Karar künyesi
Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, Esas No: 2026/523, Karar No: 2026/6286, Karar Tarihi: 09.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/523
- Karar No
- 2026/6286
- Karar Tarihi
- Oy Durumu
- Oy birliği
- Hukuk Dalı
- Aile ve Boşanma Hukuku
Karar Özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin süreklilik gösteren fiziksel şiddeti diğer kusurlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunu, eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini ve geliri olmayan kadın yararına yoksulluk nafakası verilmesi gerektiğini belirlemiştir.
Karşılıklı boşanma davasında kadın daha ağır kusurlu sayılmış, erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, kadının yoksulluk nafakası talebi reddedilmişti. Daire, erkeğe yüklenen fiziksel şiddetin süreklilik arz ettiğini ve tarafların eşit kusurlu olduğunu belirlemiştir. Hatalı kusur belirlemesine dayanan tazminatlar ile reddedilen yoksulluk nafakası yönünden karar kadın yararına oy birliğiyle bozulmuştur.
Kararın Öne Çıkan Tespitleri
- Daire, erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddetin süreklilik arz ettiğini, diğer kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunu belirlemiştir.
- TMK 174 uyarınca boşanma tazminatı için tazminat isteyen eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekmektedir.
- Daire, eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirlemiştir.
- Daire, kusuru daha ağır olmayan ve sürekli geliri bulunmayan kadın yararına TMK 175 uyarınca yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiğini, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmadığını belirtmiştir.
Dairenin Tespiti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 09.06.2026 tarih, E. 2026/523, K. 2026/6286 sayılı kararında, eşit kusur halinde boşanma tazminatının koşullarını şöyle belirlemiştir:
"4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesine göre, boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Mahkemece kadının erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir. ... 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafaka talebi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafaka talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davacı- davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi."
2. Hukuk Dairesi 2026/523 E. , 2026/6286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1101 E., 2025/1899 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/725 E., 2025/248 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından reddedilen yoksulluk nafakası ile tazminatlar, tedbir nafakasının bitiş tarihi, erkek lehine kabul edilen tazminatlar, erkeğin davasının kabulü, vekalet ücret yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden Mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasının süreklilik arz ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. kusurludur. Hal böyle iken Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, kararın kusur belirlemesi yönünden bozulmasını gerektirmiştir.
3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesine göre, boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Mahkemece kadının erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerden; kadının sürekli ve düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, evlilik birliğinin sarsılmasında ağır veya tamamen kusurlu olmadığı, bu haliyle yararına yoksulluk nafakasına hükmedilme koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafaka talebi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafaka talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davacı- davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/6286 K. Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Eşit kusurlu eş boşanmada tazminat alabilir mi?
Sürekli fiziksel şiddet kusur belirlemesini nasıl etkilemiştir?
Bu kararı paylaşın
Yasal Uyarı
Emsal kararlar kendi somut olayına göre verilmiştir; sizin olayınızda sonuç farklı olabilir. Karar vermeden önce bir avukata danışmanızı öneririz.
Yorumlar
Yorum yap →Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum Yap
Yorumunuz e-posta doğrulamasından ve yönetici onayından sonra yayınlanır. E-posta adresiniz yayınlanmaz.