emsal kararlar kendi somut olayına göre verilmiştir; sizin olayınızda sonuç farklı olabilir. Karar vermeden önce bir avukata danışmanızı öneririz.

Yorumlar

Yorum yap →

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yap

Yorumunuz e-posta doğrulamasından ve yönetici onayından sonra yayınlanır. E-posta adresiniz yayınlanmaz.

E-posta adresiniz yayınlanmaz, yalnızca doğrulama için kullanılır.

Bu form Cloudflare Turnstile ile korunmaktadır. Yorum göndererek KVKK Aydınlatma Metni'ni okuduğunuzu kabul etmiş olursunuz.

Adana Avukat Hizmetleri

YBS Hukuk Bürosu - Hizmet Alanları ve Site Bölümleri

Adana avukat olarak sunduğumuz tüm hukuki hizmetleri, makaleleri, hesaplama araçlarını ve iletişim bilgilerimizi tek noktadan keşfedin.

YBS Hukuk Bürosu Adana Seyhan'da hizmet veren avukatlık ofisimize aşağıdaki kanallardan ulaşabilir, formu doldurarak randevu talebinde bulunabilirsiniz. Tüm görüşmeler avukat-müvekkil gizliliği kapsamındadır.

Telefon 0507 007 0 927 Hemen Ara WhatsApp 7/24 açık Mesaj Gönder
Ofis Adresi
Yenibaraj Mahallesi Bülent Angın Bulvarı Tamer Apartmanı No:42 K:7 D:19 Seyhan/Adana
7/24

Randevu & Bilgi Talep Formu

Mesajınız AES-256 + HMAC ile şifrelenerek saklanır. En kısa sürede dönüş yapılır.

Talebinizin türü

Mesajınız AES-256 + HMAC ile şifrelenerek saklanır.

/ 5000